|
SON DAKİKA
ÖZDEMİR YÖNETİME ADAY OLMAYACAK!
AK PARTİ'Lİ KILINÇ ÖLDÜRÜLDÜ!
İŞTE YENİ HTC DESİDE !
EVLİ MAHKUMLARA MÜJDE!
Ateşte İbrahim Olmakİbrahim…Rahmet Peygamberi’nin soyundan geldiğini iftiharla ashabına duyurduğu güzel peygamber. Filistin diyarını şereflendiren Allah’ın elçisi… Sare’den çocuk olmayınca ondan izin alarak Hacer’le evlenen ve yavrusu İsmail’i kutlu davanın merkezinin temellerinin atılacağı Mekke’ye bırakarak, Hacer’in “bizi kime bırakıyorsun, Bunu sana rabbin mi emretti” yakarışlarına iltifat etmeden Filistin’e yönelen, Hacer’in de cevap alamayınca “eğer rabbin emrettiyse o bizi zayi etmez” diye arkasından seslendiği sadık insan. Kabe’yi rabbinin izniyle inşa eden ve insanlığı hacca davet eden münadî…
Evet, Kur’an’da İbrahim’den haber verir, İsa’dan, Musa’dan, Davut’tan, Nuh’tan, Salih’ten ve diğerlerinden haber verdiği gibi. Ama İbrahim’in hikayesi farklıdır, baba ile imtihan, eş ile imtihan, kendisi ile imtihan ve en ağırı dünya imtihanlarının -çokça kaybettiğimiz- imanı ile imtihan... Ağır da olsa kazanmasını bilmiştir, Filistin’in yiğit evlâdı. Şimdi torunlarının Gazze’de, Eriha’da, Ramallah’da, Beytü’l-Lahim de, Cenin de kazanmasını bildiği gibi.
Evet, Kur’an İbrahim’i anlatır. Yüzyıllardır ümmet dinler bunu. Anlayarak ya da anlamadan. Anlamasa da her mü’min yürekte İbrahim’e ait bir güzel hatıra vardır. “Hani” diye başlayan ve ateşteki İbrahim’e bazen karıncaya bazen de kurbağaya su taşıtan ve karşısındakinin “bu kadar su ile koccaa ateş söner mi” itirazına “söndüremezsem de yolunda ölürüm” diye cevap verdiren güzel hatıralar.
İbrahim’in hatırasını özlü bir şekilde anlatan ayet bu: “(İbrahim’in) kavminin cevabı, ‘O’nu öldürün veya yakın’ demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır.” (Ankebut 29/24) Tebliğle görevlendirilen İbrahim görevini ifa etmek için canla başla çalışmıştır. İbrahim’e büyük itiraz babadan ve yakın akrabalarından gelmiş, iman etmedikleri gibi ona düşman olmuşlar; İbrahim’in imana çağıran güzel misallerine rağmen.
Bir bayram arifesinde kavmi bayram için şehir dışına çıkınca, ibadethanelerindeki en büyük put hariç diğerlerini kırmış, baltayı da kavmini düşünmeye sevk etmek için kırmadığı, büyük putun boynuna asmıştır. Geri dönen kavmi kırılmış putları görünce, bu işi kendileriyle bayram yapmayan İbrahim’in yaptığını düşünmüşler ve onu Nemrut’un huzuruna çıkarmışlardır. “Bunları tanrılarımıza sen mi yaptın?” sorusuna, boynunda balta asılı büyük putu işaret ederek, “konuşabiliyorsa şuna sorun, belki o yapmıştır” diye cevap vermiştir. (Enbiya 21/63) Önce biraz düşünmüşler, sonra tekrar eskiye dönmüşler ve İbrahim’i yakmaya karar vermişler. Bu imanın ateşle imtihanıdır; kazanmak için ateşte İbrahim olmayı bilmek gerek. İbrahim’in ateşi gerçek ateştir, ama torunlarının ateşi mecazidir. Bu ateş de yakar, öyle yakar ki İbrahim’den bu yana; bedenler kül olmuş, imanlar yok olmuştur bu ateşte. Evet, dünyada çok şeyi becerdik, başardık, işimiz oldu, eşimiz oldu, ahbap, yarenimiz oldu. Mal kazandık, para kazandık, şöhret kazandık. Bizi yakacak dünya ateşlerinden kurtulduk, ama İbrahim gibi imanımızı kurtaracak ateşte “Ey ateş! İbrahim’in üzerine serin ve esenlik ol!” (Enbiya 21/69) diyen Allah’ın nidasını işitemedik. İşitemedik de İbrahim gibi ateşi gördüğümüz zaman imanımıza da sarılamadık.
Bilemedik ki imanına sarılanlara ateş gede gülzâr,çemen zâr oluverirdi.
İbrahimî bir imanı sağlam tutmalıyız. Küçük sıkıntılarda Allah’ a bühtana yeltenmemeli, ölen birisi ile ilgili olarak “zamansızdı”, ya da bir felaket karşısında “bu acıya can mı dayanır ” kabilinden vermediğimiz canın, sahibi olmadığımız malın hesabını Allah’a sormaya kalkmamalıyız. Her anımız ve her halimizle imtihanda olduğumuzu unutmamalıyız. Dünya hayatında ateşte diri diri yanmaktan daha büyük ve daha çetin imtihan ne olabilir?
Hülâsa, yanmamak için İbrahim olmak, lazım. Dedemiz İbrahim’in çığırında yürümek lütuf ve duasıyla…
Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|