|
SON DAKİKA
ÖZDEMİR YÖNETİME ADAY OLMAYACAK!
AK PARTİ'Lİ KILINÇ ÖLDÜRÜLDÜ!
İŞTE YENİ HTC DESİDE !
EVLİ MAHKUMLARA MÜJDE!
Çanakkale Şehitlerine…
Yılmaz SANDIKÇI haber@hakimiyet.com
Cumhuriyet ve demokrasi zulümdür layık olmayanlar için.
Layık olmak için iyi anlamak gerekir bazı temel değerleri. Beynini birey olarak kullanabilme erdemidir bunlardan biri. Şu veya bu şekilde, ona veya buna tabi olmak değil, kendin olmaktır. “Çağdaş”, “Atatürkçü”, “Cumhuriyetçi”, “laik” gibi kavramların arkasına gizlenerek, halkı yönlendiren ama bir yandan da “millet” ile “ümmeti” karşı karşıya getirecek tohumları atanların tuzağına düşmemektir. Çanakkale şehitlerini anıyoruz yine, dikkatimi çeken bir konuya, siyasete bulaşmadan, dikkatinizi çekmek istedim. Türkiye Cumhuriyetinin, dünyada birçok devlete örnek, birçok devlete ibret olmuş onurlu kurtuluş savaşı ile atılan sağlam temelleri, gerek siyasi buhranlar, gerek devrimler ve gerek kumandası dışardan ekonomik krizler ile sık sık sarsılmış ancak amacına ulaşamamıştır. Yine de ipi dışarıdaki medyanın ciddi kazanımları yok değildir, ahlaki dejenerasyon ve milletin kendine güvenini sarsma konularında. Biz Türk milleti olarak tarihimizle övünürken, geçmişteki hatalarımızı da görmeye başlayınca, birilerinin gazına gelmekten kurtulup, kendimiz olacağız diye düşünüyorum. Zira özellikle medyada gözlediğim, bir yanda sıralanan övgüler ve bir yanda aleni hakaret içeren yayınlar, milleti çelişkili yönlere ve tartışmalara sürüklüyor. ABD, 72 buçuk millete, düne kadar insan yerine koymadığı zencileri de dahil ederek “bir millet” olmuşken, bu vatanı kurtarmak için canını seve seve vermiş olan ecdadın torunlarını bölmeye teşebbüs etme cesaretini gösterenler var etrafta… Bu cesareti nereden alıyorlar? “Ne mutlu Türküm diyene” sözünü özümsemediği halde, kimisi “Kemalist” kimisi “Atatürkçü” kimisi “Cumhuriyetçi” kimisi “Laik” gibi kavramların arkasına gizlenerek bu milletten oy avlayıp, ülkeyi yönetenlerden elbette. Ve bir de ipi dışarıda olan medyanın zihinler üzerindeki bulandırıcı etkisinden tabiî ki. Biz, Ermeni terörüne, PKK terörüne kurbanlar verirken ayaklarını kösüp, kulaklarını tıkayan ama bir Ermeni vatandaşımız öldürüldü diye Ermeni kesilenlerden değilseniz, katılacaksınız bu fikrime. “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur” diyen önder, bu ülkede farklı halkların yaşadığını bilmiyordu da cehaletten mi “Ne mutlu Türküm diyene” demişti acaba? Sorun kendinize. Peki kendini mutlu görenler bugüne kadar ne yaptı? Eğer bu milletin evlatları, bu şehitlerin gazilerin torunları, ömründe bir kez olsun Çanakkale Şehitliğini sindirerek gezmiş olsa idi Türkiye Cumhuriyeti bence birçok sorunu yaşamazdı bile. Orada insanın göreceği, düşüneceği ve sorgulayacağı o kadar çok şey var ki, bu satırlara sığmaz. Bu sebeple sözü uzatmadan, bu kadar geç fark ettiğim için beni üzen, ancak 1999 yılında ziyaret edebildiğim Çanakkale Şehitliğinde düşünebildiğim önerimi tekrarlamak istiyorum; * Millî Eğitim Bakanlığımız en azından lise müfredatına Çanakkale Şehitlik ziyaretleri eklemeli. Bir ders olarak çocukların kafalarına sokmaya çalıştığımız İnkılap Tarihi ile birlikte, millet olmanın, savaşın, hürriyetin, şehit ya da gazi olmanın ne olduğunu, İstiklal Marşının “aslında” ne için ve ne şartlarda yazıldığını, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesinin özünü çocuklarımızın ruhlarına yerleştirmeyi niçin düşünemiyor? * Genel seçimlerde, milletvekillerimiz yemin törenlerini Çanakkale Şehitliğinde yapsalar nasıl olur? * Millete hizmet / devleti yönetmek için işe alınan memur ve bürokratlar ile eğitimciler yemin törenlerini Çanakkale Şehitliğinde yapsalar nasıl olur? Hangi amaç ve zihniyetlere hizmet ettiği meçhul kişilerin zihninden süzülen mesajları vermek için çekilen filmler ve belgeseller yerine, genç dimağlar tarihin gerçeklerini bizzat yaşayarak öğrenseler daha iyi olmaz mı? Belki böylece, Cumhuriyet Bayramlarını niçin hala 10. yıl marşı ile kutlamakta olduğumuza da bir cevap buluruz. ABD, Vietnam'daki ayıbı ve rezaletini sinema filmleri ile tüm dünyaya hümanist bir kahramanlık olarak yuttururken, biz Çanakkale'de özgürlüğümüze, onurumuza ve namusumuza kastedenlere verdiğimiz cevabı niçin duyuramıyoruz dosta düşmana? Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
|