1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. 1 Mayıs Kutlaması
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

1 Mayıs Kutlaması

A+A-
Dün 1 Mayıs’ı tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de ve Konya’mızda da kutladık. Tabi ki, buna bazı eylemleri bir kenara bırakırsak kutlamak denebilirse…
Yıllar öncesini hatırlıyorum.
Türkiye’de 1 Mayıs’ı “Bahar bayramı” olarak kutlardık. Havanın da güzel olmasıyla insanlar kırlara gider, piknik yapar, gönüllerince eğlenir, çocuklar sevinç içinde oynar, akşam yorgun şekilde evlerine dönerlerdi.
O günleri bugünün büyükleri olarak arıyoruz, özlüyoruz.
Çünkü Bahar bayramı olarak bildiğimiz 1 Mayıs, önce işçi, sonra adı değiştirildi, emekçi bayramı oldu. Bahar, işçi, emekçi olması önemli değil ama, iş zıvanadan çıkartıldı. İşin içine ideoloji, siyaset karıştırıldı. Sonunda da sözde bayram bir kavga, bir çatışma gününe döndü. Ölenler, yaralananlar oldu.
Nereden nereye…
Şükür Konya’mız bu arenanın dışında kalabilmektedir. Sağduyulu insanlar böylesi çatışmanın içine girmemektedir. İstanbul, İzmir, Ankara tam bir çatışma günü yaşamaktadır.
İnatlaşmalar, karşılıklı bir anlayışsızlık bayramın tadını kaçırdı.
Çünkü maksat” üzüm yemek” olmayınca, sonuçta böyle gelişiyor.
Bu noktaya 1 Mayıs Bahar bayramını getirenler elbette, işçiler değil. İşçi simsarları, Bunları kullanmak isteyen ve koltuklarını kaybetmek istemeyen sendika ağalarıdır. bunlara çanak tutan, bunlara inatlaşma zemini bulmasını sağlayan yöneticilerimizdir. Bunu da unutmamak gerekir.
Konya’mızda da dün 1 Mayıs etkinlikleri vardı. İşçiler, insanlar çeşitli il ve ilçelerden gelip, çalıp oynadılar. Günü kutladılar. Hemen her kesimden insan kendini 1 Mayıs’ta gösterdi ve demokratik haklarını istediler. Düşüncelerini açıkladılar.
Ne güzel değil mi?
Bu çatışma, bu inatlaşma, bu kaos ortamı yaratmak neyin nesi ? Kime ne faydası oluyor. Ülkenin çıkarlarını düşünen, Milleti düşünen, işçi haklarını düşünen böyle davranmalıdır. Kutlama haddini ve amacını aşmamalıdır.
Hoşgörü kentine de böyle bir kutlama yakışırdı. Hz. Mevlana’ya sormuşlar:
“O kadar okuyorsun, yazıyorsun. Sen neyi bilirsin?”
Yüce Mevlana cevabı vermiş:
“Haddimi bilirim.”
Ne güzel şey haddini bilmek, yaptığın işin amacı dışına çıkmadan, istediğini yapabilmek öyle değil mi ?
Türkiye mozaiyik bir toplumdur. Yeter ki bir birimizin hakkını bilelim, bir birimize saygı gösterelim. Bir arada yaşamanın ilk şartı bir birimizin inançlarına yaşamlarına saygı göstermektir. İnsan olmamız lazım. Alevi’siyle, sunisiyle, Kürdü, Türkü ile,Romanı, Lazı, Boşnağı, Çerkez’iyle , Doğulusu, batılısı ile bu ülke hepimizindir.Dün dediğim gibi herkesimden insanlar konuştular, yürüdüler. HDP’lisi de yürüdü. DP’liside yürüdü. Kimse kimseye sataşmadı. Kimse kimseyle kavga etmedi.
Türkiye’nin özlediği tablo beklide Hz. Mevlana ve hoşgörü kentinden sergilendi. Vatan, millet, bayrak düşmanları böylesi günlerde olayları ve bayramları provaka etmek isterler. Bu fesatlara, insanlarımız fırsat vermemelidir.
Tabi burada bir şeye daha dikkat çekmek gerekirse Dün 1 Mayıs kutlamalarında gerekli tedbirleri günler önce alan ve yeterli Emniyet tedbirleri ile bayramın kutlanmasına destek ve yardımcı olan Valilik başta olmak üzere Emniyet teşkilatına da teşekkür edilmelidir.

 
Bu yazı toplam 53 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.