1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. 100 Yıl Sonrası…
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

100 Yıl Sonrası…

A+A-

Geçtiğimiz gün bazı kitapları karıştırdım, bazı bilgiler edindim. Sonra aklıma şöyle bir soru takıldı.

Yüz yıl sonra dünya nasıl olur ?

Tabi ki, biz bunları görmeyiz. Belki bu dünyada olan insanların çok büyük çoğunluğu da görmeyecektir ama, yine de aklıma takılan bu soruya cevap bulmaya çalıştım ve bulduğum cevabı sizlerle paylaşıyorum.

Siz farklı düşüne bilirsiniz.

Şimdi 100 yıl sonrasını hayal edelim.

Mesela 2120 yılında akrabalarımız arkadaşlarımızla birlikte hepimiz toprak altında olacağız. Evlerimizde yabancılar oturacak, mal ve mülkümüze başkaları sahip olacak bizden genelde hiçbir şey hatırlamayacaklar.

Bugün yüz yıl önce dünyasını değiştiren  kaç kişi dedesini, nenesini ve onların babasını hatırlamaktadır ki…

Kendi anamız, babamız, dedemiz, ninemiz  hafızalarımızda birkaç satır olarak kalmıştır. Bizimde ismimiz, eşkâlimiz unutulacak.

100 yıl sonra toprak altında, karanlığın ve sessizliğin ortasında  dünyanın ne kadar boş olduğunu, hayallerimizin ne kadar saçma olduğunu, anlamış olacak anlamış olacak keşke ömürlerimizi tamamını iyiliklerle ve güzel amellerle geçirseydik temennisinde bulunacağız.

Madem ki hayattayız, o halde ibret alalım ve yanlış yapılanlardan vaz geçelim.

Dua edelim.

Allahım ! bize doğru yolu göster.

Allahım !  akıbetimizi hayreyle.

Allahım ! bizden razı olarak canımızı al.

Şunu unutmayalım.

Bu dünyaya çıplak geldik, çıplak gideceğiz.

Güçsüz geldik, yine güçsüz gideceğiz.

Parasız ve malsız geldik, yine parasız, malsız ayrılacağız bu dünyadan.

İlk duruşunu sana, ebe, hemşire yaptırdı .sonuncusunu imam yaptıracak.

İşte insan oğlunun hali bu.

Peki, o halde neden bu kadar gurur, bu kadar kibir, bu kadar kalabalık, çekememezlik,

Bu kadar kıskançlık, bu kadar nefret, kibir…

Tabi ki, İstisnalar da var.

Gücüm yettiğince, sözüm geçenlere çok uğraştım. Kendimi de düzeltmeye çalıştım insanların eksikliklerini ve söküklerini dikmek için, ama beceremedim.

Ve anladım ki, sökük kişilikteyse dikiş tutmuyor.

Bir Çerkez atasözü der ki;

Pul kadar değeri olmayan birine, Altınmış gibi değer verirsen, miras gibi harcar seni.

+++

Mesele aynı fikirlerde olup anlaşmak değil. Mesela farklı fikirlerde olup, birbirine saygılı olmak gerekir. İşte böyle davrananlara insan deniyor.

+++

Yazımı Abdurrahman Karakoç’un bir şiiri ile bitireyim.

Ömür dediğiniz nedir ?

Üç gün hilal, üç gün Bedir.

Haftaya boş kalır sedir.

Say bir karış, say bir adım.

Geçti gitti , anlamadım.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.