1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 102-BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ (1040-1157)
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

102-BÜYÜK SELÇUKLU DEVLETİ (1040-1157)

A+A-

Onuncu asrın ikinci yarısında Seyhun Nehri kıyısı ile bunun kuzeyinde yaşayan Oğuzlar, Semerkant ve Buhara taraflarına inmeye başlamışlardı. Buhara tarafına inen Oğuzların başında Kınık boyundan Selçuk Bey’in oğulları vardı. Selçuk Bey’in torunlarından Tuğrul ve Çağrı Beyler, çetin şartlar içinde Selçuklu Devletini kurdular. 
         Tuğrul Bey, 1064 senesinde vefat ettiği zaman, kurduğu devletin sınırları Ceyhun’dan Fırat’a kadar uzanıyordu. Yerine geçen Alparslan 1071 de Malazgirt Ova’sında Bizanslıları mağlup ederek Anadolu’nun Türk ülkesi olmasını sağladı. Bu zaferden sonra Anadolu’nun fethine Kutalmış Bey’in oğulları memur edildiler. Kutalmışoğlu Süleyman Şah, büyük zaferler kazanarak Üsküdar’a kadar geldi ve İznik’i hükümet merkezi yaparak Türkiye Selçuklu devletini kurdu. 
        On üçüncü asırda Moğol istilası, İran, Horasan ve Maveraünnehr taraflarında yaşayan âlim ve Evliyanın hemen hepsinin Anadolu’ya gelmelerine sebep oldu bu istila. Selçuklu Devletinin de ortadan kalkmasına yol açtı. Fakat çok geçmeden yüksek yaylalarda yaşayan Türkmen Beyleri Anadolu’yu istilacıların elinden kurtarmaya muvaffak oldular. Bu Türkmen Beylerinden biride Osman Bey’di. 1299 den itibaren gelişen Osmanlılar, manevi yapısı ve teşkilatı bakımından Selçuklu Türklerinden devraldığı birçok değerlerle cihanın en büyük devletlerinden birini kurmaya muvaffak olmuşlardır.
       Türklerin en özelliklerinden biri kuvvetli bir teşkilatçılık kabiliyetine sahip olmalarıdır. Yaşadıkları hayat da onları, hürriyete, istiklale alıştırdığı için hiçbir zaman devletsiz olmamışlardır. Gerçekten Türklerin 2500 yıllık tarihlerinde devletsiz kaldıkları, yani istiklallerini kaybettikleri bir devre rastlanmaz. Dünya da daima bir veya birkaç Türk devleti bulunmuştur.
        Türk Sultanları topluluklar arsında sosyal, kültürel, dini müsamaha bakımından herhangi bir fark kabul etmemişler, herkese eşit hak ve adalet tanımışlardır. İslamî Türk devletlerinde çeşitli boylara mensup, türlü diller konuşan ve ayrı dinlere mensup olanların kültürlerine dokunulmamıştır. Bu prensip, Osmanlı devrinde de devam etmiştir. Türklerin İslam kültürünü tam manasıyla benimsemeleri neticesinde, İslamiyet, Türkler için başlıca dayanak haline gelmiştir.(devam edecek)
 

Bu yazı toplam 379 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.