1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 147- MULLA HUSREV R.A. VE HİZMETLERİ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

147- MULLA HUSREV R.A. VE HİZMETLERİ

A+A-

Karadan gemi yürütür, Haliç’e köprüler atarlar. Sonra minare yüksekliğinde kuleler ve devasa toplar düşünürler. Hani manda iriliğinde gülle atan koca toplar... Onlar sadece İstanbul’un değil, Roma’nın fethini planlar, buruşuk kağıtlar üstüne Viyana’yı, Paris’i karalarlar. Belki çizgiler çerden çöptendir, ama zafere inançları tamdır, sütun gibi. Aradan yıllar geçer. Fatih hayallerinin bir kısmını gerçekleştirir (mesela İstanbul’u alır) Molla Hüsrev ise Bursa medreselerinde yeni Fatihler yetiştirir. Genç padişah hocasını hiç unutmaz. Unutamaz! Fırsatını bulduğu an, bir ilim adamının gelebileceği son noktayı gösterir ona. Şeyh-ül İslâm yapar. Molla Hüsrev tam 20 yıl bu makamda kalır ve kelimenin tam manası ile vazifesinin hakkını verir. Fatih’in ifadesiyle, “zamanın Ebû Hanifesi”dir.
      O NE SOHBETTİR ÖYLE! Sultanlara lala olmak...
     Molla Hüsrev’in bakılmaya doyulmayan asil bir siması vardır. Duyguludur, merhametlidir, insana kıymet verir. Sade ve temiz giyinir. Diğer devlet adamlarının aksine küçük ve basit bir sarık sarar. Talebeleri onu öylesine severler ki, seher vakti kapısında birikirler. Etrafında halka olup medreseye götürürler, gece yarısı yine eşikte toplanır, getirirler evine. Zira yolda geçen her an yeni bir şeyler öğrenirler. Molla Hüsrev Hazretlerine tahsis edilen konakta elbette aşçılar, seyisler, hademeler vardır. Ancak o, hiçbirini kendi hizmetinde kullanmaz. 
    Odasını elceğizi ile süpürür, camlarını kendi siler. Esvaplarını yıkar, lambasını yakar. Mübarek gündüzleri ilim anlatır, geceleri ilim yazar. Ki her biri ömre bedel onlarca kitabın sahibidir. Nitekim kendileri Fatih’e iyi bir lala olur ve gelecek nesiller için mükemmel lalalar yetiştirirler. Meselâ Bâyezid’e, Yavuz’a ve Kanuni’ye istikamet çizen Zembilli Ali Cemali Efendi bunlardan biridir. 1480 (Hicri 885) senesinde İstanbul’da vefat etmiştir. Cenaze namazı Fatih Caminde kılındıktan sonra Bursa’ya götürülüp, Emir Sultan’ın kabrinin doğusunda kendi yaptırdığı medresenin bahçesine defnedilmiştir. Mezar taşında; (Menba-ı İlmühüner, Varis-i ulumü Hayr-il-beşer, Fazlı mürşidi eser, Sahib-üd-Dürer vel-Gurer Mevlana Muhammed Hüsrev) kitabesi bulunmaktadır.  (devam edecek)
 

Bu yazı toplam 476 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.