1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. 15 TEMMUZ GERİDE KALDI AMA…
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

15 TEMMUZ GERİDE KALDI AMA…

A+A-

Türkiye’de gündem saat başı değişiyor. Bir süre sizden uzakta kaldığım ve tatil yaptığım günlerde bile istesek de  istemesek de haberleri izlemekten kendimizi alıkoyamadık.

Dünya da, Türkiye’de ve Konya’daki olayları kendimizce izleyip halimize baktık. En son  Konya’daki  teröristlerin bulunup, işlerinin bitirilmesi, sağ kalanlarının da güvenlik güçleri tarafından yakalanmalı beni hem sevindirdi, hem üzdü. Sevindirdi çünkü bu durum emniyet güçlerimizin başarısıdır. Üzdü çünkü bu hainler Konya’da yaşıyor

Tatil dönüşü yolda soluklanmak için durduğumda, devamlı uğradığım bir satıcı dostumun yanında yaşlı insanlar vardı. Biraz sohbet ettik. Birisi benim Konyalı olduğumu öğrenince :
Konya’yı çok temiz bilirdik. Yaşım 80. Hep böyle görürdük. Konya’da da çok kötü işler oluyor. Teröristler çıkıyor.” dedi.

Bende kendimce bu yaşlı amcaya Konya’nın iyi yönlerini anlattım. Türkiye’nin karıştırılmak istendiğini  anlatmaya çalıştım.

İşte 15 Temmuz geçti.

Bir sürü algı operasyonu yayanlar, provokatörler  Konya’da 15 Temmuz gecesini anma programını engellemek için üfürdüler. Konuyu Valisi Sayın Yakup Canbolat’a 14 Temmuz akşamı ilettim.  Sayın Vali Canbolat “Dursun bey, rahat olun, itibar etmeyin. Devletimiz güçlü, Konya’mız teyakkuzda. Kimse çekinmesin, herkesi bekliyorum.” dedi ama tabi ki ben bu yazıyı bugün yazabildim.

Şimdi düşünün.

Kim derdi ki, Türkiye 15 Temmuz’u yaşayacak ?

Çeşitli kisveler ve özellikle de din kisvesi adı altında hainler adeta 40 yıldır bu iş için çalışmışlar.

Sonradan yapılan açıklamada ortada bir de "istihbarat zafiyeti" vardı ki, Türk halkı tam anlamıyla temmuz sıcağındayken, meğerse hain darbeciler "başka bir Türkiye" için son saatleri sayıyorlarmış. Ancak bu necip Türk Milleti ve askerimizle, polisimizde hainlere en iyi dersi verdi. Bunu 15 Temmuz’da bir kez daha gördük.

Ne yazık ki, ordusundan ,yargıya, polisten Milli Eğitim'e, sağlıktan TRT'ye ve bazı basın sektörü içine , devletin tüm kademelerine yuva kurmuşlar, 40 yıldır ilmik ilmik örmüşler ve  sarmışlar. Ne yazık ki, bizi yönetenlerin içinde bile bunlar önemli yerler almış ve ülkeyi istedikleri gibi yönetmişler.  Bizleri yöneten gerçek Türk ve Müslümanlar  bunları çok geç görebilmişlerdir. Buna da şükür demek lazım.

 

 

Daha önce Fetullah Hoca Efendi diye lanse edilen, hizmet hareketi olarak gösterilen hainlerin başı FETÖ ,yılların hazırlıkları tamamlandığında Pensilvanya’dan  basılan düğme ile Türkiye’yi kana buladılar.  Hainlere karşı çıkanlar  sayesinde ülke kurtuldu. Şehitler verdik. Türkiye zarar gördü.

 15 Temmuz ile gördük ki;

Ne çok hain varmış devlet kademelerinde.

Onların da ne çok işbirlikçisi varmış dışarıda.

Bu binlerce liyakatsiz insanı devlet kadrolarına hem de, çok büyük yetkilerle yerleştirmek sonra da yükseklere taşımak için ne düzenbazlıklar, ne hileler yapılmış, ne günahlar alınmış.

Yıllar yılı devlet kadroları içinde gizlenen, yuvalanan ve nem alınan bu örgüt üyeleri, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırıp yerine başka bir düzen getirecek olanlara altyapı hazırlıyormuş.

Adalet Bakanlığı verilerine baktığımızda  ,geçen yıldan bu yana yaklaşık 170 bin kişi hakkında işlem yapılmış.Yine yaklaşık 51 bin kişi tutuklu durumda. Bunların içinde  suçsuz olanlarında var olduğunu düşünüyorum.Tutuklamalarda dikkat çekici olan, bu kişilerin devlet kademelerinde söz sahibi olanlardan oluşması.Şunu görmekteyiz ki, 15 Temmuz darbesi 40 yıldan bu yana adım adım  gelmiş.

Tabi ki, madalyonun  diğer yüzüne de bakmak lazım.15 Temmuz gecesi darbe yapılmaya çalışılırken saat 23.00 ile 23.30'a değin ortadan kaybolan ve kimin kazanacağını bekleyen siyasiler ile bürokratların araştırılması da lazımdır.

Geçen yıl 30 gün süren demokrasi nöbetlerinde en ön saflarda FETÖ'cülere güya lanet okuyan pek çok isim, bugün içeride. Bunlar hala aramızda bulunuyor. Tahmin edileceği üzere daha pek çok kişi de kendilerini gizlemeyi, kripto olmayı sürdürüyor.

Siyaseten en iyi saklanma zemini olan başta AK Parti ve diğer partiler içinde türlü taklalarla kendilerini gizlemeye çalışan siyasetçilerin olduğu sanılıyor. Toplumdaki genel kanı da bu yönde olduğu görmekteyim.

Başta TSK, Emniyet ve Yargı olmak üzere devlet kadrolarında hâlâ bir umutla "başka Türkiye'yi bekleyen" hainlerin bulunduğuna inanılıyor.Ancak şunu da  açık olarak belirtmek lazım. TSK’yı ve diğer kurumları ayıklarken, kurunun yanında yaşta yanmamalıdır. Duyumlarımız doğru ise imzasız dilekçelerle açığa alınan ve daha sonra aklanan, ancak FETÖ’ cü damgasını silemeyen insanlar vardır.Allah onlarında yardımcısı olsun.

Yazımı  değerli dostum M.Ali Gümüşok’un bir gönderisi ile noktalıyım

Tankın egzozuna tişört tıkayan abiye,

Kamyonuyla adam taşıyan ablaya,

Mahsulünü yakıp uçaklara engel olan amcaya,

Oyuncak kamyona bayrak takan kardeşime,

Tankı motosikletle kovalayan arkadaşıma,

Terlikle tanka vuran teyzeye,

Çatıdan jete atlamaya çalışan gençlere,

Jete ıslık calip "gelen lan buraya" diyen yiğide,

Tank kapağını taş motoruyla kesen ustaya,

Tanktan çıkardığı askere sarılan polise,

Jetler kalkmaması için depoları boşaltan Pilota,

Kamyonları tırları kışla kapısına çeken şoföre,

Meydanlarda dua eden Hacıya,

Evinde gözyaşı döken bacıya,

Vurulan bacağını kemerle boğan dayıya,

Vatani için canini veren Şehidime..

Korkusuz yüreğiyle milletini esarete mahkum etmeyen Reisime...

Yüreğinde vatan sevgisi olan herkese

SELAM OLSUN

+++

Bu satırlarda Ahmet HAKAN’ın yazısından…

 Sırf alnı secde görüyor diye hiç kimseye “Kadrolaş koçum kadrolaş” deme.

Askeri vesayeti, içli bir vaize değil millete yaslanarak gerilet.

Zekeriya Öz gibi bir zalime “heykeli dikilecek adam” muamelesi çekme.

Söz konusu olan babanın oğlu bile olsa liyakati esas al.

Cemaat devlete sızmış” dendiğinde kargalarla birlikte gülme.

“Ona FETÖ diyemezsin, o bir hocaefendi” diye çıkışma.

Pensilvanya’ya gidince kutsal bir yere gitmiş gibi başını örtme.

15 TEMMUZ’LA İLGİLİ HEPİMİZİN ANLAŞTIĞI ŞEYLER

- ÖMER Halisdemir’in yiğitliği...

- FETÖ’cülerin alçaklığı...

- Tankları durduran vatandaşların kahramanlığı...

- Yenikapı Ruhu’nun güzelliği...

- Meclis’in topyekûn direnişi...

- Salaların gücü...

MECLİS PERFORMANSLARI

- İSMAİL KAHRAMAN: Babacan bir tavrı vardı. 15 Temmuz’a dair hoş anekdotlar paylaştı. İtiraz ettiği HDP sözcüsüne kendisine cevap verme hakkı tanıdı. İmajını biraz düzeltti yani.

- BİNALİ YILDIRIM: “Siz kalleş oldukça biz kardeş olacağız” gibi enfes bir cümle kurdu. “Kontrollü ruhlar” gibi etkileyici bir tanımlama yaptı. Sesini doğru kullandı. Bayağı iyiydi yani.

- KEMAL KILIÇDAROĞLU: Bana pek kontrollü konuşmadı gibi geldi. Öyle çattı ki iktidara... Vurdukça vurdu... Sordukça sordu... İşaret ettikçe etti... Aykırıydı, sertti ve dikkat çekiciydi yani.

- DEVLET BAHÇELİ: Öyle bir konuştu ki... Öyle bir “Öleceksek adam gibi ölelim” dedi ki... AK Parti tabanında “yahu biz oyumuzu niye Devlet Bey’e vermeyelim ki” duygusu oluşmuştur... O derece yani.

+++

Bugünlük bu kadar. Takdiri size bırakıyorum

 

Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.