1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 166- LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

166- LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ

A+A-

Karadeniz’de Trabzon limanına adam gemiyi yanaştırmış. Peynir yüklemiş amma yükleyen tayfalara parasını vermemiş. Peyniri yüklenince çekmiş gitmiş.

   Adam, ikinci defa peynir almaya gelir. Trabzon limanına yanaşır. Peynirleri yükler. Yine tayfalara paralarını vermez. Amma bu sefer tayfalarda gemiden inmezler. Gemide yürüyemez. Gemici ne kadar ısrar etse de söz geçiremez.

    Tayfalar, kaptana “kaptan lafla peynir gemisi yürümez” derler. Bu söz buradan kalmıştır.

DEĞİRMEN KEDİSİ

     Eskiden derelerde eski değirmenler vardı. Buğdaylar yığılır, unlar yığılır. Farelerde un buğday bol olduğu için bol olurmuş. Kedilerde o farelerden bolbol atlayıp yakalar yerlermiş. Çok yedikleri içinde çok uyurlar. Bunun için çok yiyen insan çok uyur ve ibadetlerini rahat yapamaz. Değirmen kedisi diye bundan demişler.

BURALARDA AFFEDİCİ OLACAKSIN

       Bizim Türkiye’den gelen sosyetik hanımlardan bir tanesi Mescid-i Nebevide otururken, Endonezyalı bir hanım tekerlekli sandalyesini gayri ihtiyari bunu ayağına vurmuş. Ayağını serçe parmağını biraz kanatmış. Tabii ki canı yanmış.

       Kadıncağız, kusura bakmayın farkına varmadım üzür diliyorum der. Her ne kadar üzür beyan etti ise de bizimki, affedersiniz “ defol defol” diyormuş. Kadıncağı eline kapanmış. Yahu benim sana bir kastım yok. Neolur affedin, hakkını helal et” dediyse de, Türk kadın sadece “defol defol” demekten başka bir şey demiyor. Feryadı figan ediyor. Akşam otele varır kulağına bir şey defol, gözünü yumuyor Defol, gözünü açıyor Defol sesini duyuyor. Uyumak ne mümkün!

       Normal dönüş günü gelmediği halde “ aman beni buralardan gönderin” diyor. Çünkü defol sesi kılağından hiç eksilmiyor kesilmiyor. Ve apar topar gönderiyorlar Türkiye’ye. Türkiye’ye gelince, hemen Defol sesi kesilir.

     Oradan o kadının, gönderilmesi! Rasulüllahın beldesinden hiç kimseyi gönderme yetkisine sahip değilsiniz diyor…(Medine-i Münevverede v. Adanalı Mustafa Hoca19 Mayıs 2012)

MESCİDİ İCABE

        Rasulüllah s.a.v.1- bir gün şöyle dua ediyor: “ Ya rabbi, benim ümmetimi toplu helak etme”. Rabbimiz bu duasını kabul eder.

        2- “ya rabbi, benim ümmetimin suretlerini geçmiş ümmetlerin günahlarından dolayı suretlerini değiştirdiğin gibi değiştirme” diyor. Bunuda rabbimiz kabul ediyor.

        3- Ya rabbi benim ümmetimin arasına nifak skma” diyor. Cenabı Hak buna gelince “ hayır o, olacaktır” buyuruyor. Yani ikisini kabul ediyor birini kabul etmiyor. O ikisini kabul ettiği yer şu anda cennetü’l-bakınin alt tarafındayolun kenarındaki İCABE MESCİDİ’NİN bulunduğu yerdir.

Bundan başka rasulüllah efendimizin bir duasının da kabul olduğu yer var. Orasıda, bu gün bilinen Osmanlı Tiren istasyonunun içerisinde ufak bir beyaz kubbeli mescid var. Efendimiz s.a.v. oradada “ Ya rabbi, bu Medine şehrinin, benim şehrimin havasını ve suyunu değiştiriver” deyince, o anda havası ve suyu değişiveriyor. Yan o zamana kadar su pek tatlı değilmiş, kendisinden tatlanması talep edilmiş. Rasülüllah s.a.v.in bu duasınıda kabul edildiği yere, heryerde olduğu gibi Osmanlı ecdadımız yeri belli olsun diye bu mescidi yaptırmış ve bundan naşi bu mescidin ismi de MESCİDİ-İ İCABE ‘dir. Yani bunada bu isim varelmiştir.(Medine-i Münevvere kursnda aşçı salahaddin Efendiden 20 Mayıs 2012)(devam edecek)

Bu yazı toplam 230 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.