1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 20- EYYÜB SULTAN (R.A.)
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

20- EYYÜB SULTAN (R.A.)

A+A-

 Resûlullah (s.a.v.) bir hadîs-i şerifte “Tübbe’ye sövmeyiniz, çünkü O mü’min idi.” Buyurdu. Hz. Ebu Eyyûb-i Ensârî, Bi’setin onbirinci senesi (m. 620) Hac mevsiminde iman ederek Müslüman oldu. Bi’setin onikinci senesinde (m. 621) Hac mevsiminde ikinci Akabe Biatinde bulunarak, Resûlullahın (s.a.v.) sohbeti ile şereflendi. Hanımı Ümmü Eyyûb de (r.a.), Peygamberimize (s.a.v.) hizmet ile şereflendi. Üç erkek, bir kız çocuğu vardı. Eyyûb, Abdurrahman, Hâlid erkek; Amre de kız çocuğudur. Resûlullah (s.a.v.) Hicret’ten sonra on dört gün Kubâ denen yerde kaldı. Buradan Medine’ye hareket etmek üzere ana tarafından akrabası ve dayıları olan Neccâroğulları’na haber gönderdi. Neccâroğulları kılıçlarını kuşanıp geldi. Resûlullah (s.a.v.), Cuma namazını kılıp, Medine’ye hareket ettiler. Medine’ye geldiklerinde yolun iki tarafını dolduranlar “Resûlullah geldi! Resûlullah geldi!” deyip, sevinç gözyaşları döküyorlardı.

         Talaa’l-bedru aleyna…

         Medine uluları Peygamberimizin devesi Kusva’nın yularına sarılarak: “Yâ Resûlallah, bize buyurunuz! Size yabancı olmayan, hürmet eden, düşmanlarınızla mücadeleye gücü yeten ailemizde misafir olunuz!” diyorlardı. Resûlullah da “Deveyi kendi haline bırakınız. Çünkü o me’murdur. Emir olunduğu yere gider; ona yol veriniz!” diye onlara teşekkür ediyordu. Onlar da deveyi bırakıyorlardı. Deve, sonunda Neccâroğulları yurduna gelip çöktü.    Rasülullah Efendimiz Medine-i Münevvereye ilk şeref verdiklerinde;

     “Akrabamız evlerinden hangisinin evi daha yakındır?” diye sorunca Neccâroğullarından Ebu Eyyûbi Ensârî: “Yâ Nebîyyallah! Benim evim yakındır, işte şu evim, bu da kapı”, diye göstererek Resûlullahı evine davet etti. Peygamberimiz (s.a.v.) Ebu Eyyûb-i Ensârî hazretlerinin evinde Mescid-i Nebevî, hücreler ve odalar bitinceye kadar kaldı. Ebu Eyyûb-i Ensârî, O’nun gece bekçiliğini ve muhâfızlığını yaptı. Kendisi, hanımı Ümmü Eyyûb Fâtıma ve annesi Hind (r.anha) gece-gündüz, Resûlullah’a (s.a.v.) hizmet ettiler. Böylece Mihmandarlık makamı, Hz. Âdem’den (a.s.) kıyâmet gününe kadar, hiç kimseye nasip olmayan bir şeref, Hz. Ebû Eyyûb-i Ensârî’ye nasip ve ihsan olundu. Evlerinde, şahıslarına pek çok hadisi-i şerif söylenmiştir. Bu sebepten MİHMANDARIRASÜL denmiştir.

         İlk gün Medine ahalisi, Hz. Ebu Eyyûb-i Ensârî’nin evine geldi. Gelenlerin içinde Musevî âlimlerinden Abdullah İbni Selâm da vardı: Abdullah bin Selâm, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) cemâli şerifine bakıp;

     “Bu yüz yalancı yüzü değildir” diyerek, hemen Müslüman oldu. (devam edecek)

 

Bu yazı toplam 274 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.