1. YAZARLAR

  2. Zafer KARAKUŞ

  3. 20. Milli Eğitim Şurası Toplanırken
Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ

Zafer KARAKUŞ
Yazarın Tüm Yazıları >

20. Milli Eğitim Şurası Toplanırken

A+A-

Nihayet 7 yıl gibi uzun bir süreden sonra 20. Milli Eğitim Şurası’nın toplanacağını Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi sosyal medya hesabından “Eğitim alanında Türkiye için yeni ufuklar açacağına inandığım kararı aldık. Milli Eğitim Şurası’nın şimdiden tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum.” İfadeleri ile duyurdu.

Yıllardır toplanmayan bu kurul bir ihtiyaç olarak görülmüş ki;  bu yıl 1-3 Aralık tarihleri arasında bir araya gelecek. Hükümetin kendini en çok eleştirdiği konuların başında gelen eğitim öğretim konusunda böylesine önemli bir kararı kutluyorum.

Milli Eğitim Şurası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek danışma kurulu. 1933 tarihli yönetmeliğe göre her üç yılda bir, 1995’te çıkarılan yönetmeliğe göre ise dört yılda bir toplanması yönetmeliklerle düzenlenmesine rağmen belirlenen tarihlere pek te riayet edilmeyerek yedi - sekiz yıllık aralıklarla da olsa toplanmıştır. (Bir önceki toplantı 7 yıl önce gerçekleşmişti.)

Şuranın “tabii üyeler”i “Türkiye Büyük Millet Meclisi Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve üyeleri, Bakan Yardımcısı, Müsteşar ve Bakanlık merkez teşkilatı birim amirleri"nden; davetli üyeleri de “Bakanlık, bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, üniversiteler ile yurtiçi ve yurtdışından meslek odaları,  sivil toplum kuruluşları, özel sektör, basın ve yayın kuruluşları, öğrenci ve veli temsilcileri ile eğitim alanında şura konusuyla ilgili çalışmalarıyla tanınmış uzmanlar” dan oluşmakta.

Şura kararları eğitim politikaları açısından önemli görülmüş, zaman zaman alınan kararlar uygulama imkânı da bulmuştur. Mesela, 1996 yılında, 15. Şura’da alınan ilköğretimin 8 yıl, zorunlu ve kesintisiz olması kararı, 2012 yılında 12 yıl zorunlu eğitimin “4+4+4” olarak da bilinen değişikliği Milli Eğitim Şurası kararlarına dayandırılır.

Bunların yanında yüzlerce karar alınmasına rağmen uygulama alanı bulamamış kararlar da vardır. Öğretmen Akademisi gibi… Bu nedenle kurumun işlevsel özelliklerinin öne çıkması, alınacak kararların ülke eğitim politikalarında etkin olmasını daha sağlıklı ve etkin hale getirilmesi için adımlar atılmasına inanmaktayım.

Milli Eğitim Şurası, Milli Eğitim Bakanlığı’nın en yüksek danışma kurulu olarak daha işlevsel duruma gelebilmek için bir takım yenilikler, revizyonlar ve reform nitelikli çalışmalar yapılması kaçınılmazdır. Yoksa bundan önce yapılan 19 şura kararlarının büyük bir bölümünün kâğıt üzerinde kalması gibi bu şura kararları da  “ yapmış olmak için yapılan işler” arasında yerini alabilir.

Bu amacın gerçekleşmesi için öncelikle şuranın belirlenen gündemi ve bu gündemi ele alacak olan katılımcıların yetkinlikleri, gündemin ele alınış usulü ve kararların belirlenmesi konusunda bir takım genel esaslar belirlenmelidir.

Şuranın amacının, işleyişinin ve sisteme sağlayacağı girdilerin biçiminin daha sağlıklı hale getirilebilmesi bağlamında bu konularla ilgili yaptığımız tetkikleri ilgilenenleri bilgilendirmek amacı ile paylaşmak istiyorum. Umarım,  bu tespitlerimiz konu ile ilgili yol gösterici bir katkı sağlar.

Bu bağlamda;

-Şuranın eğitim politikalarımız içindeki yerinin ne olduğuna açıklık getirilmesi gerekir. ”Eğitim sürecini belirleyen mi, popülist politikalar üreterek siyasal karar alıcılara öneriler sunan mı?” bir konumda olacaktır.   Şura kararlarının eğitim politikalarımızın süreçlerindeki yerinin ne olduğu açıklık kazanmalıdır.

- Şura toplantılarına katılımlar “Katılımda eşitlik ve saydamlık ilkelerine özen göstererek yapılmalıdır. Katılımcıların belirlenmesinde ayırt edici bir norm belirlenmeli, yanlı, yakınlı bir ön kabul ile hareket edilmeden, yetkinliği olan ve bu konulara zaman ayıran bireyler belirlenmelidir. Katılımcıların gündeme dair konular ile ilgili hangi ölçütler ile belirlendiği kamuoyu ile paylaşılmalıdır.

-Katılımcılar gündem maddelerine ilişkin eğitimin farklı bileşenlerini temsil edecek çeşitlilik içerisinde dar ölçekte bir araya gelerek ortak görüşler belirlemelidir. Şura gündemi ve çalışma gruplarının konuları hakkında katılımcılara hazırlık zamanı verilmeli, görüş ve önerilerini ilgili birimlerle paylaşıp onlarında katkılarına imkân sağlanmalı ve bu görüşler tarafsız biçimde raporlanmalıdır.

-Şura ve hazırlık toplantılarında kanıt temelli tartışmaların yapılması desteklenmelidir.

-Kararların oy çokluğu ile alınıyor olması, azınlıkta kalan görüşlerin dikkate alınmamasına ve raporlandırılmalarda dışta tutulmamasına engel olunmalıdır.

-Raporlama süreci saydam olmalıdır

-Raporlar katılımcılar ile paylaşılmalıdır.

-İllerde yapılacak toplantılar öncelikler sahada bulunan ve bu konuda görüşü olanların okul, bölge, ilçe ve il bazında bir raporlama şekline dönüştürmelidir.

- Her ilin Ar-ge birimleri bunları yıllık eğitim komisyonlarının raporlarından çıkartarak raporlamalar yapılmalıdır. Böylece eğitim komisyon toplantılarının da işlevselliği güçlendirilmiş olacaktır.

-Şura öncesi illerde yapılan hazırlık toplantıları, eğitimin farklı paydaşlarının politika süreçlerine katılımını artırmak için önemli bir fırsat sunabileceği göz önünde tutulmalıdır.

-Öğrenci, öğretmen ve veli katılımında okul türlerine göre dengeli bir dağılım olması sağlanmalıdır.

-Sivil toplum örgütleri ve sendikaların gündem konuları ile ilgili yaptıkları ön çalışmaları, yayın ve raporları varsa görüşlerine başvurulmalı, bu konularda düşünce üretmeyen kuruluşlar sadece kitlesel büyüklüklerinden dolayı bu toplantılara katılmamalıdır. Böylece sendikaların kendi içyapıları ve üretkenliklerinin de gözden geçirilmesine yol açılmış olunacağı unutulmamalıdır.

-Hazırlık toplantılarında kadın katılımcıları katkıları sağlanmalıdır.

-Katılımcılara eşit söz hakkı tanınmalı, görüş ve önerilerin raporlaştırılmasında tarafsız davranılarak, raportörlerin tarafsız tutum içerisinde davranmaları sağlanmalıdır.

-Şuranın, karar alma yanında alınan kararların takibini yapabilecek bir işlev üstlenmesinin yolu açılmalıdır.

Bu sıraladıklarım önceki şuralarda şuraya katılımcılar ile ilgili dikkat edilecekler başlığında öneriler olarak alınmalıdır.

Covid-19’un etkisinde kalan bugünlerde toplanması bakımından da önem arz etmekte olan 20'nci Milli Eğitim Şurası’nın gündem başlığı 'Eğitimde Fırsat Eşitliği' olacak. Üç ana konuda özel ihtisas komisyonu kurulacak. İnşallah kurulan komisyonlar doğru kurulur, ülkemizin ihtiyacı olan gündem konularında tutarlı, uygulanabilir kararlar alır. Eğer karar alıcıların aldığı karaların içerikleri uygulayıcıların beklentilerine uygun olmaz ise sadece karar almaktan öteye geçemeyen ve uygulanmayan kararlar olarak kalacağı unutulmamalıdır.

Sonraki yazımızda 'Temel Eğitimde Fırsat Eşitliği', 'Mesleki Eğitimin İyileştirilmesi' ve 'Öğretmenlerin Mesleki Gelişimi' başlıklarıyla bu konuya devam edeceğiz.

20'nci Milli Eğitim Şurası’nın hayırlı olması dileklerimle.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.