1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. 2014 İstikrar Yılı Olacaktır
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

2014 İstikrar Yılı Olacaktır

A+A-
Genel olarak Yabancılar ülkemizin ekonomik istikrarından çok siyasi ve sosyal istikrar üzerinde duruyorlar. Bunun sebebi ise ekonomik değişimin daha kolay buna karşılık siyasal ve sosyal değişimin daha zor olmasına dayanmaktadır.
Hükümetin son yıllardaki düzenlemelerinde düzenlemesinde istenen reformlar vardı. Bunlar Şeffaflık, açıklık katılımcılık başta olmak üzere halkın refah düzeyinde olumlu gelişmeler sağlanmıştı. Dolayısıyla Reformlar istikrar politikasının önemli bir kilometre taşı olarak esas alınmıştı.
Bunlar yapıldı mı
Çoğu yapıldı.
O halde bunları yapan ülkemizde istikrar sağlanmış olmaktadır.
Ama bu istikrarın bozulmasının iktisadi, siyasal ve sosyal gerekçeleri olabilir mi? olabilir.
Siyasi yapıda görülen istikrarı bozma gerekçeleri arasında yeşil kuşağı bahane edip çıkarılan Gezi olayları toplum katmanları tarafından tutmadı.
Bunun arkasından gelen dershane kapatma olayı ile havayı daha da germeye çalıştılar. Devlet yapısında hakım ve savcıların modern devlet göstergelerinden olan 1her kurum ve her kişinin kendi görev ve işlevini yapma olan önemli boyutu çizilerek tam bir siyasi kaos ve devlet yapısında kaos çıkarma hedefli yürürlüğe konulmak istenilmiştir.

Gülen Cemaati ile devletin çekişmesi arasında devam edip gidiyor… Medyada da bilgi kirliğine de devam ettiğinden temiz halkımız olayları çözümleyemiyor… Ama aslında çözümlüyor ama niye bu aşamaya gelindi tam olarak algılama dünyasında sis bombaları bunların aydınlanmaması için büyük bir engel teşkil etmektedir.

Bu hesaplaşma içerisine bir de yolsuzluk olayları eklendi ki, Hükümet açısından bu kumpastan çıkmak hiç de kolay değildi. Ama yapılan istifalar da yeterli görülmedi. İlla ki bir baş isteme durumuna gelinmişti.…

Gerçekte Kutu içerisindeki dolarlar bir yerde mide bulandırıyorsa da, dizayn edilen para sayma makinesini yutacak kadar da saf değiliz!
Geçen yüz yılın son yıllarındaki olayları halkımız hatırladığı zaman , bu memleket Müslüm Gündüz, Fadime Şahin ve Kalkancı olayları ile de sarsıldı ama yıkılmadı.
Bunların hepsinin düzmece olduğu ortaya çıktı.

Şimdiki mesele daha ciddi. Herkes bu yolsuzluk olaylarının ortaya çıkarılması istemektedir. Burada önemli bir husus tıpkı önceden olduğu gibi bütün bu olayların düzmece olduğunun ortaya çıkmasıdır!

Tabii bu arada muhalefet kendine göre senaryo uydurmaya devam edip gidecektir.
Ama benim görüşüm bunların hiçbiri tutmayacak. Ak Parti daha da kuvvetlenerek geliyor…
Hükümetin bu duruma daha doğrusu bu senaryoya düşmesi;
Ortadoğunun çakalı Tel Avive “Fışşşt” diyorsan, elbette onun ağa babası Amerika bunun hesabını senden soracaktır.
İstikrar ve güvenle ülkemizde Derin Devleti yapısının devrilmesi, askeri vesayetin bitirilmesi …
Daha önemlisi terörü neredeyse sonlandırılması …
Yeni eksen kayması yerine istikrarlı bir dünya düzeni eksenine oturulması ve ABD güdümünden çıkmışsınız…
IMF’ye borcunuzu kapattığınız gibi, ona 5 milyar dolar borç veren bir devlet durumuna gelinmesi
Dünyada ki mazlumların umudu, Müslümanların çaresi konumuna gelinmesi…
Dünya ekonomileri sürekli gerilerken ülkemizin ekonomisinin devamlı büyümesi ve merkez hazinemizin para ile dolu olması
Bir de bunların üstüne Kanal İstanbul gibi, en büyük hava alanı gibi, 3. Köprü ve tüp geçit gibi dünyayı hayrete düşüren projeleri birkaç yıl içinde hayata geçireceğinin söylenmesi.

Irak’ın petrollerini Türkiye’ye, Azerbaycan’ın enerjisini Avrupa’ya akıtılması
“21.Yüzyıl Türkiye’nin asrı olacak” diyerek Dünya ülkeleri arasında önemli bir misyona sahip olunması
Ülkede yaşayan %50 nin üzerinde seçmenin destek vermesi ve gelecekteki üç seçimde de yenilecek gibi görünülmemesi
Saha nice olumlu gelişmeler .. Elbette birileri bunun hesabını ya tamamen yada kısmen soracaklardır!
Ulusal ile beraber ABD ve İngiltere düğmeye bastı ve güzelim ülke böyle bir komployla karşı karşıya bırakıldı
Uluslararası önemli kuruluşlar arasında yer alan , İsrail’i ve ABD’yi rahatsız eden vebu ülkenin menfaati için riskli işler yapan Halk Bank’tan hesap sorulmaya başlandı.

Eğer bir yolsuzluk varsa elbette cezasını çekmesinden yanayız. Ama bu ülkede düzmece çok şey olduğunu da hatırdan çıkarmadan beklenilmesi gerek!
Sanırım bu kadarı bile ülkemizdeki istikrarı ve güven ortamının bozma teşebbüslerini anlatmaya yetmektedir
Bir de son günlerdeki kredi kartları meselesi de bence önemli görülmektedir.
2014yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızı Hükümet'in yüzde 4.5'lik hedefine rağmen bunun da üzerine çıkar ve yüzde 5 seviyesinin altına düşmeyeceği görüşündeyim. Çünkü yatırımcının ve tüketicinin kamu maliyesine olan güveni sürdüğü takdirde, özel sektör kendi risklerini yönetebilir. Önemli olan da güven ortamının sağlanmasıdır.
Halkımızda istikrar ve güven ortamı istemektedir. Bu bağlamda Yapılan açıklamalar ve atılan adımlarla bu geriliminde azalacağını ümit ediyoruz.
Hz. Mevlana'nın kendi bakış açılarını yansıttığı ve amaçlarını açıkladığı sözü:
"Biz birleştirmek için geldik, ayırmak için değil."
Bu minvalde olmalıyız
Bu yazı toplam 86 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.