1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. 2015 Yılını Uğurlarken Uyutulan İslam Âlemi
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

2015 Yılını Uğurlarken Uyutulan İslam Âlemi

A+A-
İçinde bulunduğumuz yılın sonuna sadece üç günümüz kaldı. Zihinlerimizde 2015 yılı çok iyi bir yer yapmadı. Gelecekte olduğunuzu düşünün. 2015 yılının sicilini aklınıza getirdiğiniz zaman ülkemiz adına kaotik ortamların yaşandığı bir yıl olarak hatırlanacak. Umarız ki gireceğimiz 2016 yılında tekrar istikrar ve huzurun tesis edildiği yıllara hızlı bir dönüş yaparız.
Bildiğiniz gibi güzide ülkemizin dört yanında ateş bacayı sarmış durumda olup, İslam âlemi üzerine kirli ittifakların yaşandığı bir süreci yaşamaktayız. Kur’an ve sünnette gelen naslara göre barış dini olan İslam ümmetine reva görülenlerde ana etken yaşanan sürecin temelinde din savaşlarının olması yatıyor.
Kendi kendimizi aldatmaya gerek yok. Ümmetin üzerinde ciddi oyunlar oynanıyor. Ağzımızdan çıkan şahadet cümleleri birilerini fena korkutuyor. Dünyada bugün emperyalist güçlerin beslendiği ana kaynak Müslümanların kan ve gözyaşlarıdır. Sadece kendilerine yaşam hakkı olduğu zırvasına inanan Hristiyanlık ve Yahudi âleminin günün birinde yaptıklarının bedellerini ödeyeceklerine hiç şüphemiz yoktur. Görünen o ki içine gireceğimiz yeni yılda da Müslüman kanı üzerinde kirli hesaplar yapılmaktadır. Bu durumda İslam ümmetinin birliktelik içerisinde olması gerekirken kendi üzerinde ki emellerine alet olduğumuz Amerika ve Rusya gibi hain güçlerin kendine hizmeti gaye edinen yapıları yönüyle olanlar açık ve net ortaya çıkmaktadır. Bunca yaşanan ihanet ve kumpasa rağmen hala bunlarda kurtuluşu arayan yapımızın günün birine başımıza bela olacağını bile bile niçin hala mecburiyet hissiyle hareket ettiğimizi anlamakta güçlük çekiyorum. İslam ümmetinin her konuda sadece kendi menfaatlerine odaklı yapısı ve bunda da hedefine kardeşine zulüm ve ihanetle ulaşma saplantısı oldukça ümmetin kan ve gözyaşıyla imtihanı sürecektir. Ümmet olarak dik duramıyoruz. Hesaplarımızı tamamen emperyalistlerin beklentileri doğrultusunda inşa ediyoruz. Irak’ta ki IŞİD’e karşı askeri varlığımızdan rahatsızlık duyan Amerika’nın ne halt etmeye uzun yıllardır o topraklarda barındığını bilemeyecek kadar saf olmasak ta halen onların çıkarlarına hizmet eden bir süreç yaşıyor olmamız beni fevkalade ürpertiyor. Karşınızda ki oluşumu yok etmede en önemli etkenin zehrini kusmadan dost kisvesiyle hareket etme yapısı karşısında pasif kalmamız yüzünden bugüne kadar başımıza gelmedik bela yapılmadık ihanet kalmadı.
İran’a baktığınızda kesinlikle adında yer alan İslam adına hareket eden bir yapısı olmadığını görürsünüz. Sığındığı ve iştahla yalandığı Rusya gibi emperyalistlerin kucağına cuk diye oturduktan sonra gördük ki Amerika tarafından yapılan açıklamayla uzun yıllardır nükleer silah çalışmaları bahanesiyle ABD tarafından tehdit edilen İran, bir anda masum ilan ediliverdi. İran’da nükleer çalışmaya yönelik bir çaba yokmuş diyerek kendi emperyal beklentilerine cevap verecek olan bölgedeki köpeklerine masumiyet karinesini hemen açıklayıverdiler. Bu kadar net ortada dönen olaylara bakıldığında şunu anlıyoruz ki birileri İslam dünyasıyla fena dalga geçmektedir. Gelinen noktada dalga geçen bu oluşumlara en sert ve net cevabı verebilmek için İslam adına hareket etme zamanı gelmedi mi hala? Karşımızda ki egemen güçlerin yaptıkları bugün itibarıyla İslam ülkelerini sindirme ve kontrolleri altına alma isteklerine işaret ediyor.
İşte yaşanan bu sürece bakıldığında liderlerine güvenebileceğimiz birkaç İslam ülkesinden biriyiz. Bu durum da emperyalist köpeklerinin işine gelmediği için ülkemizi terör faaliyetleri ile iyice köşeye sıkıştırmak suretiyle sindirmeye ve korkutmaya çaba gösteriyorlar. Dikkatinizi çekmiştir. Bölgemizde yapayalnız kaldık. Etrafımızda adına İslam dünyası dediğimiz halkı Müslüman ama liderleri satılık ve uşak çok sayıda ülke var. Bunları da pandora’nın kutusu hesabı bir anda adam edemeyeceğimize göre o halde sormak istiyorum. Devamlı birilerini pohpohlamak zorunda kaldığımız halde ülkemizin nükleer silah gücü ne durumdadır?
Hadi bu sır diyelim. O zaman yaptığımız yiğitliğe değecek kadar gücümüz var mıdır?
Varsa sorun yok. Ama eğer yoksa Allah korusun halimiz duman…
Hazır yeri gelmişken bir konuya daha değinerek yılın son yazısına nokta koymak istiyorum. Hemen hemen hepsinin Müslüman olduğu bilinen ülkemizde devam edegelen bu yoğun Noel hazırlıklarının sebebi nedir?
İslam âlimleri bas bas bağırıyor: “Noel kutlamanın dinimizle hiçbir alakası yoktur. Tamamen Hristiyan âdetidir.”
O halde Noel kutlamak için en başta adına Müslüman dediğimiz ülkemizde ki bazı marketlerin bu yönde teşvik edici satış çabalarına niçin ses çıkarmıyor ve destek oluyoruz?
İki gün sonra kendini Müslüman sanarak vur patlasın çal oynasın mantığıyla içkiyle, tepinmeyle zıkkımlanmayla yılbaşını geçirecek sözde Müslümanlara sesleniyorum: Yaptığınızın dinimizle hiç alakası olmadığı gibi tamamen yasaklanmıştır. O gece kaldırdığınız kadehlerde içki zıkkımlanmayacak, her geçen dakika oluk oluk akan Müslümanların kanını içeceksiniz. Ertesi günde zil zurna sarhoş uyandığınız yataklarınızdan Müslümanlık edebiyatı yapacaksınız öyle mi?
Size diyecek bir sözüm var. İslam dini sadece lafla ikrar edilen bir din değildir. Safınızı belirleyeceksiniz. Ya Müslümanca yaşayacaksınız. Ya da kâfirce bir yaşama göre hareket edeceksiniz. Delil mi istersiniz?

Dilediğiniz kadar iletebilirim.
 
Bu yazı toplam 113 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum