1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. 2017, Ümmetçe Uyanış Yılımız Olacak Mı?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

2017, Ümmetçe Uyanış Yılımız Olacak Mı?

A+A-
Yarın başından sonuna kadar sıkıntılı geçirdiğimiz 2016 yılının son gününü yaşayacağız. Pazar günü 2017 yılına adım atacağız. Görünen o ki yeni yıl için her ne kadar umut verici söylemler geliştirsek te başımıza çöreklenen sis bulutlarının dağılması için bazı önlemler almaya çalışacağız. Allah bu ülkeye bir daha terör eylemleri yaşatmasın diye iyi dileklerimizi ve dualarımızı yapsak ta dış destekli hain terör örgütlerinden gelen pislikleri yaşamaya devam edeceğimiz net olarak görünmekte. İçimizde beslenen bu pislikten arınmadığımız sürece daha çok ocaklara ateş düşecek ve anaların, eşlerin gözyaşları akmaya devam edecektir.
Değerli okurlarım, yarın Allah’ın izniyle 2016 yılının son gününü idrak edeceğiz. Yeni bir miladi yılın başlangıcında sizden özellikle istirham ediyorum. Yılbaşı kutlamaları bahanesiyle yarın gece vur patlasın, çal oynasın hatamızdan derhal uzaklaşmalı ve nasıl büyük bir tehdidin altında yaşadığımız gerçeğini idrak etmeliyiz. Ben her ne kadar bunları yazsam da birçok TV kanalının yılbaşı programı için dansözlerle anlaştığını ve gece en büyük kepazelik uğruna birbirleriyle yarış halinde olacaklarını milletçe biliyoruz. Bizim aslımız Osmanlıdır. Biz, hak din İslam’ın ayakta kalmasında ki en büyük otoriteyiz. Biz, milletçe dinimizi özünde savunabilen ve tüm dünyaya adalet yayması için çabalayan son neferleriz. Ne Suudi Arabistan ne Mısır ne İran bu kutsal görevi yapacak dirayete sahip değiller. Allah’ın belası şahsiyet yoksunu yöneticilerle zulüm altında çırpınan İslam beldelerinin bugünkü halini gözü yaşlı olarak takip ediyoruz. Akan kan ve gözyaşını dindirebilecek tek sancağı milletçe biz sırtlandık. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda kardeşlerim! hepimizin canı bu kutsal memleket için feda olsun. Ey kardeşlerim, yurdumuza alçakları asla uğratmamalıyız. Göğsümüzü siper ederek bu hayâsızca akının durmasında her birimize görev düşmektedir. O zaman rabbimizin vadettiği aydınlık günler canlanacak ve İslam ümmetinin önü Mekke’nin fethinde olduğu gibi aydınlanacaktır. Zulüm son bulacak ama mücadelemiz devam edecektir. Biz şunu iyi biliyoruz. Hak ile batıl arasında ki mücadelenin kıyamete değin süreceği açık ve nettir. Ama içinde bulunduğumuz asrın ışığı da şüphesiz İslam olacaktır. Belki çok canlar vereceğiz. Ama hak dinimiz uğruna canlarımızı seve seve feda edeceğiz.
Maalesef 2017 yılında da terör eylemleri devam edecek. Yine Amerika’sı, Rusya’sı, Almanya’sı, Avusturya’sı, Fransa’sı ve diğerleri bizim milli birlik ve bütünlüğümüze kasteden kirli oyunlarını sürdürmeye devam edecekler.
Şunun bilincinde olmalıyız. Suriye’de yaşayan masum halka yaşatılan akla zarar zulümler ve yaşanan katliamlar karşısında timsah gözyaşları döken bu çirkef devletlere karşı her an uyanık ve teyakkuzda olmalıyız. Adı geçen devletler ve benzerlerinin dünyada akan Müslüman kanından rahatsızlık duydukları falan yok. Onların gözünde bir sayıdan ibaretiz. Bizden ölen bir kişi için onların bakış açısı, dünyadan bir Müslümanın daha eksildiği gibi içsel yaşadıkları bir sevinçten öte bir şey değildir. Gerçek Müslümanın dostu gerçek Müslümandır. İşte sıkıntı burada başlıyor. Gerçek Müslüman sıkıntısı yaşanıyor. İslam ülkelerinin büyük çoğunluğu kahpe ellerin kontrolü altındadır. Bunlar Müslüman hüviyetine bürünmüş en büyük tehdit unsuru münafıklardır. İslam ülkelerinin en büyük tehdidi içinde yaşayan münafıkların varlığıdır. Bu münafıklarla alt edilmediği sürece akacak kan ve gözyaşının dinmesini nafile beklemeyiniz. Bir diğer sorunda İslam’ı temsil eden fertler olarak dinimize olan yabancı yapımızdır. Müslümanca bir yaşantısı olmayan sürüler olarak dünyanın şamar oğlanı olarak zillet altında yaşamaya mecbur kalıyoruz. Biz ki ne zaman bu hatamızın farkına varır ve İslam’ca bir hayata dört elle sarılırsak o zaman bizi hiçbir güç alt edemez. Amerika’sı, Rusya’sı ve Avrupası gerçekte birer balondan ibarettir. Bu balonu patlatmak bizim dinimize olan sağlam bağlılığımızla mümkün olabilir.
Temennimiz 2017 yılının İslam ümmeti için uyanış yılı olmasıdır. Hakkı hâkim kılan bir ümmetin varlığı aynı zamanda dünyanın kurtuluşu olacaktır.
Biz güçlü olursak bize karşı diş bilenen ve yılların kuyruk acısını bizden çıkarmaya çalışan Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin karşımızda diz çökmesi asla imkânsız değildir. Mekke’nin fethinde Kureyşlilerin İslam ordusu karşısında hazırola geçmesi neyse bugünde beklentilerimiz İslam ümmetini temsilen şahlanmış bir Türkiye’nin karşısında diz çökmüş batı âleminin aman dilenmesi olacaktır. Biz elbette teslim olana kahpece zulmetmeyiz. Ama bu ümmetin saçının bir teline dokunma cüreti gösterene karşı da yumruğu indirmeyi biliriz???
Rabbim 2017 yılının İslam ümmetinin uyanışı ve kalkınmasına vesile olması için yarın gece içkili sofralar ya da TV’de ki ahlak dışı programları izleyerek değil, ellerimizi semaya açarak rabbimize yakaran ümmetin duasına icabet edecektir.
 
Bu yazı toplam 187 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.