1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. 2023 Hedefi Davutoğlu’na Mı Nasip Olacak?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

2023 Hedefi Davutoğlu’na Mı Nasip Olacak?

A+A-
Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasıyla başbakanlık koltuğuna geçen Ahmet Davutoğlu’nun önünde dokuz aylık stresli bir dönem var. Yani 2015 genel seçimlerine kadar geçecek sürede Sayın Erdoğan’dan devraldığı bu koltuğun hakkını vermesi ve yapacaklarıyla karizmatik bir kişilik yapısı elde etmesi gerekiyor. Tabii ki çok zor olan böylesi bir hedefin sihirbazın sopasını sallamasıyla oluverecek kadar kolay bir iş olmadığının da bilincindeyiz. Fakat şu da bir gerçektir ki milletimizden bu konuda kabul görmesi ve 2015 sonrası içinde bu büyük önem arz ediyor. Belki dışa yansımasa bile insan nefsinin gereği içeriden bir takım kıskançlıklar, haset yaklaşımlar illa ki olacaktır. İşte bununla alakalı adaleti itinayla gözeterek buna tevessül edenlerin sesini kesmesini bilmeli gerekirse de sistem dışına itebilmelidir. Çünkü bu dokuz aylık süreçte Sayın Davutoğlu, Türkiye’mizi 2023 vizyonuna taşıyacağını göstermek zorundadır. Sadece kararlı olmak ve dillendirmek yetmez. Ortaya fiili icraatlarını da koymalı ki haziran ayında yapılacak seçimlerde bu işi yürütebilme liyakatine sahip olduğunu hem teşkilatına hem de milletimize göstermelidir. Buradan kendisine karşı şüpheli yaklaşımımız var gibi bir yanlış anlama olmasın. Akademisyen kişiliği, mazlumu kucaklaması, zalime karşı sesini yükseltebilmesi gibi önemli konularda ki duruşunu tebrik ve takdir ediyoruz. Ama az önce değindiğim konularda ana başlık liderlik konumudur. Liderlik bambaşka bir şeydir. Genel başkan bir çok kişiden olabilir. Ama liderlik vasfı her isteyenin elde edemeyeceği kadar zor ve Allah vergisi diyebileceğimiz bir nitelik olabilir. Örneğin Kılıçdaroğlu ve Bahçeli partilerinin genel başkanıdırlar. Ama kesinlikle lider vasfına haiz değildirler. Bu sebeple kendi partileri içerisinde her fırsatta çatlak sesler çıkmakta ve genel kurullarda karşılarına birileri rakip olabilmektedir. Çünkü, liderlik vasfı taşımadıkları için diğer arkadaşları buna rahatlıkla cesaret edebilmektedirler. Ama AK Parti’de durum çok farklıdır. 2002’den geçtiğimiz hafta sonuna kadar partinin başında görev yapan Sayın Recep Tayyip Erdoğan, duruşuyla, gayretiyle, halkla kucaklaşmasıyla ve yönetme kabiliyeti ile sade bir genel başkan olmaktan öte önemli bir liderdi. Onun bu liderlik vasfı sebebiyle kendisine karşı kurulan onca komploya karşı dik durmasını bilmiş ve halkımızın da kabulü ile iç ve dış hainlerin tüm girişimleri bertaraf olmuştur.
Ülkemizde bugüne kadar gerçek anlamda lider olabilmiş isimler sınırlıdır. Bunlar; Mustafa Kemal Atatürk, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Alparslan Türkeş, Muhsin Yazıcıoğlu, Bülent Ecevit, Necmeddin Erbakan, Turgut Özal ve Recep Tayyip Erdoğan’dır. Bu isimler dışında kalanlar sadece genel başkanlık yapmış kişiliklerdir. Dikkatinizi illa ki çekmiştir. Bu saydığım isimler dışında hala zikredilen ve şükranla yad edilen kaç isim var ki?
Nerede, Bülent Ulusu, Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Recai Kutan, Deniz Baykal ve diğerleri?
İşte bu yüzden Sayın Davutoğlu’nda da liderlik vasfının olduğunu bizzat görmek istediğimden böyle yazıyorum. Eğer bu özellik açığa çıkarsa ve tüm kesimlerden kabul görürse önümüzde ki yıl yapılacak seçimlerde sayın başbakanımız ülkemizi 2023’e taşıyacak lider olmanın asıl işaretini verecek ve Allah nasip edecekse, ömürler müsaade ederse, 2019 seçimlerinde de yeniden bir diğer genel seçim başarısıyla, cumhuriyetin kuruluşunun 100. yıldönümüne rast gelen 2023 yılında başbakanlık koltuğunda Sayın Davutoğlu olacaktır.
Ama buna giden dikenli yolda gerek iç gerekse de dış hainler tarafından istikrarlı gidişatımıza yönelik saldırılar sürmeye devam edecek ve halen ülkemizin başına karabulut gibi çöken dış güdümlü iç hainlerin oluşturduğu paralel yapılanma tarafından yakalanan her fırsatta hükümeti devirme gayretleri sürecektir. Direğe tırmanırken aşağıda direktekini düşürmeye çalışan yığınların başarıya ulaşamaması için liderlik vasfı olmazsa olmaz bir özelliktir. Bu güç kaynağıdır. Bu savunma sanatında ki en önemli kriterlerden biridir. Diğer konu ise içeriden yükselecek çatlak sesleri terbiye etme ve onları etkisiz hale getirebilmektir.
Buradan hatıra binaen bir şeyler karalamak ve birilerini mutlu etmek şeklinde yazmakla bu işler yürümüyor. O bakımdan bu satırların önemine dikkatinizi çekmekte yarar görüyorum. Zamanı geldiğinde ya da daha önce yapılacak tüm teşkilat yapılarının yeniden gözden geçirilmesi ve kabuklaşarak içeriden bünyeye zarar vermeye başlayan varsa asalakların temizlenmesi ve bunun içinde ciddi bir istihbarat yürütülmesi gerekir. Teşkilatlar, genel yapının en zayıf damarlarından biridir. Recep Tayyip Erdoğan’ın şüphe götürmez liderlik yapısı ile teşkilatların içerisinde patlak vermeyen isyanların, yeni dönemde yaşanmaması için lütfen dikkat diyorum. Bazıları “ AK Parti’de böyle şeyler olmaz” şeklinde kolaycı yaklaşımlar sergileyebilirler. Ama dünya tarihine baktığınız zaman en güçlü yapılanmalar bile eften püften sebeplerle yok olmuştur.
Diğer bir önemli konuda 2015 milletvekilliği seçimlerinde aday olacak isimlerin parti yönetimleri odaklı olmasından öte bilimsel niteliğe haiz kişiler arasından tercih edilmesi lazımdır. Milletvekili seçilen isimler eğer parti teşkilatlarından tercih edilmişse, makamında daha çok teşkilat mensuplarını memnun edebilme gayreti sarf etmekte ve onları memnun edebilme gibi dar bir manevra alanında sıkışıp kalmaktadır. Ama akademik kişiliklerin ülke geleceğimiz adına, birikimlerini, yapılacak yatırım ve icraatlarda ortaya dökmeleri bakımından daha önemlidir.
Özellikle de 2023 hedefine gidecek bir kadronun aciz ve laf ebeliğine haiz bir duruş sergilemesi hiç yakışmayacaktır.
Efendim! Yanılıyor muyum?




Bu yazı toplam 65 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.