1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 21- EYYÜBEL-ENSARİ VE RASÜLÜLLAHIN MUCİZESİ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

21- EYYÜBEL-ENSARİ VE RASÜLÜLLAHIN MUCİZESİ

A+A-

“Senin hoşlanmadığın şeyden ben de hoşlanmam!” deyince Peygamberimiz (s.a.v.), “Siz onu yiyiniz.” buyurdu. “Bunun üzerine biz de ondan yedik ve bir daha Resûlullah’a (s.a.v.) o sebzeden yemek yapmadık.” Peygamberimizin Herise (keşkek) yemeğini çok sevdiğini Hz. Eyyûb-i Ensârî hazretleri rivâyet etmiştir.

     Resûlullah (s.a.v.) Medine-i Münevver’de bir kuşluk vakti, Müslümanların iki gözbebeği Hz. Ebu Bekr-i Sıddîk ve Hz. Ömer-ül-Fârûk ile karşılaştı. Üçü beraber Ebu Eyyûb-i Ensârî hazretlerinin evine gittiler. Evde olmadığını öğrenince, nerede olduğunu sordular. Bahçede çalışmakta olan Ebû Eyyûb-i Ensârî hazretleri, Resûlullah’ın (s.a.v.) sesini işitip koşarak eve geldi. “Merhaba Yâ Resûlallah! Hoş geldiniz. Arkadaşlarınızla beraber safa geldiniz” diyerek karşıladı. Bahçede çalıştığını beyan edip, hurma ağacından bir salkım kopararak geldi. Salkımda üç çeşit hurma vardı.

     Hz. Resûlullah “Yâ Ebâ Eyyûb! Bu salkımdaki kuru hurmaları ayır” buyurunca; “Yâ Resûlallah! Emir sizindir. Ancak, size hayvan kesip, et ikram edeceğim.” Resûlullah da; “Eğer hayvan keseceksen, sütlü hayvan kesme” buyurdu. Eyyûb-i Ensârî (r.a.) oğlak kesip, Ümmü Eyyûb (r.a) da yarısını söğüş, diğer yarısını da kızarttı. Sıcak bir ekmek hazırladı. Etleri ekmeğin üzerine koyup, sofraya getirdi. “Yâ Resûlallah, buyurunuz” deyince, Resûlullah (s.a.v.);

       “Yâ Eba Eyyûb! Bu ekmek ile etten bir parça da kızım Fâtıma’ya götür, çünkü ben biliyorum ki; epey zamandan beri Fâtıma bu yemeği yememiştir.” Emir yerine getirilip, sofra kalktıktan sonra Peygamberimiz “Bütün bu nimetler, ekmek, et, hurma, taze hurma ne güzel. Bu nimetler şükür ister.” buyurup ağladılar. “Nefsim, yedi kudretinde olan Allah telâya yemin ederim ki, bu nimetler yüzünden, yarın kıyâmet gününde siz suâl olunacaksınız” buyurduktan sonra ilâve ettiler;

     “Ancak, sağlığınızda elinize geçen nimetleri yemeğe başlarken “Bismillah”, doyduğunuz zaman da “Elhamdülillahillezi eşbaanâ ve en âme aleynâ fe efdâle” diyerek Cenâbı Hakk’a şükür ve duâ ediniz. Zira Cenâbı Hakkın verdiği rızık, bu sebeple, size kifayet eder.

      Gitmek üzereyken, “Yâ Ebâ Eyyûb! Yarın da sen bize gel” buyurarak davet etti. Davete icabet edip, Resûlullahın yanına gitti. Resûlullah (s.a.v.) Ebû Eyyûbi Ensârî (r.a.) hazretlerini çok sevdiğinden, mükâfat olarak, o’na bir cariyesini ihsan edip, “Yâ Ebâ Eyyûb! Bu cariye hakkında Allahü teâlâdan hayır iste. Çünkü bu cariye bizim yanımızda bulunduğu müddetçe, bundan hayırdan başka bir şey görmedik” buyurunca, Resûlullah (s.a.v.) yanından ayrıldıkta;

     “Ben Fahri âlem hazretlerinin vasiyetlerinde hayır görüyorum. O hayır da ancak bu cariyeyi âzad etmektir.” deyip âzad etti. Ebû Eyyûb-i Ensârî (r.a.) Peygamberimiz (s.a.v.) için, her gün bir sofra hazırlamak âdetiydi. Bu izzet ve ikramıyla derecesi çok yükseldi. (devam edecek)  

 

Bu yazı toplam 314 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.