1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. 24 HAZİRAN’A GİDERKEN NE DÜNÜ NE DE BUGÜNÜ İNKAR ETME!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

24 HAZİRAN’A GİDERKEN NE DÜNÜ NE DE BUGÜNÜ İNKAR ETME!

A+A-

Geçen hafta Dr. Ömer Yıldırım Başkanın muayenesinden çıktıktan sonra Banka önünde yıllara varan gönül dostlarımızdan İçeri Çumra’dan Faruk Bayramoğlu ve Hasan Hüseyin Yalçın ile karşılaştım. Selamlaşıp hasretle kucaklaştık.
Faruk Bayramoğlu Ağabey;
--- Ahmet Başkan ne haldesin, seçimlerde ne düşünüyorsun? Diye sordu.
--- Faruk Başkanım ben aynı yerdeyim memleket değiştirmedim dolayısı ile bizde değişiklik yok.. Bu saatten sonra bünye değişikliği kaldıramaz.. Anladığım kadarı ile sizde değişiklik var. Biz pergelin sabitleme mıhını kafamızdan sökmedik. Aynı mıh yerinde takılı duruyor. Malum olduğu üzere pergel iki koldan oluşur Kollardan birinin ucu sivri, öbürü kullanımına göre boş bırakılır. Bu boşluğa uygun renkte kalem ucu takılabilir. 
  Hani Atilla İlhan Ben sana mecburum diyor ya;
Ben sana mecburum bilemezsin 
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 
Büyüdükçe büyüyor gözlerin 
Ben sana mecburum bilemezsin 
İçimi seninle ısıtıyorum.
Ancak, bununla birlikte zaman zaman yerel bazda sıvri uç merkez olmak kaydıyla pergelin kalemlerinin rengini değiştirdiğimiz oldu.
Biz gönüldeş olarak birbirimizi Allah rızası için sevdik. Dünyevi hiçbir neden bizim dava ve Turan Sevdamızdan muhakkak alıkoyamaz. Son nefesimize kadar bu sevdadan vazgeçmeyeceğiz. Böyle de devam edecektir. Dedim. Faruk Bayramoğlu;
--- 25 Haziran sonrası yine bir arada olacağız dedi. Görüşmek üzere diyerek ayrıldık. Uzun sure Alibeyhüyüğü ve Çumra trafolarında çalışan ve Konya’da Teaş’tan emekli olan arkadaşımız Osman Erdoğan’ı ziyaretimizde de aynı duyguları yaşadık.
Evet, Cenabı Allah kardeşi kardeşe düşman edecek olan şeytanın ve şeytanca fitnelerden bizleri korusun.
Ülkeyi, Milleti, Vatanı bölmek isteyenler, önce kardeşi kardeşe düşman ederek birbirine düşürerek aralarına nifak sokarlar.
Bugün ne gariptir ki, Ülkücüler yol ayrımına gelerek farklı siyasi tercihler yapma durumunda bırakılmışlardır.
Gönlümüzden geçen Ülkücülerin dün bugün demeyip yediden yetmişe herkesi MHP ‘de buluşması olmalıdır. İnanıyoruz ki, bu muhakkak gerçekleşecek tekrar Ülkücüler bir beraber olacaklardır.
Bir büyüğümüzün ifadesiyle;
“”Bunu sağlayacak kardeşler; Ülkücüler arası aile içi ihtilafları çözecek sağduyu, ilke, töre, ideoloji ve doktrin tüm milli ve manevi değerlerin gerçek kantarı kurulacak ve tarih hükmünü verecektir.
İhtilafları rahmete, berekete vesile kılacak; sınava tabi tutacak, feraset, basiret ve sağduyu zamanıdır.
Bu yol ayırımını hiç arzu etmezdik... bu sonuçtan endişe etmiştik... korkulan oldu! Artık her kafadan ayrı bir ses geliyor; nefisler ve koltuk hesapları işe karıştı.
Fakat buradan yüz yüze bakılamayacak sonuçlar çıkmamalıdır. Herkes haddini, hududunu bilmelidir. Yarın belki aynı cephede, mezarlıkta yan yana, aynı sokakta, köyde veya şehirde, biri birinin kucağında öncelikle can verecek, yine Ülkücülerdir.
Siyasi tercihleri aşan bir gönül birlikteliği, Başbuğun ve şehitlerin bize vasiyet ve emanetidir.
Kritik kader kavşağı, zor zaman dilimidir... ancak daha önceki acı tecrübelerin ışığında aşılır...
Biz bu tecrübeyi geçmişte farklı siyasi partiler; ANAP, DYP vb, örneklerinde görmüştük. O adreslerde iken, tu kaka edilenlerin MHP ye geri gelişte, nasıl baş tacı edilip, el üstünde tutulduğunu gördük. Ya da parti içi muhalefet aktörlerinin, daha sonra nasıl üst makamlara getirilip, taltif edildiklerini ibretle izledik.
Hatta parti yöneticiliği dönemimizde, bu muhaliflere engelleme talimatları aldık ama görmezlikten geldik. Zira isimleri bizce malum değerli siyasi figürlerin, tepelerde yönetici olduğunu müşahade ettik.
Yine BBP ve ATP ile yol ayırımında gidenler "hain"; partiye geri gelince "kahraman" oldular... bunun örnekleri çoktur.
Yine İYİ Parti ile benzeri süreç yaşanıyor... yarın aynı sonuçların yaşanacağı kesindir. Hiç kimsenin aleyhte propagandasına itibar ederek, Ülkücülerin kardeşlik ötesi gönül kalelerini tarumar etmeyelim.
İnsan her sonuca aday... hastalık ya da ölüm her an kapımızı çalabilir... bizi düğünde, cenazede, hastanede, varlıkta-darlıkta ayırmak isteyenlere fırsat vermeyelim.
5000 Ülkücü şehit başta, tüm şehitlerin... öte yanda başta Başbuğun ve ulvi davaya gönül vermiş ve sonra rahmeti rahmana ulaşmış olanların ruhunu incitmeyelim. Yaşayan efsane kahramanların gönüllerine hançer saplamayalım... bu dönem ibret verici bir dönem olarak mazide kalsın.
Batılılar “Türkiye Türklere bırakılacak kadar önemsiz bir ülke değildir ”diyor...
Aynı şekilde, Ülkücüler ve MHP hakkında benzer değerlendirmeler yapılıyor.
Ülkücüler bölünmeden ülke bölünmez... biz bölünürsek, yazık olur.
Tarih herkesi yazacak empati otokritik murakabe zamanı gaza dolduruşa tahrike kapılmadan, bu siyasal süreçten mutlaka Ülkücülerin kardeşliği; Türk milletinin birlik ve bütünlüğü güçlenerek çıkmalıdır!””
Ne güzel ifade etmiş değil mi?

Bu yazı toplam 458 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.