1. YAZARLAR

  2. Adnan BAŞAR

  3. 24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN
Adnan BAŞAR

Adnan BAŞAR

Yazarın Tüm Yazıları >

24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN

A+A-

Ademoğlunu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden, dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir.
Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu o dur. Fertler gibi milletler de onun eseridir. Farkında olalım olmayalım her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur. Devletleri ve medeniyetleri yapan da, yıkan da muallimlerdir. Muallime değer verildiği ,muallimin hürmet gördüğü ülkede insanlar mesut ve bahtiyardırlar. Muallimin alçaltıldığı, mesleğinin hor görüldüğü milletler düşmüştür, alçalmıştır. Babam beni gökten yere indirdi .Hocam beni yerden göğe yükseltti. “diyen İskender’i Zülkarneyn muallimi anlamıştır. Muallim sadece zekaların değil, beşaretlerimizin, ibadetlerimizin müjdecisidir.
Milletimizin ruhi temelleri olan islamda peygamberimiz Hz. Muhammed (S.A.V)  ilk muallimdir. Öğreten o, inandıran o, idi. Devlet ve mektep işlerini birleştirmiş, mabetle bütünleştirmiştir. Mescidi Nebevi bunun en güzel örneğini teşkil etmektedir. Devlet adamı muallimin emrinde bulunduğu müddetçe devlet, millet ve toplum ikbal halinde yaşamış, muallim, devlet adamının bendesi olduğu zaman devlet, millet ve toplumlar bozulmuş felaketler baş göstermiştir. Tarih, kültür ve medeniyetimiz bunun örnekleri ile doludur.
Öğretmen olarak mesuliyetlerimiz çoktur ve cemiyet hayatının her sahasına uzanmaktadır. Bir memlekette ticaret ve alışveriş tarzı bozulmuşsa , bundan öğretmen mesuldür.Siyaset,milli tarihin çizdiği yoldan ayrılmışsa, millet tarihi karakterini kaybetmişse, bundan mesul olan yine öğretmendir. Gençlik avare ve davasız, aileler otoritesiz, memurlar rüşvetçi, mesul makamlar iltimasçı iseler sorumlu yine öğretmendir. Din hayatı bir riya ve taklit merasimi haline gelerek vicdanlar sahipsiz ve sultansız kalmışsa bunun da sorumlusu öğretmenlerdir bizleriz.
Yüreklerin merhametsizliğinden, his ve duyguların bayalığından ve iradelerin gevşekliğinden bir sorumlu aranırsa o da yine öğretmenlerdir. Yalnız kaldığımız yerde yalnızlığımızın mesulü o ,imanların zayıfladığı devirlerde bu gevşemenin mesulü yine öğretmenlerdir yine bizleriz.
Bu kadar yükü muallime yüklemek, ilk başta fazla gibi görünüyor. Fakat hepimizin ruh yapısı öğretmenin elinden çıktığı düşünülürse hiçte yanlış değildir.
Ruhi varlık halinde bizi yapıp yoğuran bunca mesuliyetlere sahip olan öğretmen nasıl bir insan, nasıl bir varlık olmalıdır. Bunu da eğitimin vasfını, özelliğini ortaya koyan Milli Şairimiz M.Akif Ersoy’dan  dinleyelim.
‘‘ Muallimim diyen olmak gerektir İmanlı,
 Edepli, Liyakatli sonra vicdanlı
 Muallim ordusu derken, çekirge orduları
 Çıkarsa ortaya artık, hesap edin zararı” .
.Bu çerçevede  öğretmenin ruh yapısını meydana getiren karakterleri şöyle sıralayabiliriz.
1-Herşeyden evvel öğretmen hayatımızın sahibi olmaktan ziyade sanatkardır, kullanıcısı değil yapıcısıdır, seyircisi değil aktörüdür.
2-Öğretmen geçeceği bütün yollar engellerle örtülü olduğu halde, buna tahammül etmesini seven idealcidir.
3-Öğretmenlik sevgi işidir, ruh sevgisidir.Ruhun ulvi olan isteklerine nefsinden her şeyi feda eden, sevginin, ferdi ulaştırdığı örnek insan mertebesidir.
4-Öğretmen hepimizin her an muhtaç olduğu doktordur. İman ve anlayış vasıtaları ile bizi tedavi eder, ruhlarımıza sunar, hakikat aleminden haberler verir.
5-Öğretmen, sahip olduğu bu mesuliyetlerle içimizde en fazla hür olan insandır.
Çünkü mesuliyetimiz hürriyetimizin kaynağıdır. Zira vücut zincirlenir, fikir ve düşünceler zincirlenemez. Hür olmayan öğretmen, öğretmen değildir. Mahkûm edilmiş fikir ve irfandır. Fikir ve kültürün mahkumiyeti en az vatan toprağının esaret altında kalması kadar  acıklıdır.
Öğretmeni bu karakteri ile tanımayıp onun millet ruhunun yapıcısı olduğuna inanmayan bir zihniyet, öğretmeni basit bir memur kadrosu haline koyar ve her taraftan çiçeklenecek kültür ağacını kökünden baltalar.
O halde bizler öğretmen olarak mesuliyetimizin şuurunda olalım. Sorumluluk duygusu taşıyalım. Mesuliyet hissini duygusunu vicdanı olan insanlar taşır. Vicdan, insanın inancına bağlı bir histir. İnancı sağlam olan, inancı bütün olan kimseler, yapacakları işlerde sorumluluğu göz önünde tutarlar, Peygamberimiz (S.A.V ) ‘‘ Hikmetin, her iyinin ve doğrunun başı Allah korkusudur’’ buyuruyor. Millî Şairimiz M.Akif’ de bir manzumesinde;
“Ne irfandır veren Ahlaka yükseklik ne vicdandır
 Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır
.Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havzı yezdanın 
Ne irfanın kalır tesiri, katiyyen ne vicdanın” 
diyerek  insanda fazilet ve mesuliyet hissinin Allah korkusu ile mümkün olduğunu ifade etmiştir.”
Öğretmenlik ,muallimlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Öğretmenliği ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize eşrefi mahluka ulaştıran  bir vasıta olarak görüyorum. Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum  yapısına katkı sağlamaktır.Zira her insan yaşadığı toplumu kendi iç dünyasında barındırır.Bir başka ifade ile toplum, insan denen varlığın aynasıdır.
İnsan yaratılmışların en seçkini , en donanımlısı, en bilinçlisi, yüce kitabımızın ifadesi ile (Ahsen’i Takvim ) “Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık”ama aynı zamanda en vahşi en acımasız en anlaşılmaz davranışların da sahibi (Esfeli safilin) yine Kuran’ı Kerim’in ifadesiyle “sonra onu aşağıların en aşağısına çevirdik, indirdik” buyurarak eğitime ve o eğitimi veren öğretmen ve mürebbilere gereken değeri ve önemi belirtmiştir.
Onun için insan hayatında eğitim; Davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkili ve sorumludur. Öğretmen görevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal edemez ve etmemelidir. Onun için bir hadis-i  şerifte peygamberimiz  (S.A.V ) “Bir insanı kötülükten alıkoyup iyiliğe sevk etmek dünyanın bütün nimetlerinden daha değerlidir. Ayrıca insanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” buyurmuştur. Bu hadis-i şerif öğretmenlik mesleğinin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.
Şimdi gelelim bu duygu ve düşünceler doğrultusunda Dinimizin ilme ve ilim adamına “öğretmene” verdiği müjdelere….
“Oku,  oku yaratan  Rabbinin adıyla oku! “hitabı  bütün insanlığa iken öncelik muallimedir”
“ De ki hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?”
“ İlim adamları için üstün dereceler vardır”
“Yüce Allah sizden iman edenlerle , ilim sahibi olan kişileri derece bakımından üstün kılmıştır.”
“Allahtan kulları içinde yalnız Alimler hakkıyla korkar ”buyurulmaktadır.
Gelelim Hadisi Şeriflere:
“Alimler (ilim adamları ) peygamberlerin varisleridir.”
“Beni Rabbim Terbiye etti  ne güzel terbiye etti .”
“Yer ve  gök ehli ,alim için Allahtan mağfiret diler.”
“Kendisinden istifade olunan Alim bin Abidden  hayırlıdır.
“ Ya öğrenici ol , ya öğretici ol , ya dinleyici ol ya da onları seven ol ,beşincisi olma helak olursun. “Peygamberimiz (S.A.V) mescid- i nebevi de eğitim öğretimle uğraşan sahabilere karşı “Bende bir öğretmen olarak gönderildim” buyurarak öğretmenin değerini ve önemini belirtmiştir.
“İrfan ordumuzun güzide mensubu öğretmen Arkadaşlarım,
Geleceğimizin teminatı bir gençliği yetiştirme konusunda en büyük görevi ve sorumluluğu öğretmenler olarak bizler üstleniyoruz. Biz öğretmenlerin yetiştireceği özlenen nesil yeniden büyük Türkiye’ yi ve yeni bir dünyayı kuracak, böylece bütün insanlığın kurtuluşuna vesile olacaktır.
Bu duygu ve düşünceler ile bütün öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlar, hepinizi sevgi saygı ve hürmetle selamlıyorum…  

    

Bu yazı toplam 3520 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar