1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. 26 HAZİRAN ÇUMRA'NIN 93. KURULUŞ YILI 
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

26 HAZİRAN ÇUMRA'NIN 93. KURULUŞ YILI 

A+A-

26 HAZİRAN ÇUMRA'NIN 93. KURULUŞ YILI 

Çumra bilinen ve her zaman anlatılan Gazi Mustafa Kemal Atatürk tren ile geldiği Çumra Sulama İdaresi Müdürü okul arkadaşını ziyaretinden sonra ;
“---BU ŞİRİN BELDEYİ GELİŞTİRMEK, BURAYA ÖNEM VERMEK LAZIMDIR. ÇUMRA İLÇE OLMAYA LAYIKTIR.” Demiştir.
Evet, bu tarih olarak 26 Haziran 1926 tarihidir. Başka deyişle Çumra’mızın kuruluş günüdür.
Şair yazar Gültekin Samanoğlu Rahmetli Çumra’da yaşamış Cumhuriyetin 10. Yılı Kutlamalarını anlatırken bir bakkal, bir berber, bir kahvesi bulunan küçücük ilçe olarak tarif ettiği ilçeden bugün özellikle Çumra Şeker Fabrikasının kurulmasıyla birlikte tarıma dayalı sanayinin başkenti ÇUMRA olmuştur.
Biz Cenabı Allah’a şükrediyoruz ki, nu be beldede doğup büyüdük fırsat ve imkan içinde bu şehre hizmet etme, hizmet üretmek için gayret gösterdik ve bu gayretimiz sonsuza dek devam edecektir.
---“İnsan yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanırmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, hep birinin gönlümüzden kopup ayrılması bir ayrı sızı uyandırırmış. Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!” Değil mi?
Böylesi duyarlılık içinde Çumra’mızın 93. Kuruluş gününü kutluyorum.
Biz daha öncelerde yaşadığımız yere benzermiş insan! Demiştik ve bu yazımızdan çok güzel tepkiler aldık. Herkese teşekkür ediyorum. Benim duyarlılığımdan çok siz okuyucularımın hemşerilerimin duyarlılığı olarak görüyorum.
Yine o yazımız gibi Çumra’mızın dününe dair bir fotoğrafı sizlerin gözünüzden öteye hafızanıza sunuyorum.
Rahmetli babamın hem sanat olarak hem de asker arkadaşı olan Göçmen Ayakkabıcı Selman Usta vardı. Yanılmıyorsam çocuğu da yoktu. Eskilerin ifadesi ile bila veled idi. En son kalfası Göçmen Ali Dağdelen idi Selman Usta öldükten sonra epey bir sure aynı dükkânı Ali Usta çalıştırdı.
Şimdiki Alparslan Türkeş Caddesinde Elektrikçi Mehmet Ali Özyazı’nın dükkânın olduğu yerdi.
Selman Usta ayakkabıcılık yapar ve babası ise aynı dükkânda bakkal eşyası satardı. Biz bol günâşık alırdık. Babam ise bize Dededen incir, ceviz alıverirdi.
Geçen gün arabayı Kaldırım Bekir Ağabey’in ora durdurunca biran aklıma dede ve Selman Usta rahmetliler geldi. Bilvesile hepsine rahmet diliyorum.
Hemen dibinde Tokgözlerin acentesi vardı. Şimdi Okçu Belediye Başkanlarından olan Ali Tokgöz’ün babası idi.
Hacı Ramazan Erkoyuncu’nun oğlu rahmetli Hacı Ahmet Erkoyuncu’nun manifatura dükkânı, Kahveci Sadık Ünal’ın kahvesi Nuri Ağabeyimin kunduracı dükkânını da hatırlamamak mümkün değil.
Kuzuculu Terzi Halil Yıldız’ın dükkânı
Karşı köşede ise Bekir Kaldırım’ın babası Celal Kaldırım’ın manifatura dükkânı unutulur mu?
Bu arada şimdi hepsi rahmetli oldu.
Terzi Hasan Hüseyin Koçak’ın kalfasını Terzi Halil Yıldız Amca çalmıştır. Buna Terzi Hasan Hüseyin çok kızar. Terzi Halil Yıldız Amcanın dükkânına gelir.
Halil Amca, Hacı Celal Kaldırım ile oturmaktadır. Hasan Hüseyin Amca;
--- Bak Halil Usta benim kalfamı benden izinsiz alanın alnını karışlarım. Adamı asarım, keserim. Daha başka ağza alınmayacak küfürler etmeye başlar. Hacı Celal Kaldırım;
--- Hasan Hüseyin Usta tamam artık çok ileri gittin! Hasan Hüseyin Amca;
--- Hacı Celal sen bu işe karışma! Baksana o kadar hakaret etmeme rağmen gıkı çıkıyor mu, Halil Ustanın? Yazıklar olsun sana Halil Usta! Diyerek dükkândan çıkar gider. Hasan Hüseyin Usta gittikten sonra Hacı Celal Terzi Halil amcaya;
--- Ulan Halil Usta sende hiç yürek yokmuş. O kadar yenir yutulur olmayan lafı yedin gıkın çıkmadı. Deyince Terzi Halil;
--- Hacı Celal yeni yeni kızıp geliyordum. Der.
Şimdi ne zaman haksızlık ve hakaret sonrası bir suskunluk olayı olsa Çumralılar bu olayı anlatıverir.
Çarşının sembolleri olan bu esnaflarının latifeleri şimdi rahmetle anmaya vesile oluyor.
Çarşı Caminde Rahmetli Sodurlu Kırmızı Hocanın o zamanlar da vaiz, nasihat, sohbetleri unutulmazdı. Cami tıklım tıklım dolardı.
Göçmen Selman Usta, Dede derken nerelere geldik. Değil mi?
Zaman zaman böylesi hatıraları sizlerle paylaşmakla Çumralılık şuuru daha pekişir değil mi?
Bu arada Çumra’mızın gülleri hükmünde Deli Nail ve Deli Ayış’ın yoğurt pazarında, Şahabettin fırınının oralarda kavgaların unutamam.
Rahmetli Nail Deli Ayış’tan çok korkardı. Ayış çok sigara içerdi. Sigarayı ağızlığa takar külhanbeyi edası ile içerdi.
Vay rahmetliler vay!
Çumra’nın gülleri idiler.

Bu yazı toplam 1007 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.