Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

27 Mayıs

A+A-
Bizim yaşımızda olanlar bu tarihi bilirler. Bizden sonra olanlarda, okumuşlar, yazmışlar 27 Mayıs’ın Türkiye üzerinde nasıl bir etki yaptığını, Türkiye’de demokrasinin nasıl yara aldığını anlamışlardır.
27 Mayıs 1960 da Türk demokrasisi yanında, Türk Milleti büyük yara almıştır. Halkın büyük çoğunlukla iş başına getirdiği insanlar, alaşağı edilmiş, halkın iradesi yok sayılmış, Atatürk’ün dediği gibi “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ifadesi rafa kaldırılmış, Milletin seçtiği insanlar zindanlara ve dar ağacına mahkum edilmiştir.
1950'den itibaren seçimleri düzenli olarak kazanan DP, 10 yıl boyunca iktidarda kaldı. Bu süreçte, erken seçim ve yoğun muhalefete rağmen, Adnan Menderes'in başbakanlığında kurulan son hükümet; 27 Mayıs 1960'ta ordunun yönetime el koymasıyla devrildi.
Fakat Adnan Mendres Hükümeti'ne karşı ordu içinden gelen hoşnutsuzluğun asıl sebebi ise başkaydı. DP iktidarının, TBMM'deki sayısal üstünlüğün verdiği güçle muhalefete karşı uyguladığı hoşgörüsüz tavır, başka partiye oy verdiği için Kırşehir'in ilçe yapılmasıyla doruğa çıkmıştı. Tüm bunlara başta "Arapça Ezan" yasağının kaldırılması gibi kararlar da eklenince, ideolojik olarak cumhuriyet ilkelerine ihanet edildiği düşüncesi ortaya çıkmıştı. CHP'nin serbest seçimlerde başarılı olabileceğinden ümidi kesen genç subaylar rahatsızdı. Bu yüzden 1954 yılından itibaren DP iktidarını devirmek için ordu içerisinde birbirinden habersiz birçok gizli komite kurulmuştu. Darbeden sonra "Milli Birlik Komitesi" üyelerinden olacak bu genç subaylar, komiteleri birleştirerek İttihatçı vari bir tarzda silah üzerine el basmış ve darbe yapmaya yemin etmişti. İllegal bu yapılanmalar mutakabata vardıktan sonra fırsat kollamaya başlamış, ülke hızla kutuplaşmaya, provokasyonlarla kaosa doğru sürüklenirken darbe için şartlar olgunlaşmıştı.1961'de, Yassıada'da kurulan askeri mahkemede yargılanan Menderes, Zorlu ve Polatkan idam edildi. Menderes'in yönetimindeki DP'nin iktidarı sırasında 1955'te gerçekleşen, 6-7 Eylül olayları da yaşandı.
1 Mayıs'taki sokağa çıkma yasağı nedeniyle evlerinde kalan İstanbullara rağmen, dışarıda iki protesto gösterisi düzenlendi. Başbakan merhum Adnan Menderes, radyodan bir açıklama yaparak "Memleketimiz ne bir ihtilal karşısındadır, ne de ihtilalin sözde haklı sebepleri bu ülkede mevcuttur" dedi. 5 Mayıs'ta Ankara Kızılay Meydanı'nda üniversite gençliği büyük bir protesto gösterisi düzenledi.
6 Mayıs'ta İsmet İnönü NATO ülkeleri gazetecileriyle bir basın toplantısı düzenledi ve serbest seçimle iktidarın değişmesini istedi. Bu sırada gezilerine devam eden Adnan Menderes 15 Mayıs'ta İzmir'de, 17 Mayıs'ta Manisa'da konuştu.21 Mayıs'ta Harp Okulu öğrencileri sessiz bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bunun üzerine, Menderes, Yunanistan gezisini iptal etti.22 Mayıs'ta Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı haberleşmeye sansür koydu. Gece 20:00'den sabah 05:00'e kadar sokağa çıkma yasağı ilan edildi.24 Mayıs günü muhalefet meclisi terk etti ve mecliste konuşmalar yasaklandı.27 Mayıs günü Menderes Kütahya yolunda tutuklandı ve Ankara'ya getirildi.27 Mayıs saat 04:36'da Ankara Radyosu'ndan yapılan bir anonsla ordunun yönetime el koyduğu bildirildi. Başlangıçta kısa bir süre belirsizlik olsa da, bir süre sonra ihtilalcilerin İstanbul ve Ankara'da yönetime el koydukları anlaşıldı.
Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve o sırada Eskişehir'den Kütahya'ya geçen Başbakan Menderes gözaltına alındı. Girişimin lideri ilan edilen Orgeneral Cemal Gürsel, saat 16:00'da radyoya bir açıklamada daha bulundu ve ihtilal süresince meclis yerine yasama organı şeklinde çalışması için kurulan Milli Birlik Komitesi'nin üyelerini açıkladı. 30 Mayıs'ta İçişleri Bakanı Namık Gedik intihar etti.
Ekim 1960'ta başlayan Yassıada duruşmalarında, Demokrat Parti yöneticileri yargılanmaya başladı.Dışişleri Bakanı Fuat Köprülü ve eski İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay'la birlikte yargılandı. Gizli yapılmasına karar verilen bu dava sonunda ilk celse tamamlandı. Merhum Başbakan Menderes, Yassıada mahkemesinde hakim Salim Başol’a “suçumuz nedir ?” diye sorduğunda, “Yukarısı böyle istiyor” cevabını verdi. Dava sonunda, anayasa ihlaliyle suçlanan Celal Bayar ve Adnan Menderes'in de aralarında bulunduğu 15 kişinin idamı istendi. Duruşmalar sırasında kalp krizi geçiren Lütfi Kırdar öldü.592 sanıktan 288'i için idam istendi. 15 sanık idam cezası alırken, 31'i müebbetle cezalandırıldı. 418 sanıkta çeşitli cezalara çarptırıldı. Cezaları onaylanan Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan 16 Eylül günü sabaha karşı idam edildi. 17 Eylül'de, de Adnan Menderes İmralı adasında idam edildi.
İşte 27 mayıs ile başlayan süreç kısaca böyle. Allah bu ülkeye, bu millete bir daha “27 Mayıs” yaşatmasın.

 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.