1. YAZARLAR

  2. Kerim Küçüksarı

  3. 28 Şubat ve Erbakan Hocayı An(la)mak
Kerim Küçüksarı

Kerim Küçüksarı

Yazarın Tüm Yazıları >

28 Şubat ve Erbakan Hocayı An(la)mak

A+A-

Aliya İzzetbegoviç "Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız, düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır." diyor. Erbakan Hocanın durumunu özetliyor bu söz. Dün yalnız bırakılan, partisi kapatılan, ideallerine kilit vurulmaya çalışılırken; o gün O’nu, çabasını, gayretini ve gösterdiği hedefleri anlamaya yanaşmayanlar, bugün sağdan sola, yukarıdan aşağıya tam kadro Erbakan Hocaya övgüler diziyor. Bu övgüleri Hocanın ideallerini anlamak için mi diziyorlar, yoksa uygulamak için mi bilinmez!

Erbakan Hocanın hayatı iman ve cihattı. Davası İslam’dı ve mücadelesini de bu uğurda, hem ülkesinin hem de Müslüman ülkelerin ayağa kalması için verdi. Erbakan Hocaya “gel bu Siyonist söylemlerinden vazgeç sana ne istersen verelim” diyenler bile olmuştur ama O tek başına “topunuzun…” diyerek davasından asla vazgeçmedi. Her şartta ve ortamda Siyonizm’in uşaklığını yapmayacağını, ülkesini kalkındıracağını ve Müslüman ülkelerle birlikte omuz omuza olmak gerektiğini anlattı ve uyguladı.

Erbakan Hoca Üretimden yanadır.

Zulme, emperyalizme, sömürüye ve eşitsizliğe karşı duran Erbakan Hoca, ülkemizin ve İslam aleminin içinde bulunduğu sorunlara çözüm ararken Anadolu insanın üreterek kalkınmasına büyük önem vermiş, zor zamanlarda ve her fırsatta kurmuş olduğu fabrikalarla, tarım politikaları ile kalkınmanın temellerini atmıştır. Helal ve huzurlu iş sahaları açmak için var gücüyle çalışmıştır. Kapitalist, emperyalist düzene boyun eğmemiş, onların uşaklığını yapmamıştır. Anadolu insanın emeğini faiz lobilerine yedirtmemek için mücadele etmiştir.

Faiz düzenine kökünden karşıdır.

Erbakan Hocaya göre, israf ve zulüm sistemi olan  “faizci kapitalist sistem” insanlığı kendine köle yapmak, ülkeleri ve milletleri sömürmek için bizzat Siyonizm tarafından icat edilmiştir. Hoca’nın davası İslam’dı, bu sebeple inandığı dine mugayir iş yapamazdı. Aksi halde Bakara Süresi 276. ayetin sınırlarına girerdi. Mücadelesini de bu uğurda verdi. Bugün Erbakan Hoca’yı ananların faizle ilişkileri nasıldır?

Siyonizm’e açıktan düşmandır.

Erbakan Hoca ile Abdülhamit Han’ın en çok benzeyen yanları Siyonizm’e karşı verdikleri mücadeledir. Siyonizmi anlamak için ABD’in Irakta ne aradığına, başkanlarının söylemlerine; Rusya’nın Suriye’de ne işinin olduğuna bakın. Hepsi Siyonizm tarafından İsrail’in güvenliğini saplamak ve “büyük İsrail” emellerine ulaşmak için oradadır. Erbakan Hoca bu durumu anlatmak için “Eğer bir gün mesele Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye'dir. Bu söylediklerimi bir gün anlayacaksınız." demiştir. Erbakan Hoca Siyonizm’e karşı mücadelesinde yalnızdır ve devletin gücü ve imkanlarını da kullanmamıştır. Hocanın mücadelesi imkansızlıklara rağmen destansı bir mücadeledir.

Şu olay Hocanın cesaretini ve adanmışlığını göstermektedir. Dünya Siyonist örgütünün başı Theodor Herzl’in başkanlığında 1897 yılında İsviçre'nin Basel şehrinde toplanan Yahudi Kongresi’nin yapıldığı, İsrail Devletinin kurulduğu, yüz yıllık plan ve programın kararlaştırıldığı salonda; Erbakan Hoca tam 100 yıl sonra 3 Eylül 1994 tarihinde 2. Avrupa İslam Birliği Konferansı’nı tertip ederek İslam Birliğinin temellerini atmış, aynı salondan ve aynı kürsüden Siyonizm’e cevap vermiştir.

D-8 Ekonomik İslam Birliği Teşkilatı

İslam Birliğinin kurulması için en büyük görev Türkiye’ye düşüyordu Türkiye’de üzerine düşeni yaptı. 54. Hükümetin Başbakanı Erbakan Hoca tarafından 15 Haziran 1997  tarihinde D-8 Ekonomik İslam Birliği Teşkilatı kuruldu. Fonksiyonlarını yerine getirmesi için de yine binlerce yıllık teşkilatlanma ve devlet geleneğine sahip olan Türkiye’ye çok büyük görev düşüyor. Müslümanların vakur duruşu için, birliğin Hoca Tarafından düşünülen müesseslerinin ayağa kaldırılması gerekir. Yeni bir dünyanın kurulması için bu şarttır. Erbakan Hocayı anlayan her bir ferdin bu idealler etrafında üzerine düşeni yapması gerekmektedir. 

28 Şubat darbesi Batılı ülkelerle işbirliği yapılarak Hocanın ideallerine, dolayısı ile inanlara yapılmıştır. Bin yıl sürecek diyorlardı, zahiren sürmedi ama görünmezde devam etmektedir. Zaman geçtikçe Erbakan Hoca, daha da iyi anlaşılacaktır. Gelecekten umut kesmek yok, Hocanın ideallerinin yaşatılacağı, adil bir düzenin ve İslam birliğinin tesis edildiği tam bağımsız bir Türkiye hayalimizdir. Hepimizin üzerinde çok büyük emeği ve hakkı olan muhterem Erbakan Hocamıza Cenab-ı Hak’tan rahmet ve mağfiret diliyorum.

Önceki ve Sonraki Yazılar