1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 30- İBRETLİ BİR HİKÂYE
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

30- İBRETLİ BİR HİKÂYE

A+A-

Selimiye’nin yerinin lale bahçeleri olduğu söylenmektedir. Yani muhtelif kişilerin lale bahçesi. Hatta deniliyor ki; bir kadının da lale bahçesi varmış. Camiye vermekte zorluk çıkartmış. Camiye lale resmi konmasını şart koşmuş. Mimar Sinan kerhen bu teklifi kabul etmiş. Lakin caminin orta yerinde ki mermere Lale’yi tersine yapmış, kerhen kabul ettiği için derler.

     Bu mabedin mimar ve bu mabed de emeği geçen ve yardım edenlere Fatiha ve ihlâsı şeriflerimizi okuyarak ÜÇ ŞEREFLİ CAMİ’ ye geçiyoruz. Burası inşa edilirken üç tane melek’in yani Cebrail, Mikail ve İsrafil (a.s.)in indiğini ve bu meleklerin kondukları yerlere basıp hürmetsizlik olmasın diye, o günün padişahı Sultan II. Murat Han, üç adet yeşil sütun diktirir. Yani bu üç meleğin konmasının büyük bir şeref manasına geldiğinden bu cami’ye üç şerefli cami denmiştir. Devrin büyüklerinden birinin(vallahüalem Hacı Bektaşi Veli k.s.) manevi tespitlerinden bu malumat söylene gelmiştir. Halk ise üç şerefeli tabirini kullanır.

      Buradan, hazreti Fatihin babası Sultan ll. Murat Hanı adına yaptırılan MURADİYE CAMİİ’ ni ziyaret etmekteyiz. Buranın özellikleri muhtelif ve ibretli yazılardır. Burada aldığımız manevi hazza doyamadan buradan da ayrılarak ESKİ CAMİ’YE gidiyoruz eski cami denmesi Muradiyeden önce yapıldığı içindir. Yaptıran aynı padişahtır derler. Eski caminin yazısı, Muradiye’nin kapu’su, Üçşerefeli caminin minaresi görülmeli” sözü meşhurdur.                       

       Ziyaretçilerden Cafer Bey, bu şaheserleri görünce dizine şiddetle vurdu. Ben, neden böyle yaptığını sordum. Aldığım cevap; Hocam, biz eşekmişiz. Ecdadımız ne kadar çalışkanmış da şimdiye kadar bizler gelip buraları görmesek onları şimdiye kadar anlayacakmışız! Onun için vurdum dizime demiştir.       

       Bu ilimizin içerisinden geçen Tunca ve Meriç ırmakları vardır. Bülbül adası mevkiinde birleşerek Meriç nehri ismini alarak, Türkiye ve Yunanistan sınırını çizerek Ege Denizi’ne dökülür. Ülkemizin pirinç ihtiyacının çoğu bu mıntıkadan üretilmektedir.

        Bu tarihi zenginlikleriyle dolu olan Serhad şehrimizin çok önemli ziyaret yerlerine uğradıktan sonra, zihinlerimizde derin izler bırakarak, derin derin düşünerek Tarihi GELİBOLU’ nun yolunu yönelip, aziz şehitlerimize biraz daha yaklaşmaktayız. (devam edecek)    

 

Bu yazı toplam 292 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.