Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

42- BURSA

A+A-

      Her karış toprağında şehit kanı bulunan, şehitler diyarı Gelibolu yarımadasını sabahın erken saatlerinde, Feribot ile denize açılınca, gözümüz arkada kalplerimiz ve hislerimiz de en samimi duygularla, Gelibolu da ki Evliya, Alperen ve bu vatan topraklarının kazanılmasında büyük emekleri geçmiş büyüklerimize tekrar buluşmak temennisiyle veda ediyor, Çanakkale boğazından Bursa’ya doğru yola devam ediyoruz.

     Çanakkale Boğazı denilince akla, Gelibolu ile Ege Denizinin bittiği yer olan Seddülbahr Köyü gelmelidir. Yani bu aradaki mesafeye Çanakkale Boğazı denilmektedir.60 km. uzunluğundadır.

       Coğrafi yönünden başka birçok yönleri ile dünyanın eşsiz güzelliğine sahip ülkemizin en zengin yani maddi ve manevi yönden tarihi ve milli zenginliklere sahip vilayetimizden olan Cennet Bursa’mıza geliyoruz. Memleketimizin nüfus itibari ile dördüncü büyük şehri olan bir ilimiz, gerçekten tarihi zenginlikleri anlatmakla bitirilemeyecek kadar çoktur.

      Başta, Devleti Osmani Aliyenin ( yüce Osmanlı Devletinin ) kurucusu OSMAN BEY, Tophane mevkii denilen yerde oğlu Orhan Gazi ile bizleri ziyarete beklemektedirler.

Buradan Bursa’yı seyretmeye doyamazsınız. Dört yüz m. Yukarıya gittiğiniz zaman, Bursa Evliyasının büyüklerinden şeyh Üftade hazretlerinin türbesi görünür.

       Türbede ilk gözünüze çarpan yazı EDEP YA HU yazısıdır. Bu onların edeple büyüdüklerini ifade eder. Üftade Hz. Ulu cami de müezzinlik yapar. Güzel kuranımızı gayet güzel okurdu. Günün birinde Ulu Cami de aşrı şerif okur. Camiden çıktıktan sonra esnaftan biri kendisini çağırır ve “ sen bize güzel kuran okuyup dinletiyorsun şu parayı al harca” der. O da alır. Lakin o gece bir rüya görür ki! Kendisine;

 “ Sen o maksatla parayı aldın ve Üftade oldun” derler. Üftade Hz. Sabah uyanınca, o paraların hepsini muhtaçlara dağıtır. Ve talebelerine, müritlerine hitaben;

 “ Bana bundan sonra ÜFTADE diyeceksiniz” der. O günden bu güne kadar o isimle anılmaktadır. Üftade, Farisi bir kelime olup, düştün manasına gelmektedir.

      Bursa’nın güney ve güneydoğu tarafında uzanan dağlar apayrı güzel manzaralardır ki, bunlar içerisinde meşhur ULUDAĞ görülmeye değer. Bursa’yı ikinci padişah Orhan gazi fethetmiştir. Orhan Gazi akıllı zeki, takva ve cesur olduğu kadar ileri görüşlü bir zat idi. Kısada olsa babasının özelliklerinden bahsedelim: Babası Osman Gazi (rahmetüllahi aleyh) in en büyük özelliği; 18 sene Beylik, 26 senesi de devlet başkanlığı olmak üzere toplam 44 sene bu millete hizmet etmesidir. Ancak bu uzun zaman zarfında, bir defa dahi olsun elini devlet hazinesine uzatmamış bir akçe maaş almamış, kendi koyunlarının sütü ile yaşamış, yününü kırkmış, satmış ve elbise yapmış giymiş.( aynen sahabe misali). Bu hal, o kadar önemlidir ki Osmanlı Devleti Tarihinin başına altın çerçeveli levha olarak asılsa yeridir.

     Bunun bir adım ötesi de; Vefat ederken elindeki imkânlar bir TOPKAPI SARAYI yapacak kadar çok olduğu halde o bırakın saray yaptırmayı, kendine ait iki göz odacık dahi yaptırmamış ve Söğüt de çadırda ruhunu teslim etmiştir. Zamanımızdaki idarecilerin dikkatine sunulur… (devam edecek)

Bu yazı toplam 253 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.