Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

42. Yıl

A+A-

İslam’ın ilk emri “Oku” dur.

Yine Yüce Peygamberimizin söylediği gibi :
“İlim Çin’de de olsa arayıp bulunuz.”

İnsanlığın en büyük eksikliği ise cehalettir. Cehaleti atmamız içinde ilim yapmamız, ilim adamları yetiştirmemiz gerekir.

Bunun yolunun da eğitimden geçtiğini herkes kabul eder.

Konya tarihi boyunca hep ilim adamları, ulemalar yetiştirmiş, bunlar insanlığın aydınlığı için yaşamlarını tamamlamışlardır.

Konya’mız tarih boyunca ilim- irfan merkezi olmuştur. Selçuk ve Osmanlı dönemlerinde bu durum Konya ve ülke için, dünya için zirve yapmıştır.

Cumhuriyet Dönemi’nde de bu yapının sürmesi istenmiş ve bu cümleden olarak ilköğretim okulları dışında üniversiteler kurulmuştur.

Konya’nın ilk üniversitesi 11 Nisan 1975 yılında kurulan Selçuk Üniversitesi’dir. Bundan 42 yıl önce ufukta bir güneş gibi doğan, barakalarda eğitim ve öğretimin görüldüğü, birkaç fakülteden müteşekkil Selçuk Üniversitesi bugün devasa bir kampusa, onlarca üniversiteye ve Türkiye’de en çok Meslek Yüksek okuluna sahip bir bilim- ilim yuvası olmuştur.

Zaman zaman Türkiye’de yaşanan öğrenci olayları Konya Selçuk Üniversitesi’nde minimum noktada kalmış, bu üniversitede sadece ilim ve ülke için çalışmalar yapılmıştır. Bunun temel nedeni ise Selçuk Üniversitesi’nin kuruluşunda atılan sağlam temellerdir diye düşünmekteyim.

Üniversiteler geleceğin aydınlarını yetiştiren ilim- irfan yuvaları olmalıdır. Zaman zaman bazı üniversitelerde sapma olmasına karşın, bugün iyi yoldadırlar. Artık özellikle Selçuk ve Konya’da kurulu üniversitelerimizde ideolojik kavgalar, kampusun girişinde giyiminden, kuşamından dolayı Türkiye’de eğitimi engellenen çocuklarımız kalmamıştır. Konya Selçuk Üniversitesi’nde ciddi sorunlar yaşanmamıştır. Bunun temel nedeni yukarıda da belirttiğim gibi üniversitenin temeli ve yöneticilerin sağduyu ile olaylara yaklaşmasıdır.

Konya Selçuk Üniversitesi’nin kurucu rektörü merhum Prof Dr. Erol Güngör’dür. Kısa süren yöneticilik döneminde sağlam bir alt yapı oluşturmuştur. Merhum Güngör’den sonra gelen rektörlerin hemen hepsiyle dostluğum olmuştur. Hepsi de merhum Güngör’ün başlattığı yolda ilerlemiş olmasına karşın, Selçuk Üniversitesi’nin büyümesi, kurumsallaşması, Türk ve Dünya üniversiteleri arasına girmesinde Prof Dr. Süleyman Kadayıfcılar, Prof Dr. Halil Cin, Prof Dr. Abdurrahman Kutlu, Prof . Dr. Süleyman Okudan, daha sonra Prof. Dr. Hakkı Gökbel ve son olarak ta Prof. Dr. Mustafa Şahin bu kurumu yücelmek, fiziki ve bilimsel anlamda güçlendirmek için çalışmışlardır.

Baraka üniversite konumundan bu günlere gelmesinde elbette Konyalının, Konyalı hayırseverlerin katkısı büyüktür. Allah devletimize, milletimize zeval vermesin. Selçuk Üniversitesi bünyesinden bir üniversite daha çıkardı. Bu üniversitemizde büyüme yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.

42 yılda Selçuk Üniversitesi dünya da ilk 999 üniversite arasında yer alırken, bugüne kadar yaklaşık 600 bin üniversite öğrencisi mezun etmiştir. Dünya’nın çeşitli ülkelerinden öğrenci ve öğretim görevlisi barındırmaktadır. Türkiye’nin en kalabalık 2. üniversitesidir.

Üniversitede bugüne kadar 9 rektör görev yaparken, hemen hepsi yukarıda da belirttiğim gibi bu ilim yuvasının büyümesine çalışmıştır. Bazı sıkıntılı anlar ve uzuvlar ise temizlenerek ilim ve irfan yuvası olarak yoluna emin adımlarla ve bugünkü yöneticilerle gitmektedir.

Dün Selçuk Üniversitesi’nin 42. yıl kutlaması vardı. Süleyman Demirel Kültür Merkezi ve kampus dolup taştı. Rektör Mustafa Şahin’in üniversitenin kısa geçmişini sunması ve bugünleri anlatırken, verdiği mesajlar dikkat çekici ve sözleri çok anlamlı idi.

42. yıl kutlamalarında onur belgesi olarak Vali Yakup Canbolat, iş adamı ve üniversiteye büyük maddi katkı sağlayan Ali Akkanat ve üniversite içinde öğretim görevlisi İmran Hatay Batur’a ödülleri verildi.Kısacası üniversite dün gibi yeni, yılların deneyimi içinde tecrübeli ve dinamik, bir çınar ağacı kadar köklü bir üniversite olmanın mutluluğunu yaşadı.

Tabi ki, bu üniversiteden mezun olanların da Türkiye şartlarında işlerinin oluşturulması ve diplomalı işsizler ordusuna yenilerini eklememek gerekir.

Yazımı Yunus Emre’nin bir dörtlüğü ile noktalarken, Konya’mızın ilim yuvası Selçuk Üniversitesi’ne ise nice yıllar diliyorum. Yöneticilerine başarılar temenni ediyorum.

Yunus Emre diyor ki:

İlim ilim bilmektir

İlim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsin

Ya nice okumaktır.

Bu yazı toplam 279 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.