Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

45- SÖĞÜT

A+A-

      Bu ilçemiz Osmanlı’nın Anadolu da. 400 çadırdan, Aşiret’ten Devlete yükselen, Cihan hâkimi, Devleti Âlî Osman’ın temelleri atıldığı yerdir.

      Yıl 1071 Anadolu Selçukluları Malazgirt meydan muharebeleri ile Anadolu’ya giriyorlar. Haçlı seferleri ve Moğol istilası ile Anadolu Selçuklu devleti onlarca beyliğe bölünür. Bu beyliklerden biride Kayı Boyuna mensup olanların bir kısmı ile 1220-1230 yıllarında Ankara’nın batısındaki Karaca dağ taraflarında bulunan ve 13. Yy. ortalarında ise beyleri Ertuğrul Gazi idaresinde batı uç bölgesindeki Söğüt ve Domaniç havalisini kendilerine yurt edinmiş OSMANLI beyliğidir.(Kuruluş 1299)
       Osman Gazi dünyaya gelmeden Ertuğrul Bey bir gece garip bir rüya görür. O düşten uyanmış, düşünü düşünerek Allah’a zikrederek kalkmış. Atına binip doğru Konya’ya varır. Konya’da düş yoran değerli bir kişi vardı. Şeyh Edebalı derlerdi. Kemal sahibi idi. Rüya ilmini iyi bilirdi. Kerameti gözükmüş gibiydi. Zengindi. 0 ülkede meşhurdu. Sultan Alaeddin de O’na inanmıştı. Ertuğrul Bey elbise değiştirip gelmiş o ruya’yı Şeyhe anlatmıştı.

     “Ey Şeyh” demiş, “Senin koynundan bir ay doğar, gelir benim koynuma girer kalır. Sonra göbeğimden bir ağaç biter, Gölgesi dünyayı tutar. Gölgesinin altında dağlar olur. Dibinden sular ve ırmaklar akıtır. 0 uykudan uyandım. Düşüm budur yorumunu buyurun.” Şeyh;

   ” Ey Yiğit” ruya’yın yorumu şudur: “Bir oğlun olacak. Adı Osman olacak. Benim kızımı senin oğluna verecekler. O kızdan Osman’ın birçok oğulcukları olacak ve soyu babadan oğula padişah olacaklar. Müjdeler olsun! Sana ve senin soyuna padişahlık verildi. Kutlu olsun!”
    Şeyh Edebalı bunu biliyordu. O Türk’ün geleceğini bu beylikte görüyordu. Türk birliğini ancak bu beyliğin kuracağına inanıyordu.
    Aslında Selçuklu Sultanları da Türk beyliğini ancak Kayı Boyu’nun kuracağını biliyorlardı. Doğudan batıya doğru göç eden Türk kafilelerinin Kayılar’ın yanını gitmelerini teşvik ediyorlardı.
        Edebalı’nın görevi şimdi başlıyordu. Yükü hem artmış, hem de ağırlaşmıştı. Osman Bey’i yetiştirmeli, yoğurmalı, ona başarının yolunu açmalıydı.
      Osman Bey, delidolu bir gençti. Yerinde duramıyordu. Çok hareketliydi. Önce ona bir ülkü, bir ideal aşılamalıydı. O ülkü ve ideal de, Türk Birliğini sağlamak, güçlü bir Türk Devlet’i kurmak olmalıydı. Aslında Edebalı, Osman Bey’in atılganlığına, dövüşkenliğine, gözü pekliğine karşı değildi. O’nun değiştirmek istediği bunların kullanılışı idi.

 

Bu yazı toplam 198 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.