1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 59- OSMANLI ELÇİSİNİN CİHANMERTLİĞİ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

59- OSMANLI ELÇİSİNİN CİHANMERTLİĞİ

A+A-

Osmanlı elçisinin cihanmertliğini anlatır:

Boru, davul ve deccallarını (kafirlerin) çaldırmalarını isterler. Kıralın huzuruna girerken mehterhaneyi çalmalarını teklif ederler. Paşamız :

       Ey, şimdi sizin maksat ve meramınızı anladım. Ben, sizin bu teklifleriniz üzere  kırala varmam. Osman oğullarının kanununu bozman. Beni diğer elçilerle bir tutmayın. Bana ne mal ne menzil ve ne pis şarap lazım. Ancak Padişahımın  namu-su  ve muhammedin namusu lazım. Eğer kenunumuz üzere beşyüz altmış adet adamıma birer okka ekmek, birer okka et ile beşyüz baş atıma birer yem ve diğer gerekli ihtiyaçlarımızı verirseniz uygun olur. İlla kanunumuza uymayıp bize hakaret ederseniz ben burada onyıl bütün adamlarımla otursam  süt ve hurma ile bolca nebat yedirip hepsine zipa, şip ve altın kumaş giydirip otururum. Sizin bana iltifat etmediğinizi tek tek Sadrazama bildiririm. Sizin de elçiniz İstanbulda, köpek yerine konmayıp, rağbet ve iltifat edilmeyip, Galata meyhaneleri içinde pagurya, yengeç, kerevit istiritye, sümüklü böcek, kaplumbağa ve ahtopot yesin diye diye söylerim” dedikten sonra hemen:

“ Tez divan efendisini çağırın. Sadrazama halimizi bildirelim. Bütün askerleri ve Tatar askerlerini dağıtmasınlar “deyip divan efendisine arz yazmasını emir ve tenbih buyurdular. O an tercüman ve baş komiserin akılları başlarından gider. Paşanın ayağına düşüp:

      “Aman Sultanım lütfeyleyüp arz yazmayın. Varalım bir kere Çesara danışalım” derler. Paşa :

      “ Bire hey mel’un dinsizler, söze gelince Çesar şöyle büyük, böyle namlı falan filandır dersiniz. Bunda Çesara danışacak ne var?. Çesardan başka iş bilir ve söz anlar adamlarınınz yokmudur ?. bizim Osmanlı vezirleri iş görür, kaleler alır, bozar, bozulur, Erdel kıralını, Boğdan ve Eflak beylerini yerlerinden alırlar...... Kafirler çaresiz kalıp bir ricalarını kabul ettiremediler. (Evliya ç.se.c.7.s.148)                           

             YEMEN

      Araplar, bu bölgeye Kâbenin sağına düştüğü için YEMEN  demişlerdir. Yani bu kelime sağ manasınadır. ŞAM;  Kâbenin sol tarafına kaldığı için de, bu manaya gelen “ Şam “ adını vermişlerdir.

              KÂBE İSMİ

      Bu mukaddes Beyte tazım ifadesi olarak “Beyt’l-ahd “ denilmiştir.                                     

       HACERUL-ES’AD: Miladi 1030 senesinde bir İranlı bu mübarek taşın bir tarafını kırmıştır.

        ARAB KELİMESİ VE KİMİN SOYUNDAN  GELDİKLERİ

        Arab ismi, güzel ve açık konuşmaktan gelir. Araplar, lisanlarında ki bu hususiyetlerinden dolayı diğer kavimlere, bu kelimenin zıddı olan Acem kelimesini söylemişlerdir. Araplar, Nuh aleyhisselamı büyük oğlu Sam-’ın soyundan gelen Sam ırkına mensuptur.

                     MAKAMI İBRAHİM

        Kâbenin kuzey doğu tarafında, Hz. İbrahim’in binek taşı ve iskele olarak kullandığı taşın bulunduğu mahaldir. Hz. İbrahim, Hz. Hacer validemiz ve Hz. İsmail’i ziyarete geldiğinde hayvanından inmek ve binmek için bu taşı ku-llanırdı.

                 CEZİRE VE MEZEPOTAMYA

         Cezire, lisanı Arab da iki nehir arasında kalan yere derler. Eski Yunanlılarda, iki nehir arasına MEZEPOTAMYA adını vermişlerdir. (Devam edecek)  

 

Bu yazı toplam 153 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.