1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 6- TİMUR HAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

6- TİMUR HAN

A+A-

Muhterem okuyuculara tavsiyemiz, tarih de geçmiş devlet büyükleri hakkında konuşurken ölçüyü kaçırmamalarıdır ki, doğru netice alınabilsin.

      TİMUR HAN, Dünyanın büyük hükümdarlarından, âlim ve Evliya dostu cihangir, aklî ve naklî îlimlerden. Babası Emir Turağay, annesi tekine hatundur. 1336 senesinde Türkistan’ın Şehrisebz civarındaki Hoca İlgar köyünde doğdu. Timur Han’ın babası Emir Tugay, zamanın büyük evliyası Emir Külal hazretlerinin talebesi olup, temiz, afif, salih bir Müslümandır. Aynı zamanda Çağatay panlığına hükmeden han’ı tahtan indirip tahta çıkaran emirler arasındaydı. Alimleri ve Allah dostlarını çok seven Emir Turağay, oğlu Timur’a da âlim ve salihlerle beraber olmasını, Allah dostlarını üzmemesini nasihat ederdi. Timur Han’a aklî ve naklî ilimler ile kumandanlık bilgilerini ehil hocaların elinden öğretti. İyi bir siyaset takip ederdi. Dost ve düşmanını iyi bilirdi. Timur Han, birkaç kişilik bir aile çevresinden meydana gelen kuvvetlerini kısa zamanda çoğaltıp, bir çok sıkıntılara katlandıktan sonra Belh emiri oldu.

      Çok mütevazi, sade ve dervişane bir yaşayışı olan Timur Han, bir gün adamları ile birlikte yeşillik bir yere oturmuş, alimlerin üstünlükleriyle velilerin kerametlerinden konuşuyorlardı. O sırada biraz ötelerden bir topluluğun geçtiğini göndüler. Timur Han, soruşturup, o geçenlerin Emir Külal hazretleri ve talebeleri olduğunu öğrendi. Hemen kalkıp, bizzat koştu ve edeple o büyük velinin huzuruna vardı; “Efendim, himmet edip, meclisimizi şereflendirseniz, bizde sohbet ve nasihatlerinizden istifade etsek” diye yalvardı. Bunun üzerine Emir Külal; “ Dervişlerin sözleri gizli olur. Bu bizim vazifemiz değildir. Manevi bir işaret olmadıkça bir şey söyleyemeyiz. Hiçbir zaman kendinden bir söz söyleme ve gafil olma. Önüne mühim bir işin çıkacağını ve bunda muvaffak olacağını görüyorum” buyurdu. Sonra yola devam ettiler. Evine varınca zaviyesinde bir müddet durup, yatsı namazı vaktinde dışarı çıktı. Cemaatle namazı kıldıktan sonra başını önüne eğip, bir müddet öylece oturdu. Hemen talebelerinden Şeyh Mansur’u yanına çağırdı ve; “ Hiç durma süratle Emir Timur’a git! Söyle, derhal Harezm tarafına harekete geçsin. Eğer oturuyorsa hemen kalksın. Ayakta ise harekete geçsin, hiç durmasın.  Çünkü bana, onun ve oğullarının bütün memlekete baştan başa hâkim olacağı bildirildi. Harezm’i alınca, Semerkand’a yürüsün” dedi.

     Haberi götüren Şeyh Mansur, Timur Han’ın yanına girince, onu ayakta bekler buldu. Haberi aynen iletti. Timur Han, bu haber üzerine derhal ordusunu harekete geçirdi. Gideceği yolun yarısına vardığında, düşmanları Timur Han’ın çadırına hücum ettiler. Fakat o çoktan yola çıkmıştı. Harezm’i aldı. Sonra Semerkand üzere sefere çıktı ve orayı fethetti. Böylece birbiri ardından pek çok zafer kazandı ve işleri daima iyi gitti. (devam edecek)

Bu yazı toplam 505 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.