1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 72- TÜRK SULTANLARINDAN ABDULLAH HAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

72- TÜRK SULTANLARINDAN ABDULLAH HAN

A+A-

       Şimdiki Özbekistan bölgesinde, Şeybani Hanedanlılığının büyük hükümdarlarındandır. 1533 senesinde Aferinkend’de doğdu. Doğduğu zaman babası İskender Han, duasını  almak için büyük alim Ubeydullahi Ahrar’ın talebesi ve zamanın alimi Hace Kâsım Kaşani’ye götürdü. Hace Kâşânî, Abdullah Han’ın salih bir kişi olması için duâ ettikten sonra; Bu çocuk, ileride büyük bir Sultan olacak” dedi. Ve belindeki deve tüyünden yapılmış olan kuşağını çıkarıp, Abdullah Han’a sardı. Onun, alimler elinde terbiye edilmesini tavsiye etti.

     Aklı ve zekasının çokluğu, üstün kabiliyeti ile devrin kıymetli alimlerinden ders alarak çok iyi bir şekilde yetiştirildi. Kuranı Kerimi, akli ve nakli ilimleri ve devlet idaresini çok mükemmel öğrendi. Babasının, devlet erkanının, alimlerin ve çevresinin takdirini kazandı. İskender Han oğlu Abdullah’a çok itimat ettiğinden, şehzadeliğinde devlet idaresiyle vazifelendirildi.

     Babası tarafından Kermine bölgesine vali olarak tayin edilince, idarecilikte kabiliyetini ortaya koydu. Bu bölgede ilk işi, topraklarına saldıran çevre beyliklerin hücumlarını önlemek oldu.

      Devrinin büyük alimi, Kermine de yaşayan Hace Kasım Kâşânî, Kermineye gelmek için yola çıkan Abdullah Han’ı karşılamaya çıktı. O mübarek zatın kendisini karşılamasına karşı, Abdullah Han da tevazusundan başlığını atıp boynuna bir ip geçirdi. İpi de süvarilerinden birinin eline verip çek-direrek, Kermine’ye doğru geldi. Onun bu halini gören Hace Kasım çok müteessir oldu. Onu kendi hırkasını giydirdi ve muvaffakiyet için duâ etti.

     Abdullah, 1557 senesi ilk baharında Buhara’yı alıp, payitaht yaptı. Babası, memleketin idaresini Abdullah Han’a bıraktı. Topraklarını Kuzey Türkistan’a kadar genişletti. Onun hakim olmasıyle bu bölgelerdeki halk, sulh ve sükuna kavuştu.

    Abdullah Han, Safevilere ve Ruslara karşı, zamanın en büyük devleti Osmanlılarla münasebet kurdu.

     Özbek Sultanı Abdullah Han ve Osmanlı Sultanları,doğu ve batı Türklüğü ile Ehl-i sünnet müslümanları birbirinden ayıran Safevileri ortadan  kaldırmak istediler. Devrin en mükemmel silah ve tekniğine sahip olan Osmanlılar, Özbeklere ateşli silahlar, teknik alet ve edavat ile bunları kullanacak eleman gönderdiler. Osmanlılardan aldığı teknik yardım, Abdullah Han’ın hakimiyetini kuvvetlendirdi. Bu yardımlarla Safevilere, Rus ve asilere karşı daha da üstün duruma geçti.

     Abdullah Han, maddi kuvvetlerin yanında manevi kuvvetleri de seferber etti. Pek çok Evliya ve âlim yetiştiren Mavera-ü-nnehr ve Türkistan’daki Allah dostlarını yardımlarıyla, İslamiyeti yayıp Ehl-i sünnet itikadını kuvvetlendirmeye çalıştı. Bu gün bile normal hayat sürmeye müsaid olmayan Sibirya’ya, Buhara ve Harzem’den Alperenler (Derviş gaziler), islamiyet’i anlatmaya gittiler.

    Abdullah Han, isyan ve sapıklıktan dönmeyenlere karşı, önce nasihatçi gönderir, nasihat dinlemeyip de; isyan, ihanet ve sapıklıkta israr edenler üzerine de, askerlerini seferber ederdi.

 

Bu yazı toplam 128 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.