1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 72- TÜRK SULTANLARINDAN ABDULLAH HAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

72- TÜRK SULTANLARINDAN ABDULLAH HAN

A+A-

  Osmanlılar ve Babürlü’ler ile ittifak neticesinde , Safevilere ve Rus’lara karşı destanlaşan mücadeleler verdi. Çok hayırlı neticeler alındı. Doğu batı İslam alemini birleştirmek için, Safevi- İran engeli ve Rus’ların Asya’ya yayılmasını önlemek için, Don-Volga kanalını açmaya teşebbüs etti. Bu kanalla Osmanlılar, Don ve Volga nehirleri vasıtasiyle Hazar denizine ulaşmak ve Asya’daki Ehl-i sünnet itikadındaki Müslümanlar ile daha yakın münasebet kurmak istiyordu. 1587 senesinde Osmanlılara elçi göndererek, Ejderhan da denilen Astırhan Hanlığı arazisine sefer tertiplenmesini istedi. Osmanlılar tarafından isteği kabul görüp iyi neticeler alındı. Arzuları gerçekleşti. Rusların, daha on altıncı asrın sonların da Orta Asya da görünmesinin önüne geçti idil nehrinin doğusundaki bütün memleketleri, Türkistan’ı nüfuzu altına aldı.   

     Alimlere ve Evliyaya hiç kusur etmeyen Abdullah Han, savaşa çıkmadan önce onlara danışır. Uygun görülmeyen işi yapmazdı. Yine böyle bir sefer başlangıcında hazırlıklarını yapıp, ikide bir Ehl-i sünnet Müslümanları taciz eden, Safeviler üzerine savaş açmanın caiz olup olmadığını alimlerden sordu. Zamanın büyük alimi,İmam-ı Rabbani Ahmed Fârukî Serhendi hazretleri, meşhur Redd-i Revafıd risalesini yazarak, Abdullah Han’a gönderdi. İmamı Rabbani hz., Risale ile birlikte gönderdiği mektubunda : “ Bunu Şah Abbas-ı Safevi’ye gösterin! Kabul ederse ne iyi, etmezse onunla harp caiz olur” buyurdu. Safevi hükümdarı, bu mübarek zatın doğru yola davetini kabul etmeyip, saldırganlığında israr etti. Abdullah Han, Osmanlı  serdar-ı-Ekremi Ferhat paşanın, İranın batısında Karabağ, Gence ve havalisinde başarılı fetihlerde bulunmasından da istifade etti. Safeviler üzerine doğu tarafından sefer açtı. Ve 1588 senesinde Herat’ı fethetti. Safevileri cezalandırıp Müslümanları rahatlattı.

      1594 senesi başında İstanbula bir elçi gönderip, muvaffakiyetlerini Halife-i Müslimine arzetti. Osmanlılar da, Abdullah Han’a bir elçilik heyeti ile birlikte, teknik yardım ve eleman gönderdi.

     Beş vakit namazını harb de ve sulhda bir intizam içerisinde devam ederdi. Hizmetiyle şereflendiği Horasan ve Maveraünnehr Evliyasının, her daim feyz ve bereketlerine kavuştu. Alim ve talebelere çok kıymet veren Abdullah Han, meclislerini onlarla süslerdi.

     Sibirya dahil, çevre memleketlere rehber âlimler gönderdi. Memleketi içerisinde merkeziyetçi bir idare, dışarıda da güçlü ittifak sistemleri kurdurdu.

    Ziraat alanında da istihsal arttı. Halkın eğitim ve öğrenimi, hem de refahı için büyük gayret sarfetti. Zamanında Medreseler dolup taştı. Medreselerin ihtiyaçları vakıflar tarafından karşılanırdı.

     Medreselerde yetiştirilen tasavvuf ehli alimleri imar edilen yerlere iskan ederek, o mahallin, maddi ve manevi bakımdan kalkınmasını sağladı.(türkiye Gazetesi –Türk Sultanları s.21) 1)Eshab-ı Kiram;sh.157,305 2)Feridun Bey münşeatı; cd-2 sh.48-1 3)Târih-i Buhara;sh.338 4)El-Fütuhat-ül-Muradiyye ibni Yusuf Vâiz,Atıf efendi kütüphanesi nr.1912);vr.2296 vd. (Devam edecek)  

 

Bu yazı toplam 144 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.