1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. 743 Yıl sonra
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

743 Yıl sonra

A+A-
Evet, bugün  Hz. Mevlana’nın Hakk’a yürümesinin üzerinden 743 yıl geçmiş.
O’nu bir türlü anlayamadık.
Biz de anlayamadık, Dünya’da…
Ancak O’nun sözleri afişlerde, duvarlarda, kitaplarda, sözlerde…

Ne demiş Hz. Mevlana :
Topluluk bizim yanımıza geliyor.
Susacak olsak, incinirler.
Bir şey söylesek onlara göre söylemek lazım,
Geldiğinden o zaman da biz inciniriz.

Hz. Mevlana’nın Mesnevi’sini bilmeyen yoktur. Atalarımız Mevlana için demişler ki:
“O bir peygamber değil ama kitabı var!”
Anadolu 13. yüzyılın başında aydınlığa açılıyordu. Hz. Mevlana, poz vererek resim yaptırmıştı. Hz. Mevlana’nın oğlu Sultan Veled bir gün babasına :
“Sen demişti, bir başka ülkede yaşasaydın, Hallac_ı Mansur gibi derini yüzerlerdi.
Konya demek Mevlana demekti.
İsmet Zeki Eyupoğlu’nun  Türkçeleştirdiği  Hz. Mevlana ile ilgili  dörtlük size aktarayım:
Gülbahçesinde geziniyordum sevgilimle,
Birden takılmış gözlerim bir güle.
Sevgilim “utan biraz” dedi bana,
Yanağım yanında, sen güle bakıyorsun.
 
Güzel değilsem de güzele taparım,
Şarap değilsem de şarapla sarhoşum.
Yalvaran, yakaran değilsem ne çıkar
Senin meyhanene serili postum.

Hz. Mevlana 1207 de doğdu, 1273 te Konya’da gözlerini yumdu.  Mevlevi tarikatının kurucusudur. Bundan yaklaşık  725 yıl önce halk bu dörtlüklerle yaşıyor, okuyup tartışıyordu. Şimdi bunları yine konuşup yazıyoruz.
Hala bağnaz, dogmatik şeylerle uğraşmıyor muyuz?
Hala, sen-ben kavgası yok mu ?

Hz. Mevlana  ne demiş?
Gel, gel, gene gel.
Ne olursan ol,
İster kafir ol, İster ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tevbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tevbeni,
Umutsuzluk kapısı değildir, bu kapı.
Nasılsan öyle gel .

+++  

Burada bir paragrafta  Hz. Mevlana- Atatürk için açalım.
Atatürk Mevlana türbesini 3 Ağustos 1920 de ziyaret etmiş ve çok etkilenmişti. Daha sonraki gelişlerinde de Hz. Mevlana’yı ziyaret etmeden Konya’dan ayrılmamıştır. 3 Nisan 1922 de Konya ziyaretinde kendisi için açılan sema meydanında hazır bulunmuş, 22 Mart 1923 de  postnişin Abdulhalim Çelebi’nin davetlisi olarak dergahta yemek yemiştir. Hz. Mevlana’nın büyüklüğü üzerine takdir ve hayranlık dolu sözler söylemiştir.
Cumhuriyet ilanından sonra, tekke ve türbelerin kapatılması hazırlıkları sırasında  Başbakan İsmet İnönü’ye “Mevlana dergahı ve türbesinin kapatılmayarak kendi eşyası ile birlikte müze olarak düzeltilmesini ve ziyarete açılmasını emretmiştir.
Atatürk 18 Şubat 1931 günü Konya’ya gelişinde burada 11 gün kalmıştır. 21 Şubat gününü tamamen Hz. Mevlana müzesinde geçirmiştir.
İşte Hz. Mevlana ve İşte Atatürk…
Peki bugün ne yapıyoruz?
Nedir bugünkü hoşgörüsüzlüğümüz, kaba softalığımız?
Nedir bu cana kıymalar, hainlikler, saldırılar?
Bu yazı toplam 146 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.