1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 78- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

78- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT

A+A-

    Alaaddini Keykubat, Moğollara karşı şehir kalelerini tahkim ettikten sonra, Hiristiyanlardan gelecek tehlikeyi ortadan kaldırmak için, Alanya’nın fethi için, Antalya Subaşısı Mübariziddin Ertokuş ve Esaüddin Ayaz adlı beylerin topladığı bilgiler Sultan’a arz edildi. Belde, Akdeniz sahilinde siyasi ve ticari önemi haiz, kışı bahar gibi hoş ve şirin, her taraf yeşil ve tabiat güzellikleriyle dolu idi. Kayseri de bulunan Sultan, bütün bilgileri değerlendirdikten sonra, taşradaki Emirlere ve uç beylerine fermanlar göndererek, bütün kuvvetlerinin Konya da toplanmasını emretti.

      Cihad haberini duyan Türk beyleri, eğitimli askerleriyle vakit kaybetmeden gelip orduya katıldılar. Hazırlıklarını tamamlayan ordu, 1221 senesinde kış mevsiminde bir sabah tan yeri ağarırken hücuma geçti. Sultanın emriyle, ordunun bir kısmı sahilden, bir kısmı gemilerle denizden, diğer kısmıda kayalık kısımdan şehre yaklaştı. Yalçın kayaları yumuşak kumlar gibi çiğneyen İslam mücühidleri, şehrin karşı tepesine mancınıklar yerleştirdiler.

     İslam ordusundaki mücahidler, bir taraftan muharebe hazırlıkları yapıyor, diğer tarftanda düşman karşısında muzaffer olmaları için Allahü Tealaya dua ediyorlardı. Ordugah da okunan Kuranı Kerim sesleri semaya yükseliyordu. Şehadet yolunda “ Cenneti Alâya kavuşmayı arzulayan asker gazaya hazırdı. Sabah ezanları okununca, İslam mücahidleri bölük bölük namaza durdular. Namazdan sonra el açıp, Allahü Telaya yalvardılar.

    Tan yeri ağarırken, Sultan Aladdin Keykubat, kale komutanına bir elçi göndererek, ya İslamiyeti kabul, ya kaleyi teslim etmesini veya harbe hazır olmasını bildirdi. Komutan Kyr Vard, kalenin ele geçirmek çok zor olduğunu bildiği için, bu teklifi kabul etmedi. Sultan, ordunun harp düzeni almısını emretti. Harb düzeni alan ordusunu teftişten sonra, İslam mücahidlerine niyetlerinin Allahü Tealanın rızası olması gerektiğini anlatan kısa bir konuşma yaptı. Ve hepsinden helallık diledi.

       Sultan Aladdinin işaretiyle kösler vurmaya başladı. İslam mücahidleri şimşek gibiileriye atıldı. Her tarafı atların kaldırdığı toz bulutu kapladı. Allah Allah” nidaları dağlara yankılanıyordu. Mancınıklar kaleyi dövüyor, mücahidler yol bulmanın zor olduğu sarp yerlerden kaleye girmeye çalışıyorlardı. Kalenin fethi, coğrafi yapısı ve kış şartlarından zorlandıklarından düşmemiş ve mümkün olmamıştı.  Bir gece Sultan, adeti üzere teheccüd namazını kıldı. Allahü Teala’ya, kalenin fethini müyesser eylemesi için yalvardı. Yattıktan bir süre sonra, rüyasında, güzel yüzlü bir genç şöyle söyledi: “ Bu kaleyi, denizden ve karadan kuşatan hiç kimse ele geçiremedi.ancak Allahü  Tealanın yardımı ile sana kalenin fethi müyesser olacaktır.”

     Uykusundan uyanan Sultan, derhal beyleri yanına çağırdı. Rüyasını onlara anlattı. Yüz baş inek, bin baş koyun ve onbin dirhemi fakirlere ve gazaya katılan İslam mücahidlerine sadaka olarak dağıtı.

 

Bu yazı toplam 283 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.