1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 78- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

78- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT

A+A-

Sabah olduğunda, kalenin uzun süre daha dayanamayacağını anlayan kale komutanı Kyr Vard, önceden tanıdığı Antalya subaşısı Mübarüziddin Ertokuş’a adam göndererek; kaleyi teslim edeceğini ve Sultanla arsanda aracılık yapmasını istediğini bildirdi. Sultan bu duruma çok sevindi. Allahü Teala’ya şükretti.

     Sultan ile Kyr Vard arasında yapılan anlaşmaya göre, Alaaddin Keykubat, kaleyi teslim alacak ve Kyr Vard’ın kızı ile evlenecek, buna karşılık Kyr Vard’a Akşehir ve yakınında bulunan birkaç köy ikda olarak verilecekti. Kyr Vard, kaleden çıkıp, Sultanın otağına giderek özür diledi. Müslüman Türklerin kaleyi feth ettikten sonra kimseye eziyet etmediklerini görünce, Müslüman oldu. Daha sonra kızı da müslüman olup, Mah-ı Peri Hatun ismini aldı ve çok hayırlar yaptırdı.

     Sultan Alaaddini Keykubat, kaleye ilerledi. Şehrin ileri gelenleri onu hediyelerle karşıladılar. Alaaddini keykubat, bu ilk muzafferiyetinden Allahü Teala’ya şükür secdesine kapandı. Kalenin Kalanoros olan eski adını kendi adına çevrilmesini emretti. Burada, cami, medrese, tersane yani dezciliğe önem vererek ve halkın faydasına olacak sayısız eserlerle, şehri süsledi.

    İktisadi ve ticari hayatın gelişmesi için, Türk ve Müslüman tüccarlara, sanatkarlara çeşitli imkanlar tanıdı. Ticaret yolları emniyete alındı. Devamlı fetihlere koştu. İç işlerinin devamlı düzenli olmasını sağladı. Sener geçtikçe artan nüfus ve beylerin nüfuzlarının artmasıyla, merkezi idarenin oluşmasını sağladı. Devlet ricali arasındaki emniyetsizlik ve hoşnutsuzluğu giderdi. İmar ve mali tedbirlerle nizama ehemmiyet verdi. İsyankar beylerin 24 ünü cezalandırıp, çocukları Taşthane ve Gulamhane mektebine göndererek, terbiyeli bir şekilde yetiştirdi. 1127 senesinde ki, bu hadiselerden sonra, devlet işleri yeni tayinler, yerinde ve isabetli tedbirlerle her bakımdan yoluna kondu.

     Sultan, tabeasının hak ve hukukunu koruduğu gibi memleketindeki yabancı misafirlere de aynı şekilde muamelede bulunup, yerli ve yabancı tüccarların dertlerini dinlerdi.

    Tüccarlardan birinin Anadolu selçuklu Devleti sarayına gelerek; “ Haleb’den ve Şam ve Bağdat kumaşlarını denk bağlayıp, bu memlekete(Anadoluya) geliyordum. Ermeni Leon’un hükmettiği yerlerden geçerken, bütün mallarımı soydular. Hayatımı zor kurtardım. Kafir’in Sultan’dan korkacağını düşünerek dergahınızı geldim”, bir başka tacirin de; “Antalya sahillerindenim. Bütün hayatım boyunca ne kazandımsa gemiye yükleyip, deniz seferine çıktım. Mısır’a  varıp, kar etmek istedim. Fakat sahilden hücum eden Frenkler (Haçlılar) bizi esir ettiler. Bütün mallarımızı alıp sonra zindana attılar.” şeklinde durumlarını arz etmeleri üzerine, zararları derhal tazmin edilmiştir.   

      Aladdini Keykubat,1237 senesi ilk baharında, Selçuklu ordusunu, kayserinin Meşhed ovasında toplandı. Ramazan bayram namazını kayseride kıldı. Gelen elçilere büyük ziyafetler verildi. Ziyafetin sonunda rahatsızlanarak, Keykubadiye sarayına gitti. Muhtemelen zehirlenerek ramazan bayramının dördüncü günü vefat etti. (Devam edecek)  

 

Bu yazı toplam 312 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.