1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 79- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

79- SULTAN ALADDİNİ KEYKUBAT

A+A-

    Aladdini Keykubat, saltanıtının onyedinci senesinde vefat ettiğinde kırk beş-elli yaşlarında idi. Konya daAnadolu Selçuklu Sultanlarının çoğunun medfun bulunduğu Ulu Cami de denilen Aladdin Camii bitişiğindeki Künbedsaray adıyla da anılan Künbedhane’ye defin edildi. Yerine Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıkarıldı.

   Alaaddin keykubad’ın şahsiyeti, Moğol Ögedey Kaan’ın elçisi Tacir Emir Şemseddin Ömer’in şu teşhisiyle özetlenebilir ; “ O, dünyaca beğenilmiş bir padişahtır. Dini ve görüşü sağlam, adaleti geniş, aklı kamil, memleketi mamur, serveti çok, ahalisi hoşnuttur. Memleketinde zalimler ve yol kesiciler onun siyaseti ve kahrı sayesinde görülmez. Adalet tevziinde kuvvetli ve zayif arasında fark gözetmez. Ülkesini idarede dirayetli ve düşman avlamakta uyanıktır.”

    Necmeddin-i Kübra hazretlerinin talebelerinden olup,Cengiz istilasıyla Anadoluya gelen Necmeddin-i Razı, Sultan Alaaddin Keykubat ve ülkesini şöyle anlatır: “ Müslümanlar emniyet, asayiş ve huzuru Selçuklu Hanedanının mübarek sancağı gölgesinde buldular bu dindar padişahlar zamanında yapılan medreseler, hanekâhlar ( Zaviye), ribatlar ( zaviye ve kervansaray), hastahaneler, köprüler ve başka hayır müesseseleri hiçbir devirde vücuda getirilememiş; alimlere, zahidlere ve ahaliye gösterilen himaye ve şefkat, devirlerinde girişilen gazalar ve kazanılan zaferler gibisi hiç bir zaman vuku bulmamıştır, bu husus o kadar malumdur ki, tafsılata lüzum yoktur. Zira Türkistan, Fergane, Maveraünnehr, Harezm, Horasan, Gür, Sistan, İran, Irak, Diyaribekr, Suriye ve Anadolu ülkeleri onların ve tabiilerinin eserleri ile doludur. Müslümanlar bu mübarek hanedana dua ve sena ile meşguldürler.”

    Sultan Alaaddin keykubat, samimi bir müslüman olup, Ehl-i sünnet itikadında ve hanefi mezhebinde idi. İbadetlerini devamlı ve eksiksiz yapardı. AladdinKeykubad’ın İslamiyeti tatbikini Taşdâri Celâleddîn Karatay şöyle anlatır: “On sekiz sene Sultanın hizmetinde bulundum. Gecenin üçde birinden fazlasını, uykuda geçirdiğini hatırlamıyorum. Bilakis onu geceleri Kur’anı Kerim okumak, namaz kılmak, dua etmekle ve çalışmakla meşgul gördüm.”

     Alimlere hürmet eder, ilmi çok severdi. Başta Kur’anı Kerim olmak üzere, dini eserlerin yanında, tarih, devlet idaresi ve siyasi kitaplar okurdu. İmam-ı Gazali’nin Kimya-i Seadet, Kâbus Unsur’ul- Meali’nin  Kâbûsname ve Nizamülmülk’ün Siyasetname’sini okuduğu gibi, kıymetli alimyeri yanından eksik etmezdi.

       Şihabüddin Sühreverdi hazretlerini çok sevip, hürmet ederdi. Sıkıştığı vakit ve hallar de onu vesile ederek Allahü Tealâ’ya dua ederdi. Ayrıca Necmeddin-i Razî ve Mevlananın babası Sultan’ül- Ulema Behaüddin Veled’in sohbetinde bulunup, istifade etti. Behaüddin Veled ile, tamamlanan Konya surlarını gezdiler. Sultan’ül-Ulema, surların sağlamlğını, güzelliğini ve metanetini beğenmekle beraber, yüz bin burc ve bedeni aşarak alemi harap eden, mazlumların dua oklarının neler yapabileceğini sordu. Sonra Sultan’a “ Allah Allah deyip cihad et ve cihadta bulun. Adalet ve ihsan kalesini yükseltirsen, hayır ve dua askerini kazanırsın. Zira bunlar senin için binlerce kaleden daha mühimdir. Alemin ve ahalinin emniyeti onlara bağlıdır” buyurmuştur.

 

Bu yazı toplam 254 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.