1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 84- SULTAN ALPARSLAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

84- SULTAN ALPARSLAN

A+A-

 Selçuklu hükümdarlarının en meşhuru, en kahramanı, bu günkü Türkiye’mizin ilk bânisi. Anadolu kapılarını Türklere açan yiğit sultan. İsmi Muhammed bin Davud Çağrı olup, 1033 (h.424) de doğdu. 1029 (h.420) tarihinde doğduğunu yazan kaynaklarda vardır. Olaylar bu ikinci tarihin daha doğru olduğunu göstermektedir. Selçuklu sultanlarının ikincisidir. 1063 de amcası Tuğrul Bey vefât edince tahta çıktı. Bizans imparatoru Romans Diogenes’in ordusunu Malazgirt’de 1071 yılında mağlup etti. 1072 de şehid edildi. Yerine oğlu Melikşah geçti.

          Muhammed bin Davud doğunca, kahraman arslan manasına gelen Alparslan lakabını verdiler. Küçük yaşta tahsile başladı ve zamanın âlimleri tarafından en iyi şekilde yetiştirildi. Kuvvetli zekâsı ve üstün ahlakı ile dikkatleri çekti. Ehl-i sünnet itikadına göre yetişerek akranları arasında yiğitliği, tedbirli hali, doğru ve ileri görüşlülüğü ve kararlılığı ile meşhur oldu. Merhamet sahibi, ince, hassas ruhlu, Müslüman kardeşlerine karşı yumuşak, bozuk fırkalara ve din düşmanlarına karşı sert ve sarsılmaz bir kale gibi idi. Allah’ın (c.c.)nün dostları uğruna canını verir, düşmanlarından da nefret ederdi.

          Alparslan’ın babası Davud çağrı Bey’in ve amcası Muhammed Tuğrul Bey’in gayreti ile Horasan ve Nişabur civarında Selçuklu Devletinin temeli atılmıştı. Kahraman bir asker ve iyi bir Müslüman olan Çağrı Bey, oğulları arasında Muhammed Alparslan’ı kendine veliahd seçti. Kendi veziri Nizamül-mülk’ü de oğlu Alpanslan’a Atabek yaptı. Alparslan daha on, bir rivayete göre on beş yaşlarında iken babasının hastalığı sebebiyle ordusunun başına geçip, üzerine gelen Gazne hükümdarı Mevdûd ile karşılaştı. Ve Belh’de müthiş bir meydan savaşı sonunda gâlip geldi.

         Horasan’ın idaresine başlayan Alparslan, bir taraftan ilminin artması için zamanın en büyük âlimlerinden din ve fen dersleri alıyor, diğer yandan da devlet işleriyle ilgileniyordu. Fırsat buldukça silah talimleri yapıyor, kendini bileği bükülmez bir cengâver olacak şekilde yetiştiriliyordu. Bilhassa, aynı zamanda büyük bir âlim olan vezir Nizamülmülk’den çok istifade ediyordu.

         Alparslan, daha küçük yaşından itibaren din-i İslamın ve Ehl-i sünnet itikadının bütün dünya’ya yayılmasını ve Müslümanların bir bayrak altında toplanmasını arzu ediyor ve bunun tahakkuku için gayret gösteriyordu. Ülkesinin hududlarını Hindikuş dağlarına kadar genişletti.

 

Bu yazı toplam 263 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.