1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 85- SULTAN ALPARSLAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

85- SULTAN ALPARSLAN

A+A-

Kendisi de, meclislerinde hükümdarların hayatlarını, ahlak ve faziletlerini anlatan kitaplar okur ve okutur, ayrıca İslam ahlakı ile ilgili kitaplar da okuyarak, bu husustaki derin bilgisini devamlı ve canlı tutmaya çalışırdı. Sultan Muhammed Alparslan, iç işlerini düzene koyduktan sonra Ehl-i sünnete düşman, bozuk itikad sahibi olan Mısır’daki Fatimî’leri ve Müslümanları sık sık rahatsız eden Bizanslıları, Ermenileri, Hıristiyan Gürcüleri yola getirmek için sefer hazırlıklarına başladı.

         Rum saldırılarında, her zaman onlara yiğitçe karşı koyan Türkmen beylerinden Tuğ Tekin’in israrları ile Alparslan, ilk seferini 1064’te Gürcistan ve Azarbeycan üzerine yaptı. Doğu Anadolu bölgesini iyi tanıyan Tuğ Tekin, orduya kılavuzluk ediyor, Rey’den hareket eden orduyu dar geçitlerden, dağlardan geçirerek gaza meydanlarına giden kestirme yollarla hedefe ulaştırıyordu. Allahü Teâlâ’nın dinini yaymak, bozuk inançlı insanları sapıklıktan kurtarmak, Cehenneme düşmelerini önlemek için ilerleyen bu mübarek ordu, nihayet Nahcivan’a geldi.

         Bu arada Aras nehrinden geçebilmek için sallar yaptırdı. Askerlerini Aras’ın öbür tarafına geçiren Alparslan, ordusunu ikiye ayırdı. Bir kısmına oğlu Melikşah’ı kumandan tayin etti. Veziri Nizamül-mülk’ü de yanına yardımcı vererek Bizans kalelerini feth etmek üzere batıya gönderdi. Kendisi de, Bizanslılarla mücadele ederken, arkadan gelebilecek herhangi bir tehlikeye karşı tedbir aldı. Küfür ve isyan da pek ileri giden, kuzeyde Kafkas dağlarının eteklerindeki Ermeniler ile Gürcülerin üzerine yürüdü.

         Mücühid Sultan Alparslan, nihayet Ermenilerin Kangarni eyaletine hücum etti. Orayı fethettikten sonra, Kür nehrini yay şeklinde çevirerek Trialet bölgesini elegeçirdi. Birçok yerleri zabdettikten sonra, güneye doğru inmeye başladı. Birçok yerleri fethetti.

         Öbür taraftan oğlu Melikşah ve veziri Nizamül-mülk Aras nehri boyunca fetihler yaparak, çarpışarak ilerliyorlardı. Bunların kahramanca çarpışmaları, orduyu galeyana getirieyor, “ALLAHÜ EKBER” nidaları her birine ayrı bir güç veriyordu. Aynı zaman da keskin bir nişancı olan genç şehzade Melikşah, atığı bir okla surlar üzerinde olan kale kumandanını vurup öldürdü. Kumananlarının ölümü, düşmanın maneviyatını kırdı. Dayanma gücü kalmayan rumlar kaleyi bırakarak kaçmak mecburiyetinde kaldılar. (Devam edecek) 

Bu yazı toplam 223 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.