1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 90-SULTAN ALPARSLAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

90-SULTAN ALPARSLAN

A+A-

  Her kes koca ova da yerini alırken, Sultan da sünneti kılmaya başladı. Kamet getirildikten sonra, ordu İmam-ı Buhara’lı Abdulmalikoğlu Muhammedin; “ Allahü Ekber” demesiyle koca ordu, Allahü Tealanın huzurunda farza durdular. İmam, Fatihadan sonra cihat ayeti kerimelerinden okudu. Binlerce mücahid askerin hep birden rükuâ eğilip secdeye varmaları ve tekrar doğrulmaları pek heybetli idi. Bu hal bir dağın yere kapanmasını andırıyordu.

           Namaz kılıp, sıra duâya gelince, bütün asker el açarak, Allahü Teâlâ’dan zafer ihsan etmesini, bu uğurda şehid veya gazi olmalarını niyaz ettiler. Gözyaşları içinde yapılan duâdan sonra gür ve yanık sesli müezzin, Davûdî sesiyle Haşr suresinin son ayetlerini okudu. Namazdan sonra, aynı birlikte olanlar silah arkadaşlarıyla helallaştılar. Her kesin dudakları kıpırdıyor, şehadetten önce büyük bir aşkla Allahü Tealanın ismini anıyorlardı. 26 Ağustos 1071 de Mücahid Sultan Alparslan, savaş düzenini, gazilerini, techizatlarını bir kez daha kontrol ederek, son hazırlıklarını da ikmal edip, cephe de hep birlikte Cumâ namazını kıldılar.

          Gözyaşları içerisinde yapılan duâlardan sonra, beyaz elbiselerini giyen Sultan Alparslan, atının kuyruğunu kendi elleriyle düğümledikten sonra, kıpleye döndü ve secde’ye kapandı. Cenab-ı hakka hamd ettikten sonra, gözlerinden yaşlar boşanırken;

“ Allahım! Azametin karşısında yüzümü yere sürüyor ve senin rızan için savaşıyorum. Allahım! Ordumu muzaffer eyle! Günahlarım sebebiyle onları kahreyleme! Allahım! Niyetim halistir. Bana yardım et. Sözlerimde yalan varsa beni kahreyle!..! Diye yalvardı. Sonra doğruldu ve bir sıçrayışta atına bindi. Gözleri çakmak gibi yanıyordu. Ordusuna şöyle bir göz gezdirdikten sonra;

        Beylerim! Yiğitlerim! Din-i İslam’a hizmet de yarış eden yiğitlerim!” Mücahitler, atlarının üzerinde dikkat kesilmişler, Sultanlarının sözlerini dikkatle dinliyorlardı. Alparslan, büyük bir azimle;” İşte şehitlik kefenimi giydim! Allahü Teâlâ’nın rızası için, içinizden bir nefer gibi çarpışacağım. Eğer şehadet mertebesini kavuşursam, bu beyaz elbisem kefenim olsun! O zaman, oğlumuz Melikşah elbette başbuğumuzdur!..” dediği an, heyecandan bir yay kirişi gibi titreyen, mücahitler hep bir ağızdan; “ Allah seni başımızdan eksik etmesin Sultanım” dediler. Her birinin gözleri alev alev yanıyor. Bir an önce düşmanın üzerine atılmak istiyorlardı.

 

Bu yazı toplam 395 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.