1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 90- SULTAN ALPARSLAN
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

90- SULTAN ALPARSLAN

A+A-

   Alparslan, kahraman askerlerini bir baba şefkati ile süzdükten sonra;

     ” Kâfirlerin sayısı çok, silahları fazla! Sayımız az, fakat Allahü Teala bizimle!.. Bütün Müslümanların, camilerde bizim için duâ ettiği bu saatte, düşman kendimi düşman üzerine atmak istiyorum ya muzaffer oluruz veya şehit olarak cennete gideriz. Bu gün burada sultan yoktur, ben de sizden biriyim. İsteyen dönüp gidebilir, haklarımızı onlara helal ettik!..” derken, iyice bilenmiş olan gaziler hep birlikte;

       ” Hâşâ... Ölmek var dönmek yok Sultanım!” dediler. Sultan Alparslan, son sözünü söylemek üzere sağ elindeki kılıncını havaya kaldırıp;” Cenabı Hak gazanızı mübarek eylesin!..” dediği an, koca ova, mücahitlerin “Amin! Âmin “ sesleriyle çınladı.

         Sultan Alparslan,” Ya Allah! Bismillah! Allahü ekber!..” diyerek kılıcını ileri uzattı. Hücum emrini alan yiğit askerler, yaydan boşalmış ok gibi ileri fırladılar. “ Allah Allah!” nidaları sema da yankılanırken, iki yüz bin kişilik koca Rum ordusuna doğru uçtular. Sultanlarının; “ Koman gazilerim!.. Vurun yiğitlerim! Vurun Allah aşkına!..” sözlerini duyunca , kendilerinden geçtiler.

        İki ordu arasında mücadele başladı uğultular çoğaldı. Ama mücahitlerin “ Allah Allah “ sesleri yerle gök arasına yayılıyordu. Sultanlarının “ Vurun bahadırlarım!..” hıtabıyla dahada heyacanları artıyordu. Savaş alanı, bir anda düşen kafalar, yere düşen yatan gövdelerle doluyordu. Düşmanın süvari kuvvetleri tükendiğini ve top yekün askerini hücuma kaldırdığını fark eden, Sultan Alparslan, bu anı bekliyordu, işaretini verdi, tiz boru sesi ortalığı çınlattı. Talimle yağız atlar şahlandı. İslam askerleri plan gereği, hızla karargâha doğru çekildi. Bunu gören Bizans ordusu, “ Türkler kaçıyor” zannına kapılarak hep birden ileri atıldılar.

          Eşi görülmedik Müslüman Türk süvarileri, atları üstün de geriye dönüp yaylarını geriyor, peşlerinden gelen düşmana ellerinden geldiğince zayiat verdirmeye çalışıyorlardı. Komutan Trankoğlu’nun “ Ok saal” emriyle binlerce ok düşman üstüne uçtu ve hedefini buldu. Düşman Türk kılnçlırından kurtulmak için kaçacak yer arıyorlardı. Akşama doğru Malazgirt Meydanı, Bizans askerlerinin cesetleriyle doldu. İmparator, kendi komutanlarına dahi söz geçiremiyordu. İmparatorun, hazineleri tarafına doğru kaçmaya çalışırcasına uzaklaşması Bizans askerlerinin daha da morelini bozmuştu.(Devam edecek)

 

Bu yazı toplam 486 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.