1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. 90’lık Nine Doğru Demiş
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

90’lık Nine Doğru Demiş

A+A-
Hepimiz insanız. Hepimiz derken Müslüman Gavur, kadın erkek, zengin fakir, Arap Acem, Amerikalı, Avrupalı, Asyalı Afrikalı, ak derili, kara derili, kızlderili, sarı derili, zeki aptal, okumuş cahil, güzel çirkin, yakışıklı tipsiz… Herkesi kast ediyorum. Değil mi ki insan, değil mi ki Âdemin Oğlu Havva’nın Kızıyız… Hepimizin ortak adı: İNSAN. Hepimiz nisyan ile malül, çiğ süt emmiş acül yaratılmışlarız. Aynı dağın dumanı, aynı denizin dalgalarıyız. Zaaflarımız, hedeflerimiz, biri birine benzer. Fıtratımız aynı, kaynağımız bir, sevinirsek güler, üzülürsek ağlarız. Doğarken ağlamayan bebek var mı? Yaşlanınca güçten düşmeyen insan mevcut mu? Niye böyle? Çünkü yaratıcımız bir, hepimiz aynı tezgâhın ürünleriyiz.
Bu gerçeği temel kabul eden akıllı insanlar dünden ibret alır. Başkalarının hayatlarından hikmetler devşirir. Akıllı insanlar kategorisine herkes girer( Devlet başkanı da aile reisi de, memuru da tüccarı da, kadını da erkeği de) Bu nedenle iyi bir insan, iyi bir aile reisi, iyi bir tüccar, iyi bir alim, iyi bir devlet başkanı, iyi bir idareci… Olmak için ilk yapılacak iş, Hz Âdemden beri temel değerleri değişmeyen insanı yakından tanımak olmalı.
İnsanı da bize en iyi onu yaratan Allah anlatır. Allahü zül celal En son mesajı olan Kuranında insanla ilgili şunları söyler. İnsan: “…Topraktan yaratılmıştır. Ölümlüdür. Cehenneme müstahak olabilir ya da ileri geçebilir Yapabileceklerinin sınırları vardır. Mücahitler de müşrikler de insandır. Kuran insanlar için bir hidayet rehberidir. Aklı vardır (şuur sahibidir, idraklidir) İnanabilir ya da inanmayabilir; inanmadığı halde inandım da diyebilir. Ahiret yurdu (cennet) insanlar içindir.İnsanların içinde şirk koşanlardan bille fazla dünyaya düşkün olanları vardır. Allah insanlara zulmetmez ama insanlar kendilerine zulmeder. Acelecidir, İnsan hem hayvandan aşağı olma, hem meleklerden yüce olma özelliğine sahip bir varlıktır. Her insanın içinde meleklik ve hayvandan aşağı olma ihtimalleri saklıdır. Duruma yani insanın irade ve yaşantısına göre bunlar harekete geçerler. İşte akıllı, Mü’min insan, kendisine en yakın olandan en uzak olanına, dostundan düşmanına kadar tüm insanları bu gerçekler ışığında değerlendirir. Bu hakikat, ilk insandan son insana kadar değerini yitirmeyecek bir ölçüdür.

Göyneğine Bile Güvenmeyen 90’lık Nine


Ülkemizdeki siyasi alanda gelişmelere baktığımızda bu hakikatin unutulduğu zaman nelere mal olabileceğini çok iyi görürüz. Ak Parti ( Erdoğan) Türkiye’nin son 13 yılına damgasını vurmuş liderdir. Devrim niteliğinde işlere, devasa başarılara imza atmıştır. Siyasi, sosyal, ekonomik, alanlarda kazandığı başarılar, elde ettiği sonuçlar tarihe geçecek niteliktedir. Fakat O’ da bir beşer, O’ da bir insan olduğu için bazı büyük hatalar yapmıştır. Bu gün Türkiye bu hataların acı faturaları ile karşı karşıyadır. İnsanın çiğ süt emdiğini, acül olduğunu, mal, makam, mevki hırsı ile, çekememezlik marazı ile malül olduğunu, sıkıştığı zaman, menfaatine dokunduğu anda vefayı, dünü, unutabileceğini akıldan çıkarmış olmalı ki güvendiği kişi grup ve oluşumların ihanetine uğradı. Bunu da itiraf etmekten kaçınmadı. “Ne istediler de vermedik” dediği insanların dindar olmaları O’nu yanılttı. Yıllardır en tabi haklarından mahrum olduklarını iddia ederek isyan çıkaran, baği olan, teröristlik yapan insanların hakları iade edilince düzeleceklerini sanarak, “huylu huyundan vazgeçmez” gerçeğini öteleyerek tam tedbir almaması bu gün terör yüzünden olanların müsebbibi oldu. Bu da aslında çok anormal değil. İhanet, vefasızlık, döneklik, dünü unutma… İnsani vasıflardır. Ne de olsa insanoğlu Habil ve Kabilin soyundandır.
Bizler İmparatorluk bakiyesi bir milletiz. 400 sene ye yakın Dünyayı adaletle ve en güzel şekilde idare etmiş bir milletin ahfadıyız. Lakin dedik ya insanız. Erdoğan da bir insan, O’ da yanlış yapabilir, O’ da eksik düşünebilir. Hâlbuki bizler “GÖYNEĞİNE” (Göynek:, belin altına kadar inen, çoğunlukla basmadan dikilmiş bir tür gömlektir) bile güvenmeyen bir kültürden geliyoruz. Siyasi konuşmaları seven, argoyu çok kullanan bir arkadaşım geçenlerde bu mevzuları konuşurken şöyle bir anektod anlattı: “Hacı abi! Benim 90’nına direk dayamış bir ninem vardı. Bana pek güzel nasihatlerde bulunurdu. Bunlardan biri de bu günün siyasetine ışık tutacak nitelikte. Bak o nasihati seninle paylaşayım! Rahmetli derdi ki; “ Bak oğlum ben göyneğime bile güvenmem. Çünkü O, (yani göyneğim) iki de bir popoma değip durur…”
Bu ninenin nasihati sizce de çok haklı değil mi? PKK’ nın, İran’ın, ABD'nin, Esed'in, bazı siyasi, sosyal, dini grup ve kişilerin Erdoğan'a ve hükumete karşı yaptıklarını görünce sizce de “NİNE ÇOK HAKLI” görünmüyor mu?
 
Bu yazı toplam 129 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.