1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 97- NUREDDİN MAHMUD ZENĞİ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

97- NUREDDİN MAHMUD ZENĞİ

A+A-

    1118 de Haleb de doğdu. Müslümanlar için en büyük tehlikelerden olan, Mısır’da hâkimiyet kuran Fatımîlerin zulmünden Ehl- sünnet mensuplarını kurtarmak için, yiğeni Salahaddini Eyyübiyi ve Şirkuh’u Mısıra gönderdi. 1169 yılında Şirkuh Mısır da hâkimiyeti ele geçirdi. Salahaddini Eyyübi, Nureddin zenginin emriyle 1171 de Fatımileri tamamen ortadan kaldırdı. Salahaddini Eyyubi’yi yetiştirmekle tanınmaktadır. Halab, Şam, Hama, Humus, Baalbek Menbic ve diğer şehirlerde büyük medreseler, kervansaraylar, hastahane ve darul-hadisler yaptırdı. Masrafların karşılanması, tamirat ve yaşatılması için büyük vakıflar bıraktı. Şam da yaptırdığı büyük hastahane, devrin en meşhur mütehassıs doktorlarının hizmet verdiği bir sağlık müessesesiydi. Hadis üniversitesi mahiyetindeki ilk Darul-Hadisi o kurdu. Ve pek çok kitap vakfetti. Rasathane kurdurarak, güneş saati yaptırdı.

    Dindar olup, ilim adamlarının hamisiydi. Karargâhında dahi Kur’anı kerim okutup, hürmetle dinlerdi. Ülkesini adaletle idare ettiği için” Melikü-âdil” lakabıyla tanındı. Hafta da iki gün halkın huzuruna çıkarak, şikâyetlerini dinlerdi. Haksızlıkların önüne geçmek ve devletin menfeatlerini korumak için, hassas bir haber alma teşkilatı kurdu. Haberleşmede güvercinlerden faydalandı. Kendisinin ve âile çevresinin ihtiyaçlarını, ihsanlarını, şahsi malından karşılardı. ganimettEn, âlimlerin helal dediklerinden başkasını almaz, altın, gümüş kullanmaz ve ipek giymezdi. Sultanlığı devrindeki siyasi hadiseler büyük, bulunduğu çevre çok karışık bir yapıya sahip olmasına rağmen, ülkesinde şarabın satılmasını ve içilmesini yasaklayarak, Allahü Tealanın emrine riayet edip halkının sağlığını ve memleketin huzurun korudu. Şehit olmayı çok arzu etiğinden Nureddin eş-şehid diyede tanındı. Ancak arzusuna kavuşamadı.

    Bir defasında bir şahıs onu mahkemeye verdi. Davacı ile birlikte Hakîm Kemaleddin Şehrezürî’nin huzuruna çıktı. Hâkime; Ben davalı olarak geldim. Davalılara nasıl davranıyorsan bana da öyle davran” dedi. Mahkeme sonunda haklı çıktı. Hakkını davacıya bağışlayıp dedi ki: “ İddia ettiği şeyi ona verip gitmek istedim. Fakat bunun beni kibre ve gurura sevk edip adalet meclisine girmeme mani olmasından korkup da geldim. Şimdi iddia ettiği şeyi ona verdim” dedi.

 

Bu yazı toplam 335 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.