1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. 97- NUREDDİN MAHMUD ZENĞİ
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

97- NUREDDİN MAHMUD ZENĞİ

A+A-

          Büyük selçuklu devleti hükümdarı. Babası Sultan Alparslandır. 1055 de doğdu. Büyük Selçuklu Devletinin topraklarını en geniş hale getirdiği için kendisine, “Ebu’l-Feth” (fetihlerin babası veya pek çok fetih yapan) lakabiyle anıldı. Sahip olduğu bazı üstün hususiyetleri sebebiyle, özel bir eğitim ve öğretim gösterilerek yetiştirildi. 1064-1065 Gürcistan seferinde bulundu. Böylece küçük yaştan itibaren devlet idaresi ve orduyu sevk etme hususunda tecrübe kazandı.
           Kendisinden büyük erkek kardeşleri olmasına rağmen cesareti, idarecilik vasfı gibi meziyetleri, Sultan Alparslan tarafından veliahd seçilmesinde rol oynadı. Hanedanın kurucusu olan Selçuk Bey’in mezarını ziyaretten dönüşte, Horasan yakınındaki, Radyan’da veliahd ilan edildi. Melikşah’ın veliahdlığı Halife Kaim bi Emrillah’ın tasdıkiyle tamamen resmiyet kazandı. Veliahdlığı sırasında devletin çeşitli cephelerinde vazife yapan Melikşah, Maveraünnehr seferinde şehid olan Sultan Alparslan’ın yerine devletin ileri gelenleri tarafından onsekiz yaşında sultan îlan edildi. Melikşah, babasının veziri olan kıymetli devlet adamı Nizamü’l-Mülk’ü vazifesinde bıraktı.
          Devlet içerisinde asayişi teminde, devlet adamlarının bağlılıklarında gösterdikleri üstünlüklerden dolayı, Halife tarafından Muizzeddin ve Celalüddevle lakaplarının layık görülmesinin yanısıra, o zamana kadar hiçbir hükümdara verilmeyen ve “hılafet makam ve hâkimiyetin ortağı” manasına gelen “kasım Emiru’l-mümi’nin” lakabı da verildi.       
         Malazgirt zaferinden sonra batıya yönelen Selçuklular; buraların fethi için, kutalmışoğulları, Mansur Süleyman şah, Alp-İliğ, Tutak gibi kıymetli komutanlar vazifelendirmişlerdi. Ayrıca Artuk Bey ve Tutak Bey gibi Türkmen reislerinin harekâtı da melikşah tarafından desdeklendi.
           Selçuklular Anadolu’ya doğru harekete geçtikleri sırada, tam bir keşmekeş içinde bulunan bu ülkenin vaziyeti, fetihleri kolaylaştırdı. Baskı altında bulunan Hıristiyan halk, merkezle irtibatı kesen Bizans derebeylerinin baskısıyla her yönden eziliyorlardı. Ayrıca paralı askerlerden meydana gelen Frank birliklerinin halka yapmadığı zulüm kalmamıştı. Bizans sarayında dönen entrikalar ve kendini kuvvetli hisseden her komutanın imparatorluğunu ilan etmeye kalkışması, Anadolu’yu dağınık bir hale getirmişti. Bu durum, Anadolunun fethine memur olan Selçuklu komutanlarının işini oldukça kolaylaştırmıştı. 
        Selçuklu akıncılarının Anadolu’yu fetih hareketi, İstanbul boğazına, güney batı da ise Milet’e kadar uzandı. Neticede Anadolu’da hareket halinde Bizans askeri gücü kalmadı. İzink ele geçirilerek, Boğaziçi kontrol altına alındı.
           Bu fetih, batıda büyük bir heyecan doğurdu. Hatta Avrupalılar Çin’e elçilik heyeti göndererk, Selçukluların doğudan tazyik edilmesini bile istediler. Ancak bu müracaatları neticesiz kaldı. 4 Mayıs da Diyarbakır fethedildi. Musul, Aksungur ve diğer şehirlere harpsiz girdiler. Bölgede bulunan bozuk itikadlı, Karmatiler’in nüfuzuna son verildi.
 

Bu yazı toplam 322 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.