1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ABD, İNGİLTERE VE FRANSA’NIN TİMSAH GÖZYAŞLARI
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ABD, İNGİLTERE VE FRANSA’NIN TİMSAH GÖZYAŞLARI

A+A-

Amerika cephesinde değişen bir şey yok. Hollywood senaryoları yazmaya ve oynamaya kaldıkları yerden devam ediyorlar, edecekler.

Esed denen zalimin Allah belasını verecek.

Bunu özellikle ifade ediyorum. Birazdan yazacaklarım aklınızda başka çalkantılar yaşanmasına izin vermesin.

Ama bölgede yaşanan Rusya-Türkiye-İran işbirliği karşısında geriye düşen ABD bir anda afalladı. Bunu aşması ve bu fikri yaralaması hatta öldürmesi için yeni bir çıkış yapmalı ve “Bensiz plan yapamazsınız” mantığını akıllara sokmak için senaryoyu hemen yazdı. Senaryonun adını “Hayvan Esed, halkını kimyasal gazla katlediyor.” koydu.

Orta yaşlı olan kardeşlerim hatırlarlar. 1990 yılının sonbaharında Amerika, Irak'a saldırmak için bahaneler arıyordu. Tabi bunu yapmak içinde Saddam Hüseyin’le alakalı yalan yaygaralar ortaya atmak ve ortalığı bulandırmak gerekiyordu. İnsanların ruhuna nüfuz edecek can alıcı bahaneler peşinde koşuyorlardı. Nihayet sebepleri kendi akıllarınca yaratıp tüm dünyaya servis ettiler. 15 yaşındaki Kuveytli bir kız gönüllü olarak çalıştığı hastanenin Iraklı askerler tarafından baskına uğradığını ve bebeklerin kuvözlerden alınarak yerlere atılıp ölüme terkedildiğini iddia ediyordu.

Bu nasıl iştir!

Bu nasıl gaddarlıktır!

Tabi ki mantıken olaya bu gözle baktık. O günün şartlarında tüm dünya medyası Amerika’nın kuyruğuna takılı olduğu için bu ajitasyon kokan haberler bir anda tüm dünyaya yayıldı. O günkü Türk hükümetleri de iç meseleler ve dış borçlarla uğraşmaktan ötürü kuyruğunu IMF’ye kaptırdığı için efendilerine sadakat gereği olayları Amerika’nın istediği gözle görmekteydiler.

Vah Türkiye’m vahh! Nelerle kandırılmışız. Nasıl uyutulmuşuz. Bunca oyun karşısında nasıl bir gaflet içinde kendimizi kaybetmişiz…

Baba Bush savaşa bahane oluşturmak için her fırsatta bu hikâyeyi kullandı. İşin özünde 15 yaşındaki kız o hastanede hiç olmamıştı. Bu aktrist kız Kuveyt'in Amerika büyükelçisinin kızıydı. İsmi de Nayirah el-Sabah'tı. Millete olayın aslını özünü anlamaya dahi fırsat verilmeden Amerika oyunda bahaneyi yakalamanın aceleciliğiyle saldırılarına başladı.

Tabi boş durmadılar. Daha da ajite etmek lazımdı. Yeni bir plan devreye koydular.

Haber bültenlerinde petrole bulanmış can çekişen karabatak görüntüleri vardı. Uydurmasyona göre Saddam Kuveyt'i bombalamış ve denize sızan petrol sonucu karabataklar bu hale gelmişti.

Oyunun farkında mısınız?

Kuveyt’in havaya uçurulan petrol kuyularından akan petrole bulanmış karabatak görüntüleri o günlerde durmaksızın lanse edilerek insanların düşüncelerine yönelik algı operasyonunu uyguladılar. Irak orduları petrol kuyularını bombalayarak çevreye zarar verdikleri ve bundan dolayı birçok hayvanın ölümüne neden olduğu yalanıyla tüm dünyayı avuttular. Batı medyası ise petrole bulanan karabatak fotoğrafları paylaşılarak bunu yapılan kirli savaşta kullanılan bir diğer bahane olarak servis ettiler. Fakat daha sonra televizyonlarda paylaşılan petrole bulanmış karabatak fotoğraflarının Fransa sahillerinde çekilen fotoğraflar olduğu ortaya çıktı.

İşte bugün yaşanan kimyasal gaz bahanesiyle her biri trilyonluk füzeleri Şam şehrine rasgele fırlatmaya başladılar. Rasgele tabirim dikkatinizi çekmiştir. Lütfen okumaya devam edin. Kendiniz çözeceksiniz.

Sorun değil ki nasıl olsa kendimizden görünen adına Müslüman denilen alçak, zalim Suudi hükümeti ve benzerleri gibi alçaklardan kuruşuna kadar tahsil edilecek.

Yıllardır bombalar altında katledilen mazlum Iraklı, mazlum Suriyeli çocuklar Amerika’nın, İngiltere’nin ya da Fransa’nın umurunda mıydı ki?

Vallahi billahi tallahi alakası yok.

Türkiye-Rusya-İran üçlüsünün aralarında yaptığı ittifakla bölgesel etkinliklerini artırmaları karşısında hemen plan yapmaları lazımdı. İşte bu son saldırı o planın gereğiydi. Orada kimyasal gazdan ölen insanların her şeyden önce Müslüman olması hiç umurlarında değildi.

Bakın üçlü müttefiklere!

Amerika, İngiltere, Fransa.

Yani sömürü düzenini dünyada kullanan üç gaddar ve hain devlet…

Değerli dostlarım! Oyunun özü, dünyada atılan tüm adımları kontrolü altında tutmak isteyen bu üçlü şebeke yeni bir gücün karşısına çıkmasını istemiyor. Her zaman olduğu gibi Müslüman kanı üzerinden istedikleri gibi plan yapmaya alıştılar. İran ve Türkiye insanının kanını akıtmak için onca yaptığı oyun bozulan bu emperyalist üçlü şebeke pes etmeyecek.

İnadına kışkırtıcı ifadelerle bölgesel oyunlarına yenilerini ekleyip hem bölgesel gücünü ortaya koymak isteyecek hem de bölgenin zenginlik kaynaklarını kontrol altına almak isteyecekler.

 

 

Bu yazı toplam 773 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.