1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Abdulah Gül Ve Düşünceleri
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Abdulah Gül Ve Düşünceleri

A+A-
Türkiye Cumhuriyetinin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül için, zaman zaman çeşitli söylemler ortaya atılır. Bazı zamanlar Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan ile aralarının iyi olmadığını, zaman zaman aralarının limoni olduğunu okumuş duymuşsunuzdur.
Cumhurbaşkanlığı döneminde mutedil, itidalli ve uyumlu bir yönetim gösterdi. Barıştan ve hoşgörüden yana tavır sergiledi. Olaylara akli selim yaklaşılmasını, insanların birlik ve beraberlik içinde yaşaması gerektiğine vurgu yaptı. Terörü her zaman lanetledi.
Kısacası kendine münhasır bir yaşam ve yönetim bicimi olan Abdullah Gül için başka şeylerde söylendi.Mesela yeni parti kuracağı, ya da FETO’cu olduğu.
FETO’cu olup, olmadığını bilmek benim işimde değil, görevimde değil. Bunu Devletin kurumları belirler. Yalnız Abdullah Gül, devletten yana, milletten yana , inanıştan yana ve ülkenin bütünlüğünden yana, Belki bazı konularda kırgın bile olsa AK parti’den yana tavır koymuştur. Parti kurma noktasında en azından bugün için “ Hayır “ demiştir.
Gül, yeni bir siyasi parti kurma niyetinin olmadığını açıklarken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için “ yol arkadaşım” tabirini kullandı.
Gül ‘ü geçtiğimiz günlerde bir TV programına katılışı nedeniyle izledim.Bu programda soruları sakin ve samimi biçimde yanıtladı. Abdullah Gül’e, İngiltere eski Başbakanı Tony Blair ile yaptığı görüşmeye atfen “Batı Gül’ü yeniden siyasette istiyor. Gül, yeni parti kurarak aktif siyasete atılacak” iddiaları soruldu. Gül, bu iddiaların neden olduğu tartışmalara son noktayı koyacak nitelikte şunları söyledi:
“Beni tanıyanlar şunu bilmesi gerekir ki ben yerli bir insanım. Kendi değerlerimize inanan bir insanım. Demokrasiyi, hukuku ve tüm Batı dünyasını iyi bilirim. Onlarla beraber olmanın Türkiye'ye güç kattığını bilirim. Ama ben siyaset yapacak olursam Batı'dan, Avrupa'dan, başka yerden destek almam. Kendi halkımdan destek alırım.
Ben Cumhurbaşkanlığı görevimi büyük bir onur ve şerefle bıraktım, yol arkadaşıma devrettikten sonra belki 40 kez soruldu ve açıkladım 'aktif siyaseti bıraktım' diye. ART niyetli çevreler bunu ortaya atıyorlar. Parti nasıl kurulur çok iyi bilirim. Fazilet Partisi'nde kongre mücadelesinde başkanlık yarışına girme cesaretini kimsenin ortaya çıkamadığı bir dönemde bunu yapmış bir insanım. Ondan sonra o zaten Ak Parti doğdu. Böyle bir niyetim yok ama tabi ki düşüncelerimi fikirlerimi, zaman zaman arkadaşlarımızla sayın başbakanla, sayın cumhurbaşkanıyla bir araya gelip onlara aktarma fırsatı olur, kamuoyuyla düşüncelerimi paylaşmak gibi görevimiz de şüphesiz vardır. Bu tip söylentiler biraz art niyetli ve asılsız. Ayrıca Tony Blair'le görüşmenin siyasi parti kurmamla ne alakası olur? Saçma şeyler.
Gül, 15 Temmuz darbe girişimi ve FETÖ ile mücadele konusunda şu değerlendirmede bulundu:“Çok büyük bir üzüntüdür. O teşebbüs ne partimize, ne hükümetimize, Türkiye'ye vurulmuş büyük bir darbe. Asla affedilemez. Türkiye'ye öyle büyük bir travma geçirtmiştir ki hiç bir şekilde affedilemez. Türk halkının kim var dendiğinde ben varım diyerek sağa sola bakmadan sokağa çıktığı bir gündür. Bunu hemen atlatmak lazım. Türkiye'yi geleceğe taşımak gerekir. Suçlu suçsuz ayrımları çok önemli bu konularda çok dikkatli olmak gerekir. Bir an önce Türkiye'nin bu ortamdan çıkıp geleceğe tekrar bunu arkasında çok kötü bir kabus gibi arkasında bırakmasını arzu ederim. Latin Amerika'da bile olmuyor artık. Dünyanın gündeminden çıkıyor böyle şeyler. “
Gül, idam cezasının yeniden getirilmesi tartışmaları konusunda, “İdam cezaları eğer suç işleyenlere uygulanmak düşünülüyorsa geçmişe dönük kanun olmaz. Türkiye bu konuları aslında aştı. Tekrar idamı getirmenin Türkiye'ye büyük bir yük olacağı kanaatindeyim. Olacağını zannetmiyorum” dedi.
Gül, AB ile yaşanan kriz konusunda, “Gerginlikler yaşıyoruz. Bunlar kapılar arkasında diplomasiyle halledilse daha iyi olur. Bu süreci öldürmemek lazım. Bu süreç Avrupa'ya taviz verme değil Avrupa'dan faydalanma süreci. Türkiye'nin en hızlı kalkınma dönemine baktığımızda Avrupa ile çok yakın diyalog içinde olduğumuız dönemi kapsıyor. Onlara ne kadar kızsak da bizim kendi işimize bakmamız lazım. İpleri koparmamak gerekir” diye konuştu.
Gül, Donald Trump’un ABD Başkanı seçilmesi konusunda ise “Doğrusu hayret ettim. O seçildikten sonra dosyaları alacak, brifingler alacak. Daha dikkatli daha realist politikalar uygulamaya başlayacak. İki yıllık söylemi neticesinde Amerika'da oluşturduğu taban değişmeyecek ki. Öyle bir hat oluştu. Bu tehlikeli, dünya için tehlikeli. En gelişmiş demokrasilerde bunun oluyor olması çok üzücü” değerlendirmesinde bulundu.
İşte 11. Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL bunları konuştu, bunları değerlendirdi.
 
Bu yazı toplam 202 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.