1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Abdülhamit Ve Eşref
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Abdülhamit Ve Eşref

A+A-
Hani zaman zaman derler ya…
Değişirsin, değişirsin diye.
Herkes değişecek.
Anamın adı, döndü, bende döndüm hesabı…
İkinci Abdülhamit’in padişah oluşunun yıldönümünde İzmir’de şenlikler düzenlenmiş. Kalabalık toplanmış. Vali konağını saran ve içeriye girmek isteyen halkı pencereden izleyen vali emri vermiş:
“Şu eşek milleti durdurun !”
O dönemde devletin üst düzeyde olanlara “erbabı mansıp” denilmektedir. Vali’nin halkı eşek diye aşağıladığını duyan şair Eşref hemen dörtlüğünü patlatmış.
Milleti erbabı mansıptan biri eşek demiş,
Reddedilmez böyle bir söz ama, ki pek can sıkar.
Olsa da milletçe eşek, eşek diyen bilmez mi ki,
Sadrazamlarda, valilerde milletten çıkar.”
Şu ülkede yöneteni de, yönetilenlerin eşekliğinden dolayı hicvedip aynı çuvala sokan Şair Eşref bugün yaşayıp, olup bitenleri görse acaba şaşırırmıydı?
Şair ve hicvedici Eşref geçen yüzyılın başlarında sokaklarında develerle at arabalarının dolaştığı bir kentte yürürken, hiç sevmediği bir kodamanla karşılaşmış. Herife istemeye istemeye selam verdikten sonra şu mısraları döktürmüş:

“Gavur İzmir’de sokaklar dardır,
Bir selam tavrı ile can koruruz.
Şöyle dursun develerle araba,
Yolda eşeklere biz has dururuz.”
Bugün bazen medyamızda bazı kişilere has duruyor. Mecliste dokunulmazlık zırhı altında bir birlerine saldıran meşgul olunmuyor. Ama nafile…
Eşref o dönemde okumuş, yazmışlardandı. Kendine özgü bektaşiydi.
Sarıklı bir mürteciye ne demişti?
Bizim bazı çıkarcılarımız kalıbı değiştirdi.
Alevi-Bektaşi kesiminde kalıbı değiştirmek demek, öteki dünyaya göç demektir.
Bektaşi çoktandır gitmediği komşu kasabaya uğramış. Daha önce uğradığı bir kapıyı çalmış. Pencereden bir kadın kafasını uzatmış.
Kim ooo?
Bektaşi,Hanım Hüseyin Baba evde mi ?
Hüseyin Baba kalıbı değiştirdi…
Vah, vah,vah .Siz nesi oluyorsunuz?
Hanımıydım ama, şimdi yeni bir kocaya vardım.
Bektaşi :
Demek öyle, demiş. Desenize asıl kalıbı siz değiştirmişsiniz..
Anlayanlar bir nebze olsun bunu anlarlar.
Konya’nın Selçuklu ilçesinde eski Yükselen kasabasının nüfusu 100-150 ye kadar inmiş. Mahallede iki cami ve birde ilkokul var. İlkokulda 25 kadar çocuk geçen yıl okullar açılınca taşımalı eğitime tabi tutulmuş. Nedeni öğretmen yok. Her gün yaklaşık 40 Km. gidiyor, 40 km. geliyorlarmış. Büyükşehir olmanın nimetleri olsa gerek !..
Yine aynı yerde iki cami var. Çok iyi. Elhamdülillah camilerimiz, mescitlerimiz açık. Her iki caminin de imamı, müezzini var.Ancak cemaat yok. Birinde 3-4 kişi, diğerinde ise 1-2 kişi. Ramazan’da iki cami birleşmiş teravih namazı kıldıkları olmuş.
İyi mi ?
Birde PTT ajandası var. Acaba buraya kaç mektup atılıyor? Kaç dağıtım işi oluyor?
Yetkililerin dikkatine sunarken, kışın, karda kışta 25-30 çocuk yolda- yolakta üşümese de, buraya da bir öğretmen atansa olmaz mı?
Benden hatırlatması…
Yazımızı Hz. Mevlana’nın bir sözü ile bitirelim:
Sen, senliği bırak! Ben benliğimi!
Sen,senliğinden vaz geç ! Ben benliğimden…
Sensiz, bensiz olalım !
“Hiç”likte buluşalım!
“Bir” olalım !
 
Bu yazı toplam 71 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.