1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Abdullah Gül’ün Değerlendirmesi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Abdullah Gül’ün Değerlendirmesi

A+A-
Seçimlere her gün, her saat biraz daha yaklaşıyoruz.
Meydanlar ısınmaya başladı bile.
Eş-dost- arkadaş grupları bir arada siyaset- seçim konuşuyor.
Araştırma şirketleri iş başında.

Siyasi parti liderleri büyük ümitler içinde seçim için çalışıyorlar. Adaylar belli oldu.
Seçimlere 20 parti katılacak. Önde olanlar ise AK Parti, CHP, MHP ve HDP. En çok tartışılan konusulan konu ise AK PARTİ’nin seçimlerde yüzde kaç oy alacağı, HDP’nin barajı geçip- geçmeyeceği. Geçecek diyenlerin yanı sıra, geçemez diyenlerde var. Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin seçimlerde yüzde 55 oy alacağını söylerken, CHP yüzde 35 hedefliyor.
Tabi ki bütün bunlara cevap verecek kesim ise 7 Haziranda seçmenin vereceği karardır.
Ben 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün ulusal bir haber ajansı ile ilgili söyleşisini yerimi ekenomik kullanmak üzere, özünü bozmadan size sunmak istiyorum.
11. Cumhurbaşkanı Gül, son 2-3 yıllık durgunluktan sonra yeni bir hamle ihtiyacının olduğunu söyledi; "Ülkenin bugünkü durumu, diğer ülkelere nispeten iyi. Fakat her şey bugünden daha iyi olabilirdi" dedi.

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 7 Haziran'da yapılacak genel seçim sonuçlarıyla ilgili değerlendirme yaptı. Gül, Türkiye'de 12 yıllık AK Parti iktidarı döneminde yapılanların "gayet iyi" olduğunu belirtti.
"Ülkenin bugünkü durumu, diğer ülkelere nispeten iyi. Fakat her şey bugünden daha iyi olabilirdi. Bu bir gerçek. Ülkenin durumunu daha da iyi halde görmek mümkündü. Burada soğukkanlı bir şekilde bakarsak, 12 yıllık kesintisiz bir iktidar dönemi sonunda ilk yılların reformcu heyecanının, dinamizminin ve performansının yavaşlamasını da doğal görüyorum. Dolayısıyla önemli olan, ülkeyi yönetenlerin bunu görüp yeni bir hamle yapma ihtiyacını hissetmeleri... Özellikle son 2-3 yıllık durgunluktan sonra yeni hamle yapma ihtiyacı çok açık bir şekilde ortada. Türkiye'yi yeni bir yörüngeye oturtmak için roketleri tekrar ateşlemek gerekir.Buna muhakkak ihtiyaç var."
Gül, seçimin bunun için fırsat olduğuna işaret ederek, "Seçimlere gitmek için iki aydan kısa bir süre var. Herkes kendisini seçime ve seçim sonrasına göre hazırlıyor. Tabii ki halkın iki ay içerisinde nasıl karar vereceğini bilemeyiz. Açıkça söyleyeyim, benim tahminim şu; muhalefet partilerinin Meclis'te daha güçlü olacaklarını tahmin ediyorum .
Risk ve tehditleri göz önüne alarak seçimden sonra güçlü ve yeni bir başlangıç yapmanın Türkiye için elzem olduğunu vurgulayan Gül, "Son yıllardaki bütün kayıpları ancak bu şekilde telafi edebiliriz.
Abdullah Gül, bunun için önce siyasi iklimin normalleştirilmesi ve kutuplaşmanın bitirilmesi gerektiğini belirtti.İstikrar şüphesiz ki sadece Meclis çoğunluğu demek değildir, bunun çok ötesi vardır ama tabi ki bu birinci şarttır. Son dönemlerde geçirdiğimiz şeylerin geçici olmasını arzu ederim.Türkiye'nin tekrar çok iyi bir atmosfere gireceğini ümit ediyorum."
Gül, "Türkiye'deki başkanlık sistemine ilişkin itirazınızı muhafaza ediyor musunuz?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:
"Aslında ben cumhurbaşkanı olduğum dönemde de bana bu tip sorular sorulduğunda, Türkiye Cumhurbaşkanının yetkilerinin çok olduğunu söylemiş bir insanım. Çünkü yetkilerin hepsi 1980 Anayasası'na göre dizayn edilmişti. Bunların bir parlamenter sisteme çok yakışmadığını cumhurbaşkanı iken söylemiş bir insanım. O bakımdan gayet berrağım. Ben parlamenter sistemin iyileştirilmesinin daha doğru olduğunu önce de söyledim. Fakat bir başkanlık sisteminin demokratik olmadığını söyleyemeyiz. Bir şartla; nasıl ki parlamenter sistemin noksanlarından Türkiye çok çekmiştir; öyle olmuştur ki Türkiye'de hükümetlerin yetkisi paylaşılmıştır, gölge kabineler olmuştur ve neler neler olmuştur. Şimdi eğer bir başkanlık sistemi söz konusu olursa, burada çok daha dikkatli olmak gerekir.AB standartları birçok alanda artık uygulamaya girdi ve hayatımızın bir parçası haline geldi. Fakat biz burada en büyük getiriyi özellikle ilk 4-5 yıllık dönemde 2008 krizine kadarki büyümede gördük. Türkiye olağanüstü büyüdü ve bütün bu reformların karşılığını gördü."demekteydi.

 
Bu yazı toplam 40 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.