1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Açık hava müzesi gibi mahalle
Açık hava müzesi gibi mahalle

Açık hava müzesi gibi mahalle

Tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Konya'nın geçmişi 5 bin yıla dayanan Sille Mahallesi, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı döneminden kalma eserleriyle, ziyaretçilerinde açık hava müzesi etkisi bırakıyor.

A+A-

Tarihi mahallede, duvar ve pencerelerinde Roma dönemi malzemelerin kullanıldığı Aya Elena Kilisesi, geçmişte yaşam alanı olarak kullanılan mağaralar, kayaların oyularak yapıldığı oda mezarlar, zengin ahşap süslemeleri ile ilgi gören taş camiler bulunuyor.  Orta Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden olan bölge, tarihi kaynaklarda farklı kültürlerin bir arada yaşadığı, erken Hristiyanlık döneminin önemli bir merkezi olarak geçiyor.
Yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı mahallede, yöresel lezzetleri canlı müzik eşliğinde sunan ve tarihi mimarisini koruyan işletmeler, gece ışıklandırmalarıyla da dikkati çekiyor.
"Hristiyan ve Müslüman iki toplumun yaşadığını biliyoruz"
Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bahar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Sille'nin tarihinin 5 bin yıl öncesine dayandığını söyledi. Mahallenin her köşesinde Roma ve Bizans taşlarını görmenin mümkün olduğunu belirten Bahar, şöyle devam etti:
"Milattan sonra 327 yılında Bizans İmparatoru Konstantinus'un annesi Helena, hac için Kudüs'e giderken Sille'ye uğramış, buradaki ilk Hristiyanlık dönemi oyma mabetleri görmüş, Sille'de bir mabet yaptırmaya karar vermiştir. Bugün gördüğümüz onun kurduğu kilise değil, yıkılmış, tahrip olmuş. Daha sonra İkinci Mahmut zamanında yeniden yapılmıştır. Üzerindeki kitabe Yunan alfabesiyle yazılmış ama metin Türkçe'dir. O dönemde Sille'de Hristiyan ve Müslüman iki toplumun yaşadığını biliyoruz."
Bahar, bazı mezar taşları, çeşme ve mağaralarda Hristiyan ve Müslüman kültürün bir arada yaşadığına dair belirtiler gözlemlediklerini anlattı.
Mağaraların çoğunun Roma döneminde yapıldığına dikkati çeken Bahar, şunları kaydetti:
"O dönemde mezarları oda şeklinde kayalara oyma geleneği var. Mağaralardan bazılarının mezar yapıldığını görüyoruz ama bunlar daha sonra Bizans döneminde kilise ya da manastır gibi kullanılmış. Doğu yamacında mağara halinde Eflatun Manastırı var. Bölgeye Türkler geldiğinde burası ortak yaşam alanları olmuş. Mağaralar ev, samanlık, ahır olarak kullanılmış."

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.