1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Acil Servis
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Acil Servis

A+A-
İnsanlar bazı şeyleri görerek, yaşayarak görüp, öğreniyorlar.
Hastanelerin acil servisleri her zaman yoğun kalabalık ve can pazarının yaşandığı yerlerdir.Burada hastalar, hasta sahipleri, hastane personeli, doktor, hemşire, hastabakıcı canhıraştır.
Buraya canı yanan, rahatsız olanlar gelir. Herkesin önceliği kendisidir. İşte böyle ortamda sinirlerde gergin olur.Hasta ve yakınlarının psikolojisi diğer insanlara göre çok farklıdır.
Kan, ilaç,serum kokusu bir birine karışır. Kolay değil buralarda görev yapmak, insanları mutluk etmek, dert arayanlara çare bulmak. Birde zaman zaman gördüğümüz, duyduğumuz nahoş olaylar, doktora, hemşireye yapılan fiili saldırılar işin cabasıdır.
Dedim ya, burada görmek yaşamak lazım.
Geçtiğimiz gece tam hatırlayamadığım bir rahatsızlık geçirdim. Neden ve nasıl geliştiğgini bilmiyorum. Yakın geçmişte prostat ameliyatı oldum. Bunu yanı sıra şeker rahatsızlığım var. Midem rahatsız, ilaç kullanıyorum.
Bunların hangisi daha etkili oldu bilemiyorum ama, geçen gece tarafıma söylendiğine göre ölüp dirilmişim. Kızım Zeynep’in çığlığı kulaklarımda. Bir baba olarak bir şey yapamamanın acizliğinini yaşıyorsun.
Eşim komşuları çağırmış ve sağ olsunlar komşularım 112 Ambulansı çağırmışlar. Hayal gibi gözümün önünden geçen olaylar sonrasında Numune Hastanesi acil girişine başvurduğumuzu sonradan biraz kendime gelince gördüm. Yaklaşık 3 saatten fazla bu bölümde gözetim altında kaldım. Kollarımda serum, kalp cihazları, başımda başka cihazlar. Kan almalar, tahliller… Oksijen…
Bir süre kendime gelmeye başladığımda etrafı süzmeye başladım. Dediğim gibi herkesin rahatsızlığı ve herkesin hastalığı çok önemlidir. Acil bölümde doktorlar,hemşireler, hasta bakıcılar ve diğer görevliler inanın canhıraş ve adeta arı gibi çalışıyorlar, koşturuyorlar, insanların, hastaların acılarını dindirmek, rahatsızlığı gidermek ve dertlere çare ola bilmek için arı gibi çalışıyorlar.
Bu insanlarda netice olarak etten- kemikten oluşmuş, yoruluyor, sinirleri bozuluyor ama, bunları görevleri sırasında yansıtmamaya çalışıyorlar. Öncelikle başta Numune Hastanesinin o geceki acil servisinde görev yapan herkese teşekkür ederim.
Yalnız benim dikkatimi bir şey çekti ve kulak misafiri oldum. Acil serviste görev yapanların pek çoğu da Allah kabul etsin oruç tutuyorlar. Sahur vakti geldiğinde ise görevlerini bırakıp gitme yerine, yukarıdaki yemekhane’den sahur için su, ya da başka yiyecekler almak için birer-ikişer gidip geliyorlar. Ne yazık ki, yemekhane sorumlusu bu görevlilere suyu aşağıya vermek istememektedir. Gereççe ise suyun dışarıya çıkarıldığı şeklindedir. Ne demekse…
Üstelik Salı gecesini- Çarşamba gecesine bağlayan gecede sahur menüsü de şu idi:
Makarna, Reçel, yumurta ve su…
Bu insanlara böylesine ayakta nefes almadan çalışırken, devletimizin, milletimizin bu insanlara Allah yolunda yşapacakları görevlerde de yardımcı olmaları gerekir. Bu insanların beslenmesi daha iyi hizmet vermelerine neden olur.
Suyu yukarıdan, neden aşağıya vermediklerini de anlamış değilim. Yetkililerin bu konuda hassasiyet göstermelerini bekliyorum.

 
Bu yazı toplam 90 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.