1. YAZARLAR

  2. E. Reha KORKMAZ

  3. Açın Işıkları Da Millet Fili Görsün
E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ

E. Reha KORKMAZ
Yazarın Tüm Yazıları >

Açın Işıkları Da Millet Fili Görsün

A+A-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz Cuma günü Konya'da katıldığı açılış programının öncesinde alanı dolduran muhteşem kalabalığa seslendi. Programı takip ederken edindiğimiz ilk izlenim Konya'nın Cumhurbaşkanı'nı, Cumhurbaşkanı'nın da Konya'yı özlediğiydi. Bu arada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, alanı dolduran kalabalıktan ve organizasyondan oldukça memnun kalarak Konya'dan ayrıldığını öğrendik. Konya'nın dört bir yanında yapılan devasa bez afiş çalışmaları, ilçelerden vatandaşların organize bir şekilde mitinge gelmeleri, sosyal medyada #BugünGünlerdenErdoğan ve #MilletinAdamıKonyada hashtaglerinin trend topic (TT) olması, gazete, billboard, raket ve minibüs ilanları ile dağıtılan onbinlerce el ilanı organizasyonun kusursuz olacağının habercisi gibiydi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, açılış öncesi yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. İdam ve Başkanlık sistemi son günlerde sık sık gündeme gelen iki konu. Doğal olarak teröristbaşının savunuculuğunu yapan HDP dışında muhalefet idama hayır demiyor. MHP net bir şekilde idamı isterken, CHP ise milletin tepkisinden çekindiği için konuyu eveleyip gevelemeye çalışıyor. Biraz cesaret bulsa idamı desteklemeyecekler ancak tek parti döneminde kurulan istiklal mahkemelerinin ve sol kesimin “Üç fidan” diye nitelendirdiği Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamının önemli aktörlerinden olan CHP'nin özellikle vatan hainleri için geri getirilmesi istenen idamı desteklememesi oldukça samimiyetsiz görünüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Konya'da değindiği diğer bir konu ise Başkanlık. Henüz içeriği tam olarak açıklanmayan bu sistem için ilginç yorumlar yapılıyor. Kısaca derlediğimiz bu yorumlarda şu görüşler yer alıyor:

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "AK Parti başkanlık sistemiyle ilgili inadını sürdürecekse, Anayasa taslağını TBMM'ye getirmelidir. Ya 367'yi aşarak kanunlaşacaktır ya da milletin kararına sunulacaktır. Bizim tercihimiz her zaman olduğu gibi parlamenter sistemin devamı, güçlendirilmesi, reforma tabi tutulmasıdır. Ancak milletimiz aksini söyleyecek olursa buna da diyeceğimiz herhangi bir şey doğal olarak bulunmayacaktır. Türkiye'nin nasıl ve hangi sistemle yönetileceğiyle ilgili muamma bize göre kapanmalı, bu iş kökünden bitirilmelidir" dedi.
Kılıçdaroğlu önce: “Başkanlık sistemini kan dökmeden bu ülkede gerçekleştiremezsiniz” dedi. Daha sonra CNN'de: "ABD'deki gibi başkanlık sistemini getirecekseniz buyur getirin!" dedi. Anayasa Komisyonu Başkanı Şentop'un, “Biz de zaten Amerikan modelini öneriyoruz” demesinin ardından “Hele bir gelsin görelim” diyen Kılıçdaroğlu'nun ilerleyen zamanda ne tür manevralar yapacağını merakla bekliyoruz. HDP'li Demirtaş, 'Başkanlık adı altında diktatörlük' inşa edildiğini ifade ederek buna sonuna kadar direneceğiz' dedi. SP'li Kamalak ise; "Biz başkanlık sistemine prensip itibari ile karşı değiliz. Başkanlık sistemini 1970'ler de gündeme taşıyan ilk olarak bizlerdik. Ama o günkü şartlarda baktık ki zemin uygun değil, başkanlığı bir tarafa bırakalım, onun üzerinden hareket edelim dedik” şeklindeki açıklaması çok konuşuldu. Vatan Partisi Lideri Doğu Perinçek ise, "Başkanlık sistemi, mafya ekonomisi temelinde saray diktatörlüğüdür, sıcak para diktatörlüğüdür" diyerek farklı bir dilden konuştu. Aslında ülkemizde her görüşten insanların Başkanlık konusunda farklı açıklamalar yapmasını o meşhur Hint fıkrası bize çok güzel anlatıyor:
Hintliler, karanlık bir yere bir fil getirip koymuşlar. O güne kadar hiç fil görmemiş insanlara onu göstermek, onu tam tarif edip edemeyeceklerini öğrenmek istiyorlarmış.
Fili görmek için o karanlık yere birçok adam toplanmış. Fakat yer o kadar karanlıkmış ki, fili görmenin imkânı yokmuş. Göz gözü görmeyecek kadar karanlık olan bu yerde, file ellerini sürmeye başlamışlar. Orasını burasını tutup yoklamışlar.

Bir zaman sonra Hintliler, adamları bu karanlık yerden dışarı çıkarmışlar. Adamlardan her birine;
- "Fil nasıl bir hayvandır?" diye sormuşlar. Filin hortumuna dokunup yoklayan adam;
- "Fil, bir oluğa benziyor."demiş.
Filin kulağına dokunup yoklayan adam;
- "Fil, bir yelpazeye benziyor." demiş. Filin ayağına dokunup yoklayan adam;
- "Fil, bir direğe benziyor." demiş. Filin sırtına dokunup yoklayan adam;
- "Fil, bir tahta benziyor..." demiş.
Karanlık yere girip de fili yoklayan kim varsa, hepsinden bir cevap alınmış. Herkes filin hangi yerine dokunduysa, nasıl sandıysa fili ona göre anlatmış. Her biri farklı şeyler söylemiş. Görüşleri, sözleri birbirini tutmamış.
Bu yüzden Başkanlık sisteminin içeriğini görmeden ezbere açıklamalar yapan muhalefet partileri ya da sivil toplum kuruluşları ya birileri gibi “Çark” edecekler, ya da mahalle ağzı ile siyaset yapmaya devam ederek körü körüne şu anda ülkemizin ihtiyacı olan Başkanlık Sistemi'ne karşı çıkacaklar. Yani ışıklar yanınca fili görenler nasıl hareket edecekler çok merak ediyoruz.
Bizim son sözümüz ise Sivil Toplum Kuruluşları'na olacak. Cumhurbaşkanımızın birçok programında yer alan ve düşüncelerini paylaştığı bu güzide kurumlar ne zaman bir araya gelerek Başkanlık Sistemi konusunda düşüncelerini kamuoyu ile net olarak paylaşacaklar çok merak ediyorum doğrusu.
 
Bu yazı toplam 176 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.