1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. ADALETİ SAĞLAYIN, KALKINALIM!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

ADALETİ SAĞLAYIN, KALKINALIM!

A+A-

Her konuda bir lafı olanlar etrafımızda oldukça çoğaldı. Savunduğu fikri bile sorgulayamayan, hataları olabileceğini idrak edemeyen bir kesim var. Eleştirel paylaşımlarım ve yazılarım karşısında hemen savunmaya geçerek akıllarınca ağzımın payını vermeye çalışıyorlar. İnternette çok sıkça gördüğümüz şu videoya konuşan adamın laflarını da paylaşarak tek taraflı düşünce yeteneklerini ispata çalışıyorlar.
Çok ciddiye almıyorum. 
Onlardan da olacak elbette ki!
Ama şunu tavsiye etmemin şart olduğunu ifade etmek istiyorum. Biraz etrafınızı gözlemleyin. İnsanları dinleyin. Konulara şartlı yaklaşmayın. Yabancı sermaye sayesinde iş yaparak ayakta kalmak yerine kendi yağıyla kavrulmaya çalışan ve her şeye rağmen işçilerine sahip çıkmak için olabildiğince gayret sarf eden vatansever insanlarımızda var. 
Dünya sizin zannettiğiniz gibi işlemiyor. Bazı fikirlerinizi ortaya koyarken bazı gerçekleri gölgelemekle bir yere varamazsınız.
Bu fakirin, birkaç hafta önce Konya Organize Sanayi Bölgelerinde ki bazı fabrikaları ziyaret ederek sanayicilerimizle hasbihal etme fırsatı oldu. En az 60 firma ile görüşmem oldu. Haydi diyelim birisi art niyetli olarak sıkıntılı olduğunu iddia etsin. Bunların hepsi mi ağız birliği edecek?
Her biri farklı sektörlerde olan onca firmanın feryadını bizzat kendi kulaklarımla duydum. 
Bir fikri savunurken arkası dolu olsun. Arkası boş olan fikirlerle yola çıktığınız zaman farkında bile olmadan saçmalamaya başlarsınız. 
Koskoca organize sanayi bölgesinde ki onca fabrikayı ziyaret ederek nabız yoklamak, düşüncelerini almak, yol haritalarını çizmek için fikir teatisinde bulunmak, sıkıntılarının çözümünde bir adım atmak amacıyla bir araya toplayıp çözüm yolları geliştirmek bu kadar mı zor?
O gün organizeyi gezerken tüm samimiyetimle ifade etmeliyim ki koca caddelerinde trafik yok denecek kadar azdı. Önceleri fabrika bahçelerinde görmeye alıştığımız konteynerler bile yoktu. Madem ihracatta o kadar büyük çalışmalar yapılıyor da bu ihracatları kim yapıyor kardeşim?
Öyle oturduğunuz yerden, dış destekli sağladığınız ekonomik güçle, birkaç derneğin toplantılarına katılmakla olmuyor bu işler!
Gerçekleri görün ve fikrini savunduğunuz kişilerle bunları paylaşın. Onlara bu yangını haber verin. Kafayı kuma gömmekle gövdeyi gizleyemezsiniz.
Hükümet tarafından en alt kademelerinden en üst kademlerine kadar istişare meclislerinin kurulmasını ve milletin derdini dinlemesinin bir gereklilik olduğunu haykırın. 
Varsın eleştirileriniz birilerini acıtsın. Acıtsın ki çözüm yolunda adımlar atılsın.
Parti toplantılarıyla vefa gösterileri yapmakla, birkaç kişinin gazını almakla bu işler düzelmez. Halkın derdiyle dertlenmesini bilmediğiniz sürece bu sancı sürer.
Pastor Brunson hakkında önceki yazımda dile getirdiğim huşuları bir daha okuyun. Bunu iyi anlayın. İktidar ya da muhalefet yalakalığına soyunmuş birilerinin şovmenliğine takılıp kalmayn. 
Amerika’nın dünya üzerinde ki en büyük düşmanımız olduğu ve hiçbir zaman dostumuz olamayacağını çok iyi biliyoruz. 
Yaşadığınız ülkenin gerçeklerinden kendinizi soyutlamayın. Tok karınlarla aç insanların halinden anlarmışçasına ayaklar yaparak iç ferahlatmayı adet edindiyseniz sizin için yapacak bir şey kalmamıştır. 
Bu ülkenin savunulması tüm samimi vatandaşlarımızın üzerinde bir sorumluluktur. Bu sorumluluk birkaç kendini beğenmiş egoistin uhdesinde olmayacak kadar değerlidir. Vatanın en ufak parçasına kadar bu memlekete zarar vermek isteyen her kim olursa olsun. Bu vatanın gerçek vatandaşı olamaz.
Bu arada Emeklilikte yaş konusuna dönük açıklamalarını dinlediğim cumhurbaşkanının açıklamalarını Salı günkü toplantısında dinledim. 
Diyelim ki haklı…
Peki, o zaman!
Bir önerim var. Devletin sırtına yük olacağını iddia ettiğiniz açıklamalarınızda haklı olduğunuzu düşünüyorsunuz ya!
Bende diyorum ki milletvekillerine kıyak emeklilik hakkı iptal edilsin. 
Madem konu adaleti sağlamak değil mi?
Madem ülkemizin derdi adalet ve kalkınma değil mi? 
Milletvekilliği süresince diyelim ki 4 yıl vekillik süresine, vekillik öncesi hak ettiği sosyal güvenlik kurumunca geçerli çalışma süresi eklensin. Onlarda vekillikten düşünce kalan prim gün sayılarını, yaşlarını tamamladıktan sonra emekli olabilsinler. 
Dün bayi önünde askıda ki gazete manşetlerini okurken Sözcü Gazetesi’nin manşeti dikkat çekiciydi: “Yaşa gelince Avrupa gibi, maaşa gelince Afrika gibi”
Buyurun, hodri meydan!

Bu yazı toplam 841 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.