1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Adaletsiz Dağılım Aslında Evrensel Bir Sorundur
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Adaletsiz Dağılım Aslında Evrensel Bir Sorundur

A+A-
İnsanoğlunun sınırlı ömründe ki yaşam kalitesine baktığınız zaman batı toplumlarının bunu oldukça verimli bir şekilde değerlendirdiğine şahit oluyoruz. Fakat söz konusu doğu toplumları olunca bu konuda aynı düşünceyi taşıyamıyoruz. Dünya milletlerinin kanını emmeyi kendine görev edinmiş bazı güç odaklarının tabiri caizse doğu medeniyetlerine ölümü gösterip sıtmaya razı etme taktiği bir realitedir. Elbette yüce dinimiz islamın getirdiği hükümler tüm insanların dünya nimetlerinden eşit düzeyde yararlanabileceklerine dair her şey açık ve nettir. Ama dünyayı sömüren bazı güçlerin azgın yapısı, malumunuz başta Afrika olmak üzere birçok dünya devletinde ki imkanların sınırlı olmasına sebep teşkil etmektedir. Asıl olması gereken adaletli paylaşım gerçeği yerine tamamen ben odaklı yapı yüzünden dünyada ki ölümcül savaşlar olmakta ve çok sayıda masum insan daha hayatının baharında iken ölüp gitmektedir.
Hani son yıllarda adından sıkça söz edilen küreselleşme gerçeğinin hız kazandığı, dünyanın koşar adım birbiriyle adaptasyon sürecine girdiği 1990 sonrasında birçok ülkede maalesef gelir dağılımı aniden bozulmuştur.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan raporda, 2008 küresel ekonomik krizi öncesindeki 20 yıl boyunca 22 OECD ülkesinden 17'sinde gelir eşitsizliği baş göstermiştir.
Çeşitli kaynaklardan incelediğimizde şahit oluyoruz ki dünyada artan yoksulluk ve gelir dağılımına dair gerilemeden küreselleşmenin mesul tutulamayacağını dikte etmeye çalışmaktadırlar.
Akademik veriler ortaya koyarak küreselleşmenin dünyadaki yoksulluğu ve gelir dağılım dengesini bozmadığını iddia ediyorlar. Ama bu gerçekle taban tabana zıttır.
Etrafımızda gelişen olaylara baktığımız zaman küreselleşme, servet sahiplerinin servetlerini daha da fazla büyütmesine olanaklar sağlarken, alt gelir gruplarının büyümesini engellemektedir. Bu durum da dünya, bölge ve ülke ölçeğinde toplumda gelir dağılım dengesini daha da bozmakta fakirliği artırmaktadır.
Türkiye’mizde dahil olmak üzere fakirlik ve aşırı kazançla alakalı dağılım adaletsizliği bundan yıllar önce dünyanın belli başlı bölgeleri için konuşulurken, artık bir zamanlar dev ekonomisiyle nam salmış büyük ekonomileri de tehdit eder hale gelmiştir.
Çok ilginçtir ki dünya genelindeki fukara insanların yarıya yakını, dünyanın en büyük 20 ekonomisini içeren G20 ülkelerinde yaşam savaşı vermektedir.
Burada işaret etmeden geçemeyeceğim. Türkiye’de yakın bir tarihe kadar çoğunluk arz eden fukaranın daha da zor yaşam şarları altında hayat mücadelesi verdiğini, dünde cebinde 500 TL’yi bile bir arada göremeyen insanların büyük paralarla oynaşmaya başladığını görmekteyiz. Özellikle memleketimizde ki gayrimenkul zenginlerinin sayısı öyle hiçte azımsanacak sayıda değildir. İşte bunu gördüğümüz zaman gelir dağılımında ki adaletten söz etmemiz mümkün olamaz.
Bu tarz bir yaşam ve orta sınıfın yok olması gerçeği aslında bir atom bombası kadar tehdit ihtiva eden bir durumdur. Bu durumun devamı, gelirler arası uçurumun beraberinde getirdiği toplumsal soğuma sürecine hizmet etmekten başka hiçbir anlam ifade etmez. Sadece birileri bol para içinde sefahat sürerken birileri de açlıktan nefesi kokarken sefaletten ölüp gidecektir. Fakat güncel hayata yansıması ve yaşam kriterlerinin yükselmesi yüzünden gelir düzeyi zayıf insanlarımızda işin içinden çıkabilmek için büyük borçlar altına girmekten asla çekinmemekte ve gelecekte çekeceği cereme ile de aslında kendi olağan düzenini fasit hale dönüştürmektedir.
Malumunuzdur gelişmiş ekonomilerin bir tarafında ultra lüks hayat yaşayan çok küçük azınlığın hemen yanı başında günlük mecburi ihtiyaçlarını karşılayamayan milyonlardan söz edilebiliyor. Bunun beraberinde insanlar arasında barış ve kaynaşma ortamının tesisi sizce ne kadar mümkün olabilir?
Yıllarca yoksullukla beraber anılan Afrika'nın yanı sıra Amerika ve Avrupa ülkelerinde de son yıllarda hepten "aşırı" derecede bozulan gelir dağılımı benzer trajedinin bu gelişmiş ekonomilerde de yaşanmasına yol açıyor.
Artışa geçen büyüme hızı, kişi başına düşen ortalama gelir, yapılan devasa yatırımlar, fakru zaruret içerisinde yaşam mücadelesi veren üzücü trajedilerin gizli kalmasına sebep teşkil ediyor. İşin gerçeği ise, bazılarının zannettiği gibi bu trajedinin sadece Afrika ülkelerinde yaşanmadığını, Mesela, son yıllarda artışa geçen yüksek büyüme performansıyla başı çeken Çin ve Hindistan gibi ülkelerde de önemli miktarda gelir dağılımının kokuştuğunun ortada olmasıdır.
Buraya kadar temas ettiğim gerçek sadece ülkemizle değil, dünya devletlerinin tümüyle alakalıdır. Hani küreselleşme gerçeğine baktığımız zaman tespitimizin doğruluğu ortaya çıkar. Yunanistan’da yaşanan ekonomik çöküş, sadece kendisini yemediği gibi tüm Avrupa Birliği ülkelerini sallayacak kadar ciddi bir tehdidi ortaya koymuştur. Kendinizi soyutlama gibi bir lüksünüz yok. Dünyanın bir yerinde yemekten obez olmuş insanların varlığı ile diğer bir yerinde derisi kemiğine yapışmış iskelet düzeni hayat yaşayan insanların birbiriyle alakalı ekonomik anlamda hesaplaşması şu ya da bu şekilde tahakkuk etmektedir. İşte küreselleşmenin temelinde ki etken budur.
Güzel bir ülkede yaşıyoruz. Genel anlamda açlık sıkıntısı çeken insanımızın sayısı yok denecek düzeydedir. Ama bu şekilde gelişim göstermemizin devamında emperyalist devletlerinin salya saçarak üzerimize hırlaması ve saldırması söz konusudur. İçinde bulunduğunuz rahatın farkına varmalısınız. Çevirdiğinizde şarıl şarıl akan musluk, dokunduğunuzda ortalığı güneş gibi aydınlatan elektrik, dünyaya entegrede son nokta olan internet imkanınız, bindiğiniz son derece mükemmel ve otomatik arabalar, girdiğinizde envai çeşit malın sergilendiği marketler, oturup keyifle çayınızı ve kahvenizi yudumladığınız cafeler ve diğer imkanlar birçok dünya ülkesinin halen özlemin, çektiği kadar değerli imkanlardır.
Kaşınmanın anlam yok.






 
Bu yazı toplam 48 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.