1. YAZARLAR

  2. Erol Kutlu

  3. Adama laf anlat deveye hendek atlat
Erol Kutlu

Erol Kutlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Adama laf anlat deveye hendek atlat

A+A-

İnsanla uğraşmayı gerektirecek bütün işler zor işlerdir. İnsanları sevindirirsiniz, mutlu edersizin, kızdırırsınız, öfkelendirirsiniz ya da ikna edersiniz.

Bizim mesleğimiz de en zor mesleklerden biri. Gazeteciler hiç kimseye yaranamaz. Zaten gazetecinin birilerine yaranma gibi bir derdi de olamaz. Ancak Konya büyük bir köy. Herkes birbirini tanır… Sizden en uzak olan insan bile, bir şekilde eş-dost vasıtasıyla size ulaşabilir. Bu nedenle Konya gibi herkesin bir şekilde birbirine ulaşabildiği yerlerde gazetecilik daha da zor. Birilerini sadece sevindirip, mutlu edebilirsiniz. Birilerini kızdırırsanız, öfkelendirirseniz ya da üzerseniz bir şekilde bir yerlerde o insanlarla yüz yüze geliyorsunuz. Yazdığınız yazının veya haberin sonuna kadar arkasında olsanız bile araya hatır gönül giriyor ve sonunda üzülen yine siz oluyorsunuz. Adama laf anlat, deveye hendek atlat, sözünden kastım da bu…

İnsanlar bu mesleğin kendi kuralları olduğunu anlamıyor. Gazeteciliğin birilerini memnun etme aracı olmadığını anlamıyor. Gazeteciliğin sadece övmek olmadığını, birilerini hoşnut etmekten çok, başka dinamiklerinin olduğunu anlamıyor.

Örneğin bir başlık atarsınız, kraldan çok kralcı biri arar; ‘Ya başkan bu başlığa üzülür, sanki şu anlama gelmiş gibi’ der…

Bir yazı yazarsınız, patronunuz üzerinden size bir şeyler söylerler… Gazeteciliğin kendi kuralları var dedim ya, bazıları anlamaz bunu… Gazetecileri sanayide çalışan çırak veya amele zannederler. Bunu sanayide çalışan çırağı veya ameleyi hor gördüğüm için söylemiyorum. Her mesleğin kendine has kurallarının, iç dinamiklerinin olduğunu belirtmek için söylüyorum.

Mesela yazdığınız yazıdan dolayı herhangi bir kurumun basınla ilişkilerini sağlayan bir zat gazeteyi arayabilir, bana bu arkadaşı gönderin diyebilir. Kendini bir halt zannedermiş gibi…

Onurlu hiçbir gazetenin birileri istedi diye, kendi çalışanını onların ayağına göndereceğini zannediyor. Ve bu ahmaklığı yüzünden kurumun basınla ilişkilerini düzeltmek yerine bozuyor.

Belediyelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında sivil toplum kuruluşlarında bir yerlere gelenler, muhabir arkadaşlarımızı, gazete çalışanları zaman zaman küçümsediğine, hor gördüğüne şahit olurum. Halbuki anlamazlar, Konya onlar gibi binlercesini gördü. Hepsi geldi geçti. Ortalama Konya’daki bir gazeteci, kaç belediye başkanı, kaç vali, kaç kaymakam, kaç müdür gördü varın siz hesaplayın…

Sizler de bizler de gelip geçeceğiz. Allah hayırlı bir ‘gelip-geçicilik’ nasip etsin.

 

Bu yazı toplam 270 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar