1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Aday Belirleme Süreci : Teşkilatların Karnesi
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Aday Belirleme Süreci : Teşkilatların Karnesi

A+A-
Yerel seçimlerin favorisi olarak görünen AK Parti adayları uzun bir bekleyişin ardından geçen haftanın ortalarında belli oldu. Bu yazımı geçen hafta yazmayı düşünüyordum. Ama oluşacak tepkileri gözlemledikten sonra buradan sizinle görüşlerimi paylaşmanın yerinde olacağına karar verdim. Farklı kesimlerden değişik tepkiler dile getirildi. Herkes işine gelen noktadan yaklaştı. Konya’da fazla bir değişiklik yok. Sadece Meram’da mevcut başkanın yerine farklı bir isim tercih edildi. Kimisi mevcut başkanla olan samimi diyalogu ve beklentilerine tezat olan bu durum karşısında yumuşak ya da sert tepkisini ortaya koydu. Kimisi de mevcut başkana yüklü olan hırsı yüzünden memnuniyetini ortaya koydu.
Hatta ben bu durumla alakalı sade bir vatandaşın tepkisini örnek vererek size aktarayım. Sokağından geçecek yol için kendi arazisinden çok cüz’i alınacak bir kısım için çaba sarf eden vatandaş; “Serdar Başkan iyiydi, bu Fatma Hanım’a bir işim düştüğünde gördüm. Bana çok eziyet etti. Oy falan vermem” diyerek acizleniyordu. Kısaca anlatmak istediğim a’dan z’ye her vatandaşın tepkisi ve yaklaşımı daha çok kişiseldi. Sonuçta olan oldu. Serdar Başkan aday gösterilmedi. Benim adaşımla menfaate dayalı olmayan samimi bir diyalogum vardı. Kibar bir insan. Ama halktan gelen tepkilere bakıldığında genelde yansıyan düşünce elit statüde bir yaklaşım tarzı gösteriyor, halkla bütünleşmiş, onlarla kucaklaşan samimi görüntüyü bir türlü veremiyordu. Bunu zorladığı zamanda da çok sırıtıyordu. Teşkilatla ilişkilerine gelince de oraya hiç girmek istemiyorum. Buradan birkaç satır karalayıp, birilerinin nasırına basmayı açıkçası hiç istemiyorum. Uğraşamam. Fatma Hanım’a da nasipse kazandığı takdirde üstün başarılar temenni ediyorum. Kendisinin, birçoğunun önyargısının aksine başarılı hizmetler vereceğinden kesinlikle şüphem yoktur. Kendisine yakın çevreden işittiklerime bakınca bu izlenimi edindim. Az önce ifade etmiş olduğum halkla bütünleşme konusunda Fatma Hanım’ın gerekli hassasiyeti göstereceğine inancımı saklı tutuyorum. Eğer kazanır ve tezat görünüm verirse zamanı geldiğinde buradan kendisine düşüncelerimi arz ederim . Teşkilatla elbette ki iyi diyalog içerisinde bulunmalı ama ipin ucunu da kaçırmamalıdır. Bunu yapanlar genellikle sıkıntıya düşüyorlar. Bu tarz kendilerini halktan uzaklaştırıyor. Tamamen teşkilat merkezli yönetim şeklinde bunu en iyi anlatan benzetme devekuşu misali ile bütünleşiyor.
Büyükşehir, Selçuklu ve Karatay adaylarında bir değişiklik olmadığı için herhangi bir yoruma gerek duymuyorum.
Asıl değinmek istediğim konu, adayların tespitinde il ve ilçe teşkilatlarının, genel merkez tarafından dikkate alınmadığı olgusunun zihinlerde ağır basmasıdır. Adaylık sürecinde dikkat çeken husus, kendi içlerinde dahi yeterince pişmemiş çiğ bir yapının olduğuna dair yapılan yorumların sağlaması da bu vesile ile görüldü. Daha önce de milletvekilliği adaylarının tespitinde durum pek farklı olmamıştı. Dıştan ve içten eleştiriye kapalı teşkilat yapıları yüzünden doğruyu bir türlü göremediklerini ifade etmeliyim. Genel merkez tarafından görüldüğünde hiç düşünmeden onay verilecek yetide teşkilatlanmanın bugüne kadar tesis edilememiş olması açıkçası facia bir durumdur. Konya’dan hala marka isimler neden çıkmıyor sanıyorsunuz? Empati yeteneği gelişmemiş teşkilat yapısı altında herkes konuya kendi çerçevesinden ve beklentileri cihetinden bakıyor. Hatta bazıları kendi adlarına yönelik kulis faaliyetleri yürüterek bütün çabasını bu yönde sarf ediyor. Bir diğeri de aynı şeyi zorluyor, bir diğeri de, bir diğeri de… Çünkü, asıl isim tespitinde gerçekten tam anlamıyla yeterli isimleri tespit edecek yerleşik bir mekanizma bir türlü oluşturulamamıştı. Bu durum yüzünden göze görünmeyen bir çatışma zemini kendini gösteriyor. Her şey psikolojik yönde ilerliyor. Konya’mızın halihazırda ki markası olmayı başarabilmiş ender siyasetçilerden biri olan sayın Ahmet Davutoğlu sayesinde bir bakanımız var. Sayın Davutoğlu olmasaydı mevcut kabinede şehrimizden bir bakan olur muydu? Cevabı size bırakıyorum. Her şey meydanda!
Bazılarının hoşuna gitmeyecek olsa da mevcut teşkilatların istifasının gerekliliğini dile getirmeyeceğim. Ama eğer dosdoğru bir yapıya gitmek istiyorlarsa içeride ki mevcut isimlerin bazılarından feragat etmesini bilmeliler. Buradan isim falan zikretmeyeceğim. Ama bunu yapmadıkları sürece piyonik yapı devam edecektir.
Geçtiğimiz yazılarımdan birinde ifade etmiştim. Mevcut il yönetiminden birisinin nöbetinde teşkilata bir kardeşimin işi için mecburen hatıra binaen gitmek zorunda kalmıştım. – Aslında boşa olduğunu bilerek ve sadece hatıra binaen – karşımda oturan pek değerli (!) yönetimci kardeşin, mevcut konumunu çok fazla abarttığını, kendini beğendiğini ve kişilik sorunu yaşadığını hem ben hem de yanımda götürdüğüm arkadaş tespit etmiştik. Bir kere dinlemesini bilmeyen ve karşısındakinin yerine kendisini koyamayacak kadar egoist bir haleti ruhiyeye bürünmüş bu arkadaşla konuşurken için için gülmüştüm. Kendisini çok fazla ciddiye almıştı. Hatta ben bir şeyler anlatırken elinde ki akıllı telefondan gözünü bile ayırmayacak kadar saygısız yapısını genel merkezlerine bildirdim. Devamı geldi. Ama buradan uzun sürer. Muhatap olduğunuz kişiyle eğer göz teması kurmaktan kaçıyorsanız samimi değilsinizdir. Ciddiyetiniz yoktur. Kısacası benim ve benim gibi bir çok insanın gözünde değeriniz dahi yoktur. Şimdi mevcut teşkilatlarda bu şekilde ham insanlar var. O halde aday tespitinde genel merkezin bunları hiç dikkate almaması sizce olağan değil mi?
Yerel seçimlere doğru zaman hızla ilerliyor. Seçim öncesi bulanık bir görüntü oluşmaması için belki sessiz kalmak tercih ediliyor olabilir. Ama seçimler sonrasında genel merkezin teşkilatlarda daha oturmuş bir yapılanmaya gideceği konuşuluyor. Yaşanan son gelişmelerden sonra da zaten buna ihtiyaç var.


 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum